X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sorguda sistematik sessizlik
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sorguda sistematik sessizlik

  • Giriş Tarihi: 25.7.2014

Gözaltına alınan polisler eylemlerinin, casusluk ve resmi belgede sahtecilik değil, cezası çok daha düşük olan görevi kötüye kullanma suçuna girdiğini savunuyor. Polisler sorguda ağız birliği etmiş gibi soruları yanıtsız bırakıyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "usulsüz dinleme" soruşturması kapsamında Organize Suçlar ekiplerince gözaltına alınan 39 paralel emniyet mensubunun 22'si ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. Aralarında eski istihbarat Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in de olduğu 17 şüphelinin bugün adliyeye gönderilmesi bekleniyor. İfadelerine başvurulan şüphelilerin, kendilerine yöneltilen casusluk ve resmi belgede sahtecilik suçlarını kabul etmedikleri öğrenildi. Şüpheliler, eylemlerinin görevi kötüye kullanma kapsamına girdiğini ve suçlamaların da bu yönde yapılması gerektiğini savundu.

SUÇLU PSİKOLOJİSİ

Casusluk suçunun cezası 15-20 yıl arasında iken resmi belgede sahtecilik de 3-8 yıl arası. Ancak görevi kötüye kullanmanın Türk Ceza Kanunu'ndaki karşılığı, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası. Paralel polisler, bu yolla yüksek cezadan kurtulmayı hedefliyor. Sorguda susma haklarını kullanmayıp cevap vereceklerini söyleyen şüphelilerin ağız birliği etmişcesine "Cevap vermek istemiyorum" demesi de dikkati çekti. Şüphelilerin, Selam ve Tevhid şüphelilerine de sorulan "Türkiye genelinde 41 ilde yürütülen yasadışı dinlemelerle bağlantınız nedir?" sorusu karşısında ise bir hayli sıkılıp bunalarak "Ne... Nasıl yani... O da nereden çıktı" gibi suçlu psikolojisini yansıtan cevaplar verdiği öğrenildi. "Selam Tevhid" ve "usulsüz dinleme" soruşturmalarının Terörle Mücadele Şube'de yürütülen ayağındaki sorguda ise şüphelilere, Başbakan Tayyip Erdoğan ile bakanlar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın dinlenmesi talimatını nereden aldıkları ve hangi yetkiyle dinledikleri soruldu. Ulusal güvenlikle ilgili görüşmelerin başka yerlere servis edilip edilmediği sorulan şüphelilerin kimisi soruları cevapsız bırakırken, kimisi de sorumlu olduklarını kabul etmedi.

PLANLARI TUTMAYINCA BİR BİR TESLİM OLDULAR
Emniyet'teki paralel operasyonunda, adreslerine yapılan baskınlarda bulunamayan, aralarında eski İstihbarat Şube Müdürü Erol Demirhan'ın da olduğu 9 istihbaratçı sırra kadem basmıştı. Erol Demirhan ile birlikte emniyet müdürleri Mehmet Yılmaz, Ahmet Öztürk, Halil Karakuzu ve Emniyet Amirleri Murat Hamarat, İsmail Aslan, Ali İkli, Başkomiserler İkbal Kayaduman ve Fatih Tezcan bulunamamıştı. İstihbaratçıların, kendilerine yöneltilecek suçlama ve soruları önceden görüp taktik belirlemek ve ezberletilmiş cevaplar hazırlamak için ortadan kaybolduğu anlaşıldı. Ancak planları suya düşen firari istihbaratçılar bir bir ortaya çıktı. Önce Erol Demirhan, ardından 6 istihbaratçı daha dün polise gidip teslim oldu. Kalan 2 firari istihbaratçının da teslim olması bekleniyor.