X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Paralelin polisteki beyni tutuklandı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Paralelin polisteki beyni tutuklandı

  • Giriş Tarihi: 27.7.2014

Paralel çeteye yönelik operasyonda dün, eski İstihbarat Müdürü Ali Fuat Yılmazer ile 11 polis tutuklandı. Gerekçe: Suç amaçlı örgüt kurmak, resmi belgede sahtecilik ve kişiler arasındaki aleni

Emniyetteki paralel yapıya yönelik 'yasadışı dinleme ve casusluk' operasyonunda mahkemeye sevk edilen 17 şüpheliden 12'si dün tutuklandı. Toplam tutuklu sayısı böylece 20'ye ulaştı. Paralel İhanet Şebekesi'nin polisteki beyni İstihbarattan sorumlu eski Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer, Erol Demirhan ile Emniyet Amiri Hayati Başdağ'ın da aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı. Mahkemeye sevk edilen 5 kişi ise serbest bırakıldı. Mahkemeye sevki yapılan 49 şüphelinin ise sorgusu devam ediyor. Gözaltına alınan 92 şüpheli önceki gün sabah saatlerinde İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Şüphelilerin ifadeleri Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nda görevli savcılar, İrfan Fidan, Hasan Yılmaz, Fuzuli Aydoğdu, Adem Meral, İsmail Uçar, Gökalp Kökçü, Yusuf Hakkı Doğan, Cumali Karakütük ve Okan Özsoy tarafından alındı. Önceki gece 02.00 sıralarında ifadeleri tamamlanan şüphelilerden 26'sı serbest bırakıldı. Aralarında eski Terör Şube Müdürleri Ömer Köse, Yurt Atayün ve İstihbarattan Sorumlu eski Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer'in de bulunduğu 66 şüpheli ise tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

'SUÇ VARLIĞINI GÖSTEREN GÜÇLÜ DELİL'
Organize Şube Müdürlüğü'nce gözaltına alınan 17 şüphelinin sorgusu, önceki gece 03.00 sıralarında başladı. Nöbetçi 1. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Bekir Altun tarafından sorgulanan şüphelilerin sorgusu öğle saatlerinde tamamlandı. Nöbetçi mahkeme, Ali Fuat Yılmazer, Erol Demirhan ve Hayati Başdağ, Hikmet Kopar, Abdülhalim Sönmez, Hasan Hüseyin Danacı, Harun Aydın, Tolga Güzel taş, Metin Canbay, Ali İhsan Tezcan, Muhammed Ali Iklı, Muhammed İkbal Kayaduman'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, resmi belgede sahtecilik ve kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etme' suçlarından tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme tutukluluğa gerekçe olarak kuvvetli suç şüphesi varlığını gösteren somut delillerin bulunduğunu gösterdi.

2 KİLİT İSİM DE TUTUKLANDI
Erol DEMİRHAN: Selefi Yılmazer'in İstihbarat Şube Müdürlüğü yaptığı dönemde şube müdür yardımcılığı yapan Demirhan'ın ismi de, Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarına bulaştırılan masum insan isimleriyle hafızalardaki yerini kuruyor. Demirhan aynı zamanda 7 Şubat MİT krizinin de baş kahramanlarından.
Hayati BAŞDAĞ: Doktor kontrolüne getirildiği sırada gazetecileri görünce ellerini havaya kaldırıp "Hiçbir hukuksuz işim olmadı" diye şov yapan ve Gülen medyası ile sosyal medya kalemşörleri tarafından adeta kahraman ilan edilen Başdağ, Erol Demirhan döneminin İstihbarat Şube Müdür yardımcısı. Başdağ, 7 Şubat MİT krizi ve sözde tevhit selam dinlemesinin kilit isimlerinden.

HER TAŞIN ALTINDAN O ÇIKTI
Emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un Gülen örgütü içerisindeki en kritik adamlardan biri olarak tanımladığı Ali Fuat Yılmazer'in ismi, başta Hrant Dink suikast olmak üzere bir çok operasyonda şaibeyle anıldı. Dink'in öldürüldüğü dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Büro amirliği yapan Yılmazer'in cinayetle ilgili gelen ihbarları sakladığı yönündeki soruşturması halen sürüyor.

UYDURMA FEZLEKELER...

Ergenekon, Balyoz ve Oda TV davalarında birçok masum insan hakkında uydurma fezlekeler hazırlayan ve hazırlatan Yılmazer'in bu uygulamalarıyla gazeteci Nedim Şener ve Ahmet Şık cezaevine konmuştu. Şık ve Şener cezaevinden çıkınca, "Şener ve Şık'ı ben değil Başbakan tutuklattı. Ergenekon ve Balyoz operasyonları da onun talimatlarıyla yapıldı" diyerek hedef saptırmaya çalışmıştı. Ali Fuat Yılmazer'in çok tartışılan bir diğer uygulaması da Uğur Dündar'a yaptığı belden aşağı vuruşlarıydı. Dündar'ın eşinin havalimanı görüntülerini, basına servis yaparak "Bayan Dündar tek başına Brezilya'ya Rio karnavalına gitti" şeklinde haber yaptırdı. Paralel yapının emniyet bünyesindeki en kilit isimlerinden biri olan Ali Fuat Yılmazer dün, suç örgütü kurma kurma, resmi belgede sahtecilik ve yasadışı dinleme suçlamalarıyla tutuklandı...

ÖNCE HAKARET SONRA TEHDİT
Öte yandan Yılmazer, mahkemenin tutuklama kararını açıklamasının ardından yanındaki polislere, "Sizler polis değilsiniz. Birilerine seçim kazandırmaya çalışıyorsunuz. Algı operasyonu yapıyorsunuz. Biz göreve döndüğümüzde siz cezaevine gireceksiniz" diyerek tehditler savurdu. Tehditlerin yanısıra küfürler ve hakaretler yağdırdığı da görülen Yılmazer'in, sözleri tutanak düzenlenerek kayıt altına alındı.

ŞÜPHELİLER 'GİTMEK' İSTEDİ
Emniyete "casusluk" soruşturmasında tutuklanmaları talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen aralarında eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün'ün de bulunduğu şüpheli polisler, gözaltı sürelerinin bittiği gerekçesiyle adliyeden ayrılmak isteyince arbede çıktı. Ancak, çevik kuvvet ekipleri izin vermeyince şüpheli polislerle görevli polisler arasında arbede çıktı. Bu sırada oturma eylemi yapan gruptakilerin, polislerin görüntülerini çekerek "Sicilin ne? Amirin kim senin" gibi sorular yönelttiği gözlendi. Çevik kuvvet ekipleri, oturma eylemi yapan şüpheli polislerin etrafında çember oluşturdu. Şüphelilerin eylemi İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği'ne bildirildi. Hakimlik sorgular sürdüğü için oturma eylemi yapanların nezarethaneye alınmasına karar verdi. Bunun üzerine oturma eylemi sona erdi. Hakimlik ise güvenliğin sağlananaması nedeniyle ara verdiği sorgu işlemine yeniden başladı. Bu arada şüphelileri adliyeden çıkmaya teşvik eden avukat Ömer Kavili'nin geçtiğimiz yıllarda DHKP-C şüphelisi Çağdaş Hukukçular Derneği avukatlarının eylemlerine katıldığı öğrenildi.

OSMAN DÖKMETAŞ