X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkmenlere sınırsız destek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkmenlere sınırsız destek

  • Giriş Tarihi: 1.8.2014 16:30

AFAD, Irak'taki Türkmenlere yardım ulaştırabilmek için seferber oldu. Yerlerin olan soydaşlarımız için Türkmen kampı kuruluyor.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, AFAD Başkanı Fuat Oktay ile düzenlediği basın toplantısında, AFAD'ın koordinasyonu altında Irak ve Gazze'de yürütülen insani yardım faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi.

Hükümetlerinin son yıllarda dünyanın neresinde olursa olsun, zorda kalan insanlara artan bir biçimde yardım ulaştırdığını belirten Atalay, "2013 yılı itibariyle dünyada ABD ve İngiltere'nin ardından en fazla yardım yapan üçüncü ülke konumuna ulaştık" dedi.

Devam eden seçim kampanyasının etkisiyle bazı muhalefet partilerinden haksız ve iftiraya varan eleştiriler aldıklarını hatırlatan Atalay, hükümetlerinin özellikle Irak ve Suriye'de Türkmenlere yardım etmemekle, hatta gönderilen yardımları engellemekle itham edildiğini söyledi.

Hükümet olarak mazlumdan yana bir tutum içinde olduklarını, her yerde mazlumlara yardım yapma yönünde belirgin bir politika izlediklerini anlatan Atalay, şöyle devam etti:

"IŞİD olarak adlandırılan örgütün Irak içerisinde giderek yoğunlaşan faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan insani kriz hepimizin malumudur. 10 Haziran'da Musul'un IŞİD tarafından ele geçirilmesi sürecinde büyük bir nüfus bölgeyi terk etmiştir. 16 Haziran'da Telafer'in de düşmesiyle özellikle kuzeye ve batıya, Sincar'a doğru büyük bir göç hareketi başladı. Musul, Kerkük, Telafer, Selahaddin ve Diyala eyaletleri çatışmalardan en çok etkilenen vilayetlerdir. Musul'un düşmesinden sonra yaşananlar dahil bugüne kadar toplam 1 milyon 200 bin Iraklı yerlerinden edilmiştir. Anbar vilayetinde 500 bin, Erbil'de 100 bin, Dohuk'ta 200 bin, Musul'un batısında 97 bin, Süleymaniye'de 25 bin, Kerkük, Diyala ve Selahaddin vilayetlerinde 278 bin kişi yerlerinden edilmiştir. Haziran ayında Musul'un düşmesi ile önemli bir bölümü Türkmenlerden oluşan 375 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştır."

Bunlardan 166 bininin Musul'a, Erbil'e 78 bin, Süleymaniye'ye 52 bin, Selahaddin'e 18 bin, Dohuk'a 18 bin ve Kerkük'e de 16 bin kişinin dağıldığını anlatan Atalay, Türkiye'nin halen Irak'ta yaşananlar karşısında yardım eden ülkeler arasında başı çektiğini söyledi.

Irak'ın içini çok yakın takip ettiklerini belirten Atalay, Türkmen Cephesi'nin önde gelenleriyle de sürekli irtibat halinde olduklarını bildirdi.

AFAD Başkanının olayın ilk günlerinde bölgeye giderek yerinde incelemelerde bulunduğunu aktaran Atalay, TİKA Başkanının da bölgede olduğunu aktardı.

Atalay, Musul hadisesinin hemen ardından Dohuk bölgesinde toplanan Türkmenlere 11 Haziran'da 10 bin kişilik gıda kolisi, 13 Haziran'da ise 12 bin 500 kişilik çadır, 217 bin kutu ilaç, 10 bin battaniye, 2 bin mutfat seti ve 2 bine yakın yatak yardımının ulaştırıldığını belirtti.


90 TIRLIK İNSANİ YARDIM

Son 1,5 aydır Kuzey Irak'a 90 tırlık insani yardımın ulaştırıldığını ifade eden Atalay, yardımların Sincar, Dohuk, Erbil, Tall Kayf ve Telafer'e odaklandığını kaydetti.

Yardımların Irak Türkmen Cephesi ile koordineli dağıtıldığını aktaran Atalay, AFAD'ın devam eden günlerde ise 8 bin 200 gıda kolisi, 12 bin 500 kişilik çadır, 10 bin battaniye, 441 bin 539 kutu ilaç, 2 bin mutfak seti ve 2 bin yatağı da bölgeye ulaştırdığını bildirdi.

Atalay, Türk Kızılayının da 4 bin civarında battaniye, bine yakın yatak, 146 ton içme suyu, bin 300'den fazla gıda kolisi, 68 ton kuru gıda, 650 bin pakete yakın bisküvi türü unlu ve çikolatalı mamul, 20 ton hijyen malzemesi, 2 binden fazla muhtelif ev malzemesi ve 50 bine yakın muhtelif giyim eşyasını bölgeye ulaştırdığını anlattı.

Atalay, TİKA'nın da 3 bin ailelik gıda ve hijyen malzemesini ulaştırdığını aktarırken, tüm yardımların AFAD'ın koordinasyonunda gittiğini kaydetti.

Diğer kurum ve kuruluşlarla belediyelerin yardımları hakkında bilgi veren Atalay, Ülkü Ocakları'nın da 5 bin 500 gıda kolisi, bin 100 giysi kolisi, 275 battaniye, 10 ton bulgur yardımında bulunduğunu aktardı.

Ülkü Ocakları'nın yardımlarının yerine zamanında ulaştırılmasında AFAD'ın sınır geçişleri için her türlü kolaylığı sağladığını anlatan Atalay, "MHP Genel Sekreteri ve Ülkü Ocakları Başkanı, AFAD Başkanı ile görüşerek gerekli koordinasyon sağlanmış ve kendileri de yardımlarından dolayı AFAD'a teşekkürlerini ifade etmişlerdir" dedi.

Atalay, şöyle devam etti:

"Sayın Bahçeli, geçen gün fazlaca telaş ve öfke içinde konuşmalar yaptı. Orada hepsinde Ülkü Ocakları'nın Türkmenlere gönderdiği yardımların engellendiği gibi ifadeler kullandı. Orada tabii üzüldük buna. Hiçbir yerden gelen yardımlar engellenmemiş, AFAD koordinasyonunda yerine ulaştırılmıştır. Doğrusu bunları, insani şeyleri bile telaşla cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası içinde bu şekilde nitelemesini biz kınıyoruz. Kendi arkadaşlarına sorsaydı, AFAD sordu; dediler ki 'herhalde parti içerisinde bir iletişimsizlik oldu.' Bunu çok esefle karşılıyoruz. Bu tırların hepsinin hangi saatte geldiği, hangi saatte her yardım kolisinin kime ulaştığı saat saat vardır. Doğrusu bunları utanmadan halka açık yerlerde ifade etmelerini yadırgıyoruz. Bunlar üzerine Türkmen Cephesi Koordinatörlerinden Hicran Kazancı da, ki Türkiye'de yardımların götürülmesinde bir anlamda önemli bir ayaktır, böyle söyleyenleri kınamıştır. Türkiye'nin Türkmenlere yardım eden tek ülke olduğunu, iddiaların 'çirkin ve kabul edilemez' olduğunu açıklamıştır."


TÜRKMEN KAMPI KURUYORUZ

Yardım faaliyetlerinde bulunan ve bulunmaya devam eden kuruluşlara teşekkür eden Atalay, hükümetlerinin yerlerinden edilmiş kişilerin sığınabilmesi için Dohuk vilayetinde bir kamp kurulması için AFAD'ı görevlendirdiğini bildirdi.

Irak haritası üzerinde göç alanlarıyla ilgili bilgi veren Atalay, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin sınırları içerisindeki Fişhabur'da bir Türkmen kampı kurduklarını söyledi. Çok organize bir kamp olacağını ve çalışmaların sürdüğünü aktaran Atalay, buranın yönetimini de oradaki Türkmenlere devredeceklerini söyledi.

Telafer'in bir Türkmen şehri olduğunu hatırlatan Atalay, şunları kaydetti:

"Ama Türkmenlerin yaklaşık yarısı Sünni'dir, yarısı Şii'dir. Biz bunların aralarını bulmak için, aralarında çatışma olmaması için Dışişleri Bakanlığımız ve Türkiye çok çaba sarfeder. Yani Türkmenlerin birliğinin devam etmesi için... Hani Irak'ta gelişen maalesef mezhebi çatışmaların içine Türkmenlerin kendi aralarında girmemesi için Dışişleri Bakanlığımızın özel çabası vardır. Hizmete özel bir bilgi notudur bu. Özellikle son IŞİD'in Telefar'i kuşatmasından sonra buradan daha çok Şiiler göç etmiştir. Sünniler geri geliyor, çünkü IŞİD Sünnilerle işbirliği içinde. Ama oradaki Sünni Türkmenler, Şii Türkmenlere baskı yapmıştır. Hatta şöyle bir olay var elimizde. Şii Türkmenler Telafer'i terk ederken, cezaevinde bulunan 60 Sünni Türkmeni de öldürerek gitmiştir. Irak'ın içi çok karmaşık, biz o Türkmen kardeşlerimizin arasında o ayrımın olmaması için de çaba sarfediyoruz."

Türkiye Cumhuriyeti'nin dil, din, ırk, mezhep ayrımı yapmadan zor durumdaki herkese yardım etmeye çalıştığını bildiren Atalay, kampın kurulmasının ardından yardımların daha derli toplu ulaşacağını bildirdi.

Türkmenlere sahip çıkılmadığı iddiasının Irak'ta olduğu gibi Suriye'de de gerçeği yansıtmadığını değerlendiren Atalay, "Suriye krizi dolayısıyla Bayırbucak, Hama, Humus ve Halep başta olmak üzere, ülkemize gelen Türkmenlerin barınma merkezlerindeki sayısı 22 bindir. Bunlar için üç ayrı kampımız var" dedi.

Atalay, Suriye tarafında sınır bölgesinde kurulan yüzün üzerindeki kampla, bölgede yaşayan Türkmenlere de köy köy belli aralıklarla düzenli gıda kolisi dağıtıldığını kaydetti.

Yardımlarda din, dil, ırk ayrımı yapmadıklarını yineleyen Atalay, "Ama daima hükümetimizin gerek Balkanlarda, gerek Kafkaslar'da, gerek Orta Asya'da tabii vatandaşlarımızla, soydaşlarımızla ilgili her ülkenin olduğu gibi hassasiyetleri vardır. Biz de o hassasiyetlerimizi başa alıyoruz" değerlendirmesini yaptı.


"ÇATI ADAY OLMAK DA ZOR"

Bahçeli'yi alışık olmadıkları bir telaş içinde gördüklerini ifade eden Atalay, şunları söyledi:

"Ankara, İstanbul, İzmir, Kayseri konuşmalarında bu konulara çok yer verdiği için bayram günlerinde kin, nefret, telaş içinde konuşmayı o sakin mizaca hiç yakıştıramadık. Herkesi suçluyor, herkes neredeyse hain; böyle bir tavır içinde. Son günlerde MHP tabanında epey sorun var. MHP tabanını, CHP ile birleşerek bir çatı adaya yönlendirmekte zorlanıyorlar. Elimizdeki araştırmalarda, ki kendilerinde de var, MHP tabanının yaklaşık yüzde 40'ı çatı adaya henüz gitmiyor. Dolayısıyla bu konuşmaları biraz da Başbakanımızı odağa koyarak, Cumhurbaşkanı adayımızı ve hükümetimizi odağa koyarak, kendi tabanını nasıl yönlendirebilirim telaşındalar. Bunu anlamak zor değil, çünkü çok iddialı çıktılar 'çatı aday' diye. Ama bu çatı yapıştıramıyor, her kesimde isyan var. Çatı aday neyi söylese bir kesim rahatsız oluyor. Çatı aday olmak da zor tabii. 10 tane farklı düşünen partiyi temsil edip de, Türkiye'nin hangi meselesini konuşacaksınız. O zaman sadece AK Parti'ye ve Tayyip Erdoğan'a saldırırsanız, işte hepsinin tek ortak noktası o. Başka ortak noktaları da yok. Kendisi aday olmadı, aday olsaydı partisinden daha düşük oy alması söz konusuydu. O cesareti de gösteremedi, sürekli böyle bir istismar."

Bahçeli'nin bu tür konuları sadece istismar ettiğini ve MHP'nin bugüne kadar hiçbir şey yapmadığını belirten Atalay, kendilerinin yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili bir başkanlık kurduklarını hatırlattı.