X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kimden ne haraç aldılar, konuşun
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kimden ne haraç aldılar, konuşun

  • Giriş Tarihi: 8.8.2014

Başbakan Erdoğan, Paralel Yapı'nın işadamlarını haraca bağladığını belirtip "Paralel ihanet çetesiyle mücadelede de sizlerin en ön safta durmanızı bekliyoruz" diye konuştu

Cumhurbaşkanı adayı Başbakan Tayyip Erdoğan TOBB'da düzenlenen 7. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası'nda yaptığı konuşmada cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Türkiye'nin istikametinde, değişiminde, yürüyüşünde değişiklik olmayacağını belirterek "Genel Başkanlar, Başbakanlar değişebilir. Ancak bir ilkeler partisi olan partimizin politikaları, asırlardır devam eden bir yürüyüşün neticesinde şekillenmiştir. AK Parti, konjonktürel bir parti değil, çok köklü bir siyasi harekettir" dedi. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

İSTİKLAL MÜCADELESİ:
Paralel Yapı ile mücadele, benim ya da partimin mücadelesi değil, Türkiye'nin mücadelesidir ve milli güvenlik meselesidir. Hatta biz bu mücadeleyi "İstiklal Mücadelesi" olarak adlandırdık. Çünkü hedefleri ben, partimiz ya da hükümetimiz değil. Hedefleri Türkiye Cumhuriyeti'dir ve milli iradedir.

PARALEL HSYK SAVCIYI KORUYOR:
Bir savcı çıkıp edep dışı, haya dışı, devlet ahlakından öte, bir Başbakana, bir Bakana saygısızlık yapabiliyorsa, bu ülkede yargı artık şüpheleri üzerine çekmeye başlamış demektir. Yargı, kararlarıyla konuşur. Yargı, siyasete cevap vermek üzere görevli bir kurum değildir. Siyaset, yasama organındaki varlığıyla, yürütmedeki varlığıyla üzerine düşen görevi yine yasalar çerçevesinde yürütür. Şu anda bu ülkenin HSYK'sı hala savcılık görevini ihlal etmiş olan bu kişi hakkında, kalkıp da gerekli olan adımı atmıyor. Neden? İşte Paralel Yapı denilen zihniyet bu ve bu zihniyet birbirini çok açık net koruma altına alabiliyor.

KİMSE BOYUN EĞMESİN :
Bu kadar açık net her şey ortada. Bunların takipçisi olacağız. Eğer, bunların takipçisi olmazsak, artık bu ülkede bir yargı devleti kurulmuş olur ki bu en büyük tehlikedir. Bazıları şantaj altında olduğu ya da tehdit edildiği için susuyor olabilir. Ülkenin bağımsızlığı söz konusu olduğunda hiç kimse şantaja boyun eğmesin, tehditlere de boyun eğmesin. Ortada alçakça bir ihanet var. Bugün hala bu alçakça ihanet karşısında susanlar varsa çok açık söylüyorum durumlarını gözden geçirsinler. 'Tayyip Erdoğan çok sert.' Bundan rahatsız olanlar varsa ben sert olmaya devam edeceğim. Çünkü milletimin, ülkemin ali menfaatleri bunu gerektiriyor.

KONUŞUN:
Sadece siyaset, emniyet ve yargı değil iş dünyası da dizayn edilmeye çalışıldı. Ananaslar, rafineri işleri gelip gidiyor. Tehditler, şantajlar, kumpaslar yapılıyor. İş adamlarından haraç alınıyor. Kusura bakmayın, birçok iş adamı bu konuda konuşmuyor. Konuşun be, kimden ne aldılar, konuşun. Emeklerinizle vatanı büyüttünüz, bayrağın itibarını artırdınız. Paralel ihanet çetesiyle mücadelede de sizlerin en ön safta cesaretle durmanızı bekliyoruz.

BAŞBAKANI NEDEN DİNLERSİN?
Benim başka devlet başkanları ile konuşmalarım neden dinlenir? Bunların dinlenmesi halinde uluslararası bir sorunu çözmemiz mümkün olamaz. Sonra bunu başka uluslararası servislere servis ediyorlar. Utanmadan, sıkılmadan vatanseverlikten bahsediyorlar. Bakanımla yaptığım konuşma bile kriptolu telefon. Kriptolu telefonla yaptığım konuşma aynen servis edilecek. Bu casusluk faaliyeti değil de nedir?

CHP'Yİ DE HANÇERLEYECEKLER
Yargıda birtakım işler çevriliyor, bunlar ekonominin de üzerine karabasan gibi çökmüşler. Şu anda CHP, MHP, onlarla birlikte bazı kesimler "Düşmanımın düşmanı dostumdur" diyerek bu vatan hainleriyle birlikte iş görüyorlar. Dün bizi sırtımızdan hançerlediler, eğer ellerine imkan geçerse yarın da şimdiki yol arkadaşlarını sırtlarından bıçaklayacaklar. Sayın Baykal benim açıklamamı istiyor, zaten ben bunu tam manasıyla bilmiş olsam, önce beni dinleyenleri hemen yasaya, yargıya teslim ederim. Ama seni dinleyenlerin, seni gözetleyenlerin de bunlar olduğunu hala anlamıyorsan senin siyasi geçmişine de yazıklar olsun.