X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yenilgilerle büyüyen zafer
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yenilgilerle büyüyen zafer

  • Giriş Tarihi: 14.8.2014

Tayyip Erdoğan'ı siyasi hayatındaki yenilgiler büyüttü. Beyoğlu'nda belediyeyi kazanamadı, milletvekili olamadı. Ama en nihayetinde Sezai Karakoç'un "Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır" dizesi Erdoğan'ın hayatında gerçek oldu

12 Eylül 1980 darbesi, parti liderlerine siyasi yasak getirmiş, tüm siyasi faaliyetler rafa kaldırılmıştı. Türk siyasetinde yeniden normalleşmenin başlaması 3 yılı alacaktı. 1983'te yasakların kalkmasıyla MSP'nin devamı olan Refah Partisi (RP) siyasi arenadaki yerini aldı. Askerden dönen Tayyip Erdoğan da RP'de siyasete devam etti. Partinin Beyoğlu İlçe Başkanı oldu. Kısa süre sonra İstanbul teşkilatının yönetimi ona emanet edildi. Farklı uygulamalarıyla tüm teşkilat tarafından izlenir hale gelmişti. Diğer iller için de İstanbul bir model oldu.1986 ara seçimlerinde ve 1987 seçimlerinde milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi. İki yıl sonra yerel seçimlerde doğup büyüdüğü Beyoğlu'ndan başkan adayı oldu. Bazı arkadaşları, Beyoğlu yerine daha güçlü oldukları bir ilçeden aday olmasını istedi. Ama o Beyoğlu'nda başarılı olacağına inanıyordu.

KADINLAR SAHAYA İNDİ

Erdoğan, siyasetin çok önemli bir unsuru olduğuna inandığı kadınları da çalışmalarına dahil etmek istiyordu. Ancak muhafazakar bir partinin seçim çalışmasında kadınları aktif olarak kullanması hiç kolay olmadı. Partinin üst yönetiminde ciddi tartışma ve muhalefetle karşılaştı. Bilim adamlarından bile görüşler alındı. Erdoğan'ın başlattığı kadın teşkilatı çalışması, RP'nin yerel seçimlerdeki başarısına kapı araladı. Seçmenin yarısını oluşturan kadınlar, misyon sahibi olarak da kapı kapı dolaştı. Erdoğan, siyaset hayatında vazgeçilmez olan enstrümanları ilk kez kullandı. Propaganda sırasında ilk kez şarkı kullandı. Üniversite öğrencileriyle mahalle bazında anketler yaptırdı. Erdoğan'ın bir mahalle mitingini izleyen Le Monde muhabirinin değerlendirmesi şöyleydi: "İslamcı RP'nin sosyal demokrat görüşlü bu genç adayı dikkatle izlenmeli". Bu seçimi de kaybetti. Ancak RP ilk defa Beyoğlu gibi bir ilçede yüzde 4 olan oy oranını yüzde 21'e yükseltti. 1991 genel seçimlerinde il başkanlığından ayrılarak İstanbul milletvekili adayı oldu. Kendi bölgesinin ilk sırasında Meclis'e girmeye hak kazandı. Ancak mazbatasını alan Erdoğan'ın önüne tercihli oy sistemi çıktı. Yüksek Seçim Kurulu'na itirazı sonucunda tercih oylarıyla Erdoğan'ın önüne geçen Mustafa Baş, milletvekili olarak Ankara'ya gitti. Bunun üzerine tekrar il başkanı olarak işe koyuldu.

İSTANBUL'A ADAY OLDU
Üç yıl sonra yapılacak yerel seçimlerde RP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için ismi geçen kişilerden biri oldu. Kendisiyle birlikte adı geçen diğer isimler, siyasette yıllarını vermiş, kamuoyunun tanıdığı kişilerdi. Ancak 40 yaşındaki Erdoğan'ın adı daha ağır bastı ve aday olarak açıklandı. Erdoğan'ın, Beyoğlu adaylığı sırasında ortaya koyduğu siyaset stratejisi sonraki siyasi mücadelelerinde hep avantaj sağlayacak ve ona siyasetin yeni yollarını açacaktı.

'HALKLA PARTİ ARASINDAKİ DUVARI KALDIRDI'
Erdoğan'ın siyasi yolculuğundaki en yakın arkadaşlarından biri olan Hüseyin Besli, "Tayyip Erdoğan, partisiyle halk arasında bir duvar olduğuna inanıyordu. Bu yüzden bu seçimlerde kendince özgün bir deneme yapmak istiyordu. Beyoğlu Belediye Başkanlığı adaylığında ısrar etti. Israrında ne kadar haklı olduğu da anlaşıldı. Beklenenin çok üzerinde oy aldı. Hatta birçok arkadaşa göre seçim masa başında kaybedildi" dedi. Besli, "1991'de milletvekili olsaydı başka bir siyasi hikayesi oluşur muydu?" sorusuna, Sezai Karakoç'un "Ey Sevgili" şiiriyle yanıt veriyor: "Sezai Karakoç'un şiirinde söylediği gibi "Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır, Kaderin üzerinde bir kader vardır" sözlerinden başka bir şeyle izah edilemez."