X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Müdürler 'kamyoncu' bürokratlar 'pavyoncu'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Müdürler 'kamyoncu' bürokratlar 'pavyoncu'

Paralel telekulak çetesi, polis müdürlerini "kamyoncu" üst düzey bürokratları ise "pavyoncu" adı altında dinlemiş Çetenin kilit ismi eski Emniyet Müdürü Hasan Ali Okan ile İstihbarat Müdürü Ramazan Karakaya teslim oldu

Paralel yapının İzmir merkezli 13 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonla çökertilen telekulak çetesinin, kendilerinden olmayan emniyet müdürleri ve polisleri kamyoncu, bürokratları da işletmeci ve gazinocu adı altında dinlediği ortaya çıktı. Haklarında gözaltı kararı bulunan ancak ilk gün yakalanamayan ve yapının kilit ismi olduğu belirtilen Hasan Ali Okan ile eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Yardımcısı Taner Aydın, eski İstihbarat Şube Müdürü Ramazan Karakaya ve komiser Osman Karakuzu ise teslim oldu.

32 POLİSE SORGU
"Paralel yapının", 2010 ve 2013 yılları arasında 4 yıl süreyle yasadışı olarak dinlediği kamu görevlilerinin şikâyeti üzerine önceki sabah İzmir merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alınanların sayısı 32'ye yükseldi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, "kamu görevlilerinin telefonlarının yasa dışı dinlenildiği" yönünde başlattığı soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan emniyet mensuplarının işlemleri, Bozyaka'daki Emniyet Müdürlüğü binasında sürdürülüyor. Operasyon kapsamında aranan ve daha önce açığa alınan eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Taner Aydın dün sabah saatlerinde, eski İstihbarat Şube Müdürü ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ramazan Karakaya ise dün öğleden sonra Bozyaka Emniyet Müdürlüğü binasına gelerek teslim oldu. Dinleme şebekesinin kilit ismi olduğu belirtilen eski Emniyet İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı ve eski Batman Emniyet Müdürü Hasan Ali Okan ile bir polis memuru da dün akşam teslim oldu. Yürütülen soruşturma çerçevesinde yapılan incelemede ise ilginç ayrıntılar ortaya çıktı. Paralel kulağın, o dönemde İzmir'de emniyet müdür yardımcısı olarak görev yapan ve şu anda 1. sınıf emniyet müdürü olan bir polis müdürünü sahte isimle ve 'kamyoncu' diye listeye alıp dinledikleri belirlendi. Paralel kulağın, üst düzey bürokratları da aynı şekilde sahte isimlerle ve 'işletmeci', 'gazinocu' 'pavyoncu' gibi çeşitli meslek grupları adı altında dinledikleri belirlendi. İstihbarat Şube'de yapılan yasadışı dinlemelerin mağdurlarının büyük çoğunluğunun İzmir'de görev yapan üst düzey polis müdürleri, kamu kuruluşlarının bölge müdürleri ve genel müdür düzeyindeki yöneticiler olduğu öğrenildi. Öte yandan Emniyet'teki "paralel yapı" iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Ömer Köse dün avukatıyla Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek teslim oldu.

ÖMER KÖSE TUTUKLANDI
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'nce sorgulanan Ömer Köse casusluk suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Casusluk" suçlamalarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında haklarında yakalama kararı çıkarılan 17 polisten, 12'si nöbetçi hâkimlikteki sorgularının ardından serbest bırakılmış, 4'ü ise tutuklanmıştı. Ömer Köse'nin tutuklanması ile birlikte emniyetteki paralel yapı soruşturmasında toplam tutuklu sayısı 44'e yükseldi.

Bilişimci polislere suç duyurusu
Ergenekon, Balyoz, Odatv, Poyrazköy ve ÇYDD davası soruşturma süreçlerinde, gerçeğe aykırı rapor düzenledikleri iddia edilen polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

HEP AYNI POLİSLER BİLİRKİŞİ OLDU
Balyoz davasının bir numaralı sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu sanıkların avukatlığını yapan Hüseyin Ersöz, bu soruşturmaları yürüten cumhuriyet savcıları Zekeriya Öz, Fikret Seçen ve Bilal Bayraktar tarafından hep aynı polislerin, dijital dokümanlar üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişi olarak görevlendirildiğini belirtti. Her soruşturmada, özellikle polis memurları İsa Peker ve Bekir Akyüz'ün bilirkişi olarak görevlendirildiği, yaptıkları tüm incelemelerde teknik yönden eksikler tespit edildiği, üniversitelerden ve adli bilişim şirketlerinden alınan, dijital dokümanların sahteliğine ilişkin tespitlere, raporlarında kasten yer vermedikleri vurgulandı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na verilen suç duyurusu dilekçesinde, "Bu sebepten Bekir Peker, İsa Akyüz, Ahmet Uğurlu, Zafer Ketenci, Muhammed Bağdat, Hüseyin Koçer, Kemal Gökbaş ve Cengiz Koçak'ın, sahtecilik bulgularını kaleme aldıkları bilirkişi raporlarına yazmayarak ve adli bilimci olarak görevlerinin gereklerini yapmayarak suç işledikleri belirtildi.