X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan'ın veda konuşması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan'ın veda konuşması

  • Giriş Tarihi: 27.8.2014 11:39 Güncelleme Tarihi: 27.8.2014 15:47

12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 1. Olağanüstü Kongresi'nde partililere hitap etti.

Seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Kongreye iştirak eden bütün delegelerimize, partililerimize çok teşekkür ediyorum, hoş geldiniz diyorum.

Kadın kollarımızı bir kez daha özellikle selamlıyorum. Bu davayı oya gibi işleyen kadın kollarımıza şükranlarımı sunuyorum.

Bahtı ak, gönlü ak gençleri, sizleri gönülden selamlıyorum. sizlere her zaman güvendim. Gençler sizler bu milletin umudusunuz. Sizler yeryüzündeki tüm mazlumların umudusunuz. Sizler bir kutlu davanın kahraman neferlerisiniz.

Şehit ve gazilerimizi hürmetle, rahmetle yad ediyorum.

10 Ağustos sürecinde bu teşkilat tarih yazdı. Siz dağ, taş demediniz, durmak yok yola devam dediniz ve bütün zorluklara göğüs gererek çalıştınız.

Sizler sadece cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine şahitlik etmediniz be tarihi anı kendi ellerinizle inşa ettiniz.

Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanını, halk oyuyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanını sizler seçtiniz. Sizlere alın teriniz, dualarınız için teşekkür ediyorum.

Tarihimizde ilk kez cumhurbaşkanı halkın sandığa gitmesiyle seçildi.

Türkiye yeniliklere ne kadar kolay, ne kadar hızlı uyum sağladığını gösterdi. AK Parti her zaman ilklerin partisi olmuştur.

Demokratik olgunluğunu gösteren aziz milletimin her ferdine teşekkürlerimi sunuyorum.

Konya, sizler hep rekorlar peşinde koştunuz, bundan sonra sorumluluğunuz daha da arttı.

Bu kongreyle gururla taşıdığım AK Parti'nin genel başkanlık vazifesini sizlere teslim ediyorum. 13 yıl 13 gün süren genel başkanlık vazifem sona eriyor.

Adaylığımın açıklandığı toplantıda bunun yeni bir başlangıç olduğunu açıklamıştım. Kardeşlerim, bugün değişen sadece şekildir, öz değişmiyor. Partimizin yüklendiği misyon, davamızın ruhu değişmiyor, sadece isimler değişiyor.

1071'de Sultan Alparslan'ın arkasında namaza duran neferlerin hissiyatı neyse bizim hissiyatımız da odur.

Sanmayın ki, 13 yıllık yoldan geliyoruz, biz asırlardır yürüyoruz. Dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getirmek için çalışıyoruz.

Biz kökü mazide olan atiyiz.

Bu harekette Atatürk'ün ufku vardır, bu harekette eski başbakanlarımızdan rahmetli Necmettin Erbakan'ın, Turgut Özal'ın da alın teri vardır.

İyinin ve kötünün mücadelesi insanlık tarihi boyunca sürdü. Dün bu mücadeleyi başkaları veriyordu, bugün biz yapıyoruz, yarın da başkaları bu dava sancağını teslim alacak. bu dava sahipsiz kalmayacak. Bugünün çocukları, gençleri yarın bu davanın sancağını devralacaktır.

Baki olan davadır.

Bu büyük dava, mensuplarıyla şereflenmez, mensuplarına şeref verir. Ben yoksam dava da yok diyenler en baştan kaybetmiştir. Ben olmazsam dava ilerleyemez diyenler, davayı anlayamamıştır. Bu dava ancak benim ismimle ayakta kalabilir, ancak benim ismimle şereflenebilir diyen kibir tuzağına düşmüştür.

Bu dava şahsi hırsları, başkasının kuyusunu kazmayı dışlamış, dairesinin dışına atmış bir davadır. Tarih davasına ihanet edenlerin nasıl onursuzca yok olup gittiğinin örnekleriyle doludur.

Okyanus ötesinden gelen telefonlarla istifa edenleri, darbecilere boyun eğenleri kimse hatırlamıyor ve hatırlamayacak.

Başkalarının oyuncağı olanlar unutuldular. Unutulmaya namzet olanlar da var, onlar da vakti zamanı gelince unutulacaktır.

Bu büyük dava nice isimler gördü. O isimlerin hepsi geldi ve, geçti. İsimler değişti, bundan sonra da değişecek ama dava işte burada. Bu dava uğruna canını, malını, mesaisini ortaya koyanlar unutulmayacak.

Bizim sancaktarlığını yaptığımız dava, 29 Ekim 1923'te kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin davasının ta kendisidir.

13 yıllık genel başkanlık görevim süresince ben de arkadaşlarım da 23 Nisan 1920 tablosunu her fırsatta hatırlattık, gündeme taşıdık.

İlk Meclis'teki uyum sonraki yıllarda sağlanamadı. Devlet vatandaşın her şeyine karışmaya, şekillendirmeye çalıştı. Tek tip bir millet oluşturmaya çalışıldı.

Etnik kökenler, diller, dinler reddedildi. Değerlerin, inançların yaşatılmasına müsade edilmedi. Devlet, milletinden uzaklaştı. Red, inkar, asimilasyon politikaları geliştirildi. Her ferd için zulme dönüştürüldü.

3 Kasım 2002'de millet bize iktidar görevini tevdi etti. 12 yıl boyunca çok çalıştık. Hem adalet hem kalkınma mücadelesinde çok önemli yol kat ettik.

Görevi devraldığımızda, üzerinde karar bulutlar dolaşan bir Türkiye vardı.

AK Parti'nin iktidara gelmesiyle birlikte Türkiye'nin karamsar havası dağıldı.

IMF'ye 23,5 milyar dolar borç vardı. MHP-DSP-ANAP vardı. Geçen yıl 14 Mayıs'ta bu borcu biz sıfırladık.

Bugün geçmişle kıyaslanamayacak kadar büyük, dünyaca takdirle izlenen bir ekonomiye sahibiz.

28 Şubat'ın eğitimdeki bütün izlerini sildik.

Okulların tamamında seçmeli olarak Kur'an-ı Kerim ve siyer dersi veriliyor.

Uygulamaya koyduğumuz FATİH projesiyle eğitimin altyapısını tamamen değiştiriyoruz.

Geldiğimizde 76 üniversite vardı, şimdi 81 vilayetimizde üniversite var. Üniversite sayısı 175.

Ülkemizin dört bir köşesine sağlık kampüsleri inşa ediyoruz.

Bugüne kadar tam 633 bin konut inşa ettik.

Adalet sistemimizde reform yaptık.

Ülkemize yüksek hızlı trenle tanıştırdık.

Asya ile Avrupa'yı denizin altından otomobil, lastikli sistemle birleştirmek için Avrasya Tünelini yapıyoruz. Önümüzdeki senenin sonunda onu da hizmete açacağız.

Kendi savunma sanayimizi kendimiz kuruyoruz.

Artık bağımlılık, kölelik dönemi bitti, bitiyor.

Hedefimiz Türkiye'yi savunma sanayi ihtiyaçlarının tamamını kendisi karşılayabilecek seviyeye getirmek.

Devlet ile milleti barıştırmanın gayreti içinde olduk.

TBMM'de artık başörtülü olarak milletini temsil edebilmenin önünü biz açtık.

Özgürlükleri genişlettik.

AK Parti, 23 Nisan 1920 tablosunu yaşatmaya çalışan bir partidir.

AK Parti sadece bir Türkiye partisi değildir, aynı zamanda bir dünya partisidir.

Başbakan olarak son günümde, genel başkan olarak son dakikalarımda 77 milyonun hepsine musafaha için elimi uzatıyorum. Herkese elimi uzatıyorum, biz sizi çok iyi anlıyoruz, sizin taleplerinizi çok iyi anlıyoruz. Sizin de bizi anlamanızı istiyoruz, nasıl tahkir edildiğimizi, nasıl badireler atlattığımızı bilmenizi istiyoruz. Sizlere her zaman gönlümüzü açtık, anlamadınız, sizlerin de bize gönlünüzü samimiyetle açmanızı istiyoruz.

Kamplaşma ve kutuplaşmaları geride bırakalım, yeni bir sayfa açalım diyoruz.

Ana muhalefetin başındaki zat, halkın seçtiği cumhurbaşkanının yemin törenine katılmayacağını açıklıyor. Sizin olmamanız bize ne kaybettirir? Biz birileriyle yürümedik, biz milletimizle bugünlere geldik.

Her türlü kamplaşma ve gerilim Türkiye'ye zarardan başka bir şey vermedi.

Milletimiz bir, bayrağımız bir, vatanımız bir, devletimiz bir.

Sandık bu milletin takdirini kullandığı yerdir. Seçimler ve sandıklar milletin takdirini kullanacağı yerdir. Kutuplaşma ile, sokaktan medet umarak, Türkiye düşmanı odaklarla işbirliği yaparak muhalefet yapılamayacağı görülmüştür.

CHP, kendini yenilemelidir. Tarihiyle yüzleşmelidir. Yıllardır kıyasıya eleştirdiği paralel yapıyla işbirliği yapan CHP, sağlıklı bir muhalefet yapamaz.
MHP, planı, projesi olan parti yerine terör meselesini beslediği parti olmayı tercih etmiştir.

MHP yönetimi Türkiye'nin hiçbir meselsine eğilmemiş, terörün varlığını kendi varlığına endekslemiştir.

HDP, bağımsız siyaset yerine silahların gölgesini tercih etmiştir. HDP de parametrelerini değiştirip kan siyasetini terk edip Türkiye partisi olmayı hedeflemelidir.

Muhalefet, yerel seçimlerde tabandan gelen bu ibretlik dersi iyi okumalıdır.

Bugün Yeni Türkiye'nin doğum günü.

Eski Türkiye siyaseti imkansızlaştıran bir anlayışa sahipti, geride kaldı. Bugün siyaset artık mecrasını bulmuş durumdadır.

Türkiye bugün çözüm sürecine girmişse, bunun temelinde Yeni Türkiye'nin yeni siyaseti vardır.

Yeni Türkiye çoğulcu bir Türkiye'dir. Makbul ve makbul olmayan vatandaş ayrımı yoktur. Bütün vatandaşlar eşittir.

Yeni Türkiye'de siyaset dışı araçlarla iş görme imkanı kalmamıştır.

Eski Türkiye'nin bir unsuru daha vardır: Paralel devlet yapılanması.

Siyasi yapılanması, siyasi devlet temsil yetkisi olamadan meşru demokratik siyaseti tahrip etmek istemektedir.

Devlet kurumları üzerinde elde ettiği etkinlik üzerinden siyaseti şekillendirme amacı vardır.

Devlet içindeki paralel yapı siyaseten tasfiye olmuştur. Hukuken de tasfiye edilmelidir.

HSYK'da 3. derecede böyle farklı bir yapılanma var. Başbakan'a twitler üzerinden küfürler eden savcıya dava açmamak sorumluluk değil sorumsuzluktur.

Türkiye'de hukuk sistemi bir avuç haşhaşinin şantajına mahkum bırakılamaz.

Hukuk sistemi Hasan Sabbah gibi meczupların oyuncağı olamaz. Vatansever hakim ve savcılar aralarındaki haşhaşileri temizleyecektir.

Yeni Türkiye'de devlet içinde paralel devlet yapılanmasına, çetelere, mafyatik yapılara müsaade edilmeyecek.

Paralel yapıya gönül verenlere sesleniyorum, Pensilvanya'daki zatla ilgili doğru soruları sorun.
Eyy, Pensilvanya'daki zat, eğer Türkiye'yi seviyorsan gel deyin.

Hizmet diyerek, eğitim diyerek yola çıkan bir yapı MİT'e neden kastettiğni, hükümete neden darbe girişiminde bulunduğunu sorgulayın.

Bu kongrede seçilecek yeni Başbakan'ın paralel yapıyla mücadelede azimli, kararlı olacağına yürekten inanıyorum.

Hiç kimse bu konuda yeni hükümetten farklı bir duruş beklemesin. İhanet cezasını bulacak. Cumhurbaşkanlığı makamında ihanetten hesap sormak benim de boynumun borcudur. Kimse, paralel yapı ile mücadelede cumhurbaşkanlığı makamında, benim sessiz kalmamı beklemesin.

Cumhurbaşkanı'nın görevi hükümetin önünü kesmek değil, hükümetin önünü açmaktır.

Gazetelerde yazıldı, çizildi, bizim kültürümüzde bu yok. Sayın Davutoğlu bir emanetçi değildir, AK Parti tek adam partisi değildir.

Heyecanımız aynı, hedeflerimiz aynı, sadece genel başkanının ismi değişiyor, birliğimiz yol arkadaşlığımız aynı.

Yeni Genel Başkanımızdan, Türkiye'nin de beklentileri var. İlk hedef 2015 seçimleri, ikinci hedef 2019 hedefleri, üçüncü hedef 2023 seçimleri.

2015 seçimleri çok önemli, Anayasa'yı değiştirecek çoğunluk hedef olmalı.

Paralel devlet yapısıyla mücadele hız kesmeden kararlı şekilde devam edecektir.

Eskisi kadar olmayacak ama yine görüşeceğiz. Meydanlarda görüşeceğiz, 81 ilde valilikte, belediye başkanlıklarını ziyaret ederken görüşeceğiz. Cumhurbaşkanlığı makamında sizleri ağırlayacağız.

Bu veda bu ayrılık benim için de çok zor.

AK Parti, benim adeta çocuğumdu. AK Parti benim 5. çocuğumdu. Dört çocuğumu zaman zaman ihmal ettim, onlardan helallik istiyorum. Annelerinden, eşimden helallik diliyorum.

Hep birlikte üzüldük, hep birlikte sevindik. Milletin teveccühüne de birlikte mazhar olduk.

Her birinizden helallik diliyorum. Ben de her birinize hakkımı helal ediyorum.

Mevlana ne güzel demişti

Her gün bir yerden göçmek
Ne iyi

Her gün bir yere
Konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan
Akmak ne hoş

Dünle beraber
Gitti cancağızım

Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım

Her vuslat bir buluşmadır. Bu bir ayrılık değildir.

Rabbim bizi doğru yoldan ayırmasın.