X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "İçiciyim" dönemi bitti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"İçiciyim" dönemi bitti

  • Giriş Tarihi: 3.9.2014 15:53

İnsan sağlığını olumsuz etkileyen, toplum huzurunu bozan ve asayiş olaylarındaki artışın en önemli sebeplerinden birisi olarak gösterilen uyuşturucu kullanımına ilişkin cezaların ağırlaştırılması, pazar arayışında olan uyuşturucu satıcılarına darbe vurdu.

Emniyet yetkilileri, TBMM'de Haziran ayında kabul edilen yeni yargı paketiyle uyuşturucu satışı yapan, yaptıran ve uyuşturucu kullananlara yönelik cezaların artırılması sonrası, özellikle uyuşturucu kullanımında ciddi bir azalmanın olduğunun gözlendiğini bildirdi.

İzmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi suçunun 1 yıldan 7 yıla kadar hapis öngören cezasının yeni yasada ile birlikte 5 yıldan 12 yıla çıkarıldığını kişinin kendi kullanımı için ekim yapması durumunda 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verileceğini kaydetti. Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal, ihraç ve ithal suçunun cezasının 10 yıldan 20 yıla kadar iken 20 yıldan 30 yıla çıkarıldığını, satma suçu için ise 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü bilgisini veren Uzunkaya, uyuşturucu ve uyarıcı maddenin çocuğa verilmesi veya satılması durumunda hapis cezasının 15 yıldan az olmayacağını kaydetti. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçuna 5 yıldan 10 yıla, uyuşturucu kullanma suçuna 2 yıldan 5 yıla hapis cezası öngörüldüğünü hatırlatan Uzunkaya, yeni düzenlemenin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanan kişiler hakkında defalarca denetimli serbestlik kararı verilmesinin de önüne geçeceğini ifade etti.

SUÇ KAYDI OLANLARA MEKTUP


İzmir Valiliği öncülüğünde yürüttükleri proje kapsamında cezaların miktarının artırılmasını konu edinen mektup hazırladıklarını ifade eden Uzunkaya, bu mektupları gerek posta yoluyla gerekse de polis ekipleri aracılığıyla İzmir'deki uyuşturucudan suç kaydı bulunan 14 bin civarında kişiye ulaştıracaklarını belirtti.

Suç işlemesi muhtemel kişilerin yeni yargı düzenlemesinden haberdar olduktan sonra bu suçun tekrarından vazgeçmesini beklediklerini ifade eden Uzunkaya, şöyle konuştu:

"Son 4 yıldır özellikle bonzai kullanımı ülkemizde yaygınlaştı. Gençliği hedef alarak zehirleyen uyuşturucudan kurtulmak için yeni yargı düzenlemesi emniyet güçlerine oldukça yardımcı olacak nitelikte hazırlandı. Biz, bu yılın başından itibaren özellikle bonzai ve jamaika gibi sentetik uyuşturucularla mücadeleye önem verdik. En çok bonzai İstanbul'dan sonra İzmir'de ele geçirildi. Maalesef ilimizde bu uyuşturucular bolca talep görüyor. Buna karşılık ekiplerimiz son 7 ay içinde 80 kilogram civarında bonzai ele geçirdi. Operasyonlarda 800 civarında şüpheli hakkında da bonzai bulundurmak, içmek ve nakletmek gibi suçlamalarla işlem yapıldı. Bunun için oluşturduğumuz özel ekiplerle mücadelemizi sürdürüyoruz.

Son yasa düzenlemesinde bu cezaların artırılması nedeniyle önümüzdeki süreçte uyuşturucu suçunu işleyenleri yoğun bir ceza ve mahkumiyet süreci bekliyor. Bu nedenle uyuşturucu suçundan kaydı bulunanlara tek tek ulaşıp yeni yasa hakkında bilgilendireceğiz. Bizden polisiye, yasal ve tedavi anlamında destek istiyorlarsa da bunun sağlanması için çalışacağız.

İlimizde son 5 yıl içinde 14 bin civarında uyuşturucudan kaydı bulunan şahıs var. Bunların tek tek adres güncellemelerini yapıyoruz. Artan cezaları bildirerek, kendilerini uyarıp yeniden topluma kazandırılmalarına yönelik yetkili uzman kişilerin de katılımıyla hazırladığımız bu projeye çok yakın zamanda başlayacağız."

"GENÇLİĞİNİ KORUMAK DEVLETİN GÖREVİ"


AK Parti Sosyal İşler Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ da uyuşturucu ticaretinin geçiş güzergahında bulunan Türkiye'de de son yıllarda uyuşturucu bağımlısı sayısının arttığını, kullanım yaşının da düştügünü belirterek, bunun kendilerini acil önlem almaya yönelttiğini ifade etti.

Özdağ, "Son zamanlarda bir de "bonzai" diye isimlendirilen bir illet de yaygınlaştı. Anayasamız gençliğin korunmasını devletin görevi olarak kabul eder. Uyuşturucu satan, sattıran ve kullananlarla ilgili cezaların ağırlaştırılmasının TBMM'de ağırlaştırılması bir caydırıcılık unsurudur. Gelişmiş batı ülkelerinde eğitim ve cezalar yan yana gelir. Türkiye'de hem eğitim eksikti hem de ceza hukuku caydırıcı değildi. Ülkemizde en kısa zamanda üniversiteler başta olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı ve diğer eğitim kurumları üzerine düşeni yaparak toplumun bilinçlendirilmesini yönelik projeler hazırlamalıdır. Mücadele'de eğitim unsuru da en az caydırıcılık kadar ön plana çıkarılmalı, ebeveynler çocuklarının aileden, kültürlerinden, gelenek ve göreneklerinden kopmaması için tedbir almalıdır. Biz adam olacak gençlik yetiştirmeliyiz, yitip gidecek, kaybolacak gençlik değil. Caydırıcılık konusunda TBMM üzerine düşen görevini yerine getirdi. Şimdi sıra değerlerinde" şeklinde konuştu.