X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ahmet Davutoğlu'ndan flaş açıklamalar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ahmet Davutoğlu'ndan flaş açıklamalar

  • Giriş Tarihi: 26.9.2014 11:25 Güncelleme Tarihi: 26.9.2014 13:40

Başbakan Ahmet Davutoğlu AK Parti İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasında çözüm sürecinden IŞİD konusuna, başörtüsü özgürlüğünden paralel yapıya kadar iç ve dış konulara ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. Davutoğlu konuşmasının bir bölümünde uyuşturucu satıcılarına yönelik "onlara terörist muamelesi yapacağız değerlendirmesinde bulundu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında partililere hitap etti.

Konuşmasına "Güzel ülkemizin her bir köşesinden selamla, rahmetle, bereketle gelen değerli dava arkadaşlarım, hepinizi ve hepinizin şahsında 81 vilayetimizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum" ifadeleriyle başlayan Davutoğlu, kendisinin genel başkan olarak genişletilmiş il başkanları toplantısındaki ilk hitabı olduğunu hatırlattı. Davutoğlu, "Allah'ın ismiyle hamdele ve salvele ile başlıyorum. Allah istişarelerimizi hayırlara vesile kılsın" dedi.

"YOLU AÇIK OLSUN"


Son genişletilmiş il başkanları toplantısının sembolik bir tarihte, 14 Ağustos'ta AK Parti'nin 13. kuruluş yıl dönümünde yapıldığını anımsatan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Bu salonda hepimiz çok duygusal anlar yaşadık. Hepimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın, o gün için seçilmiş Cumhurbaşkanımızın, kurucu genel başkanımızın, liderimizin hitabını dinlerken 13 yıllık bir muhasebe yaptık. 13 yılın bizlere nasıl büyük bir azim, şevk, kararlılık getirdiğini ve geleceğe ne kadar büyük bir ümitle baktığımızı hep beraber görmekten büyük bir onur duyduk. Duygusal bir konuşmaydı, duygusal bir andı; çünkü bu kürsüden sizlere hitap etmiş olan kurucu genel başkanımız bu sıfatıyla son konuşmasını yapıyordu. Tabii şu anda manen ve birikimiyle, hizmetiyle bıraktığı mirasla hep bugünde aramızda ve hep aramızda olacak. Sizler adına bir kez daha, geçmişteki büyük hizmetleri dolayısıyla, karamsarlık içinde kıvranan bir ülkeyi özgüvenle yeni bir geleceğe hazırlayan çabaları dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımıza şükran ve minnetlerimizi buradan ifade etmek istiyorum ve yolu açık olsun diyorum."

Davutoğlu, "Aslında ileride 14 Ağustos'tan bugün 26 Eylül'e kadar geçen yaklaşık 42 günde yaşananlar bir siyaset dersi olarak okutulduğunda bir kadronun ne kadar büyük bir vakar, diğerkamlık, mahviyet içinde kendisini geleceğe hazırladığının işareti olarak algılanacaktır" diye konuştu.

Kendilerinin 14 Ağustos'ta kenetlendikleri ve vakarla ileriye baktıkları dönemde başkalarının da bambaşka hesaplar içerisinde olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Operasyonlarıyla bu kadronun birliğini bozamayanlar o zaman Sayın Başbakanımızı, şu anki Cumhurbaşkanımızı bir şekilde izole ederek siyaset sisteminin dışına itemeyenler, 17 Aralık - 25 Aralık operasyonlarıyla AK Parti'nin bu ülkeyi 12 yıl içinde getirmiş olduğu o yeni konumu tehdit etmeye çalışanlar 30 Mart seçimleriyle ve 10 Ağustos seçimleriyle milletimizden büyük bir darbe yemişlerdi. Ama hesapları bitmemişti. 10 Ağustos'tan hemen sonra başlatılan tartışmalar, yürütülen bazı temaslar gizli açık ifadelerle hep beklentileri şuydu: 'AK Parti kadroları acaba kendi içinde bir ihtilaf yaşarlar mı?" dedi.

"AK PARTİ KADROLARI SINAVDAN GEÇTİ"


"Bizi başka partilerle karıştırıyorlardı" ifadesini kullanan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Olağanüstü kongre yapmayı artık olağan kongrelerden daha geleneksel hale getirmiş olan başka partilerle karıştırıyorlardı. Şimdi bütün bu 42 günlük ahlak ve diğerkamlık sınavından sonra gururla ve iftiharla söylüyoruz ki biz de her şey olağan bir şekilde seyretti. Olağanüstü olan tek şey kongremizdi çünkü çok büyük bir iftiharla olağanüstü olarak diyoruz, çünkü kurucu genel başkanımızı, cumhurbaşkanlığımıza taşımıştık ve emaneti bir başka kardeşimizin alması gerekiyordu. Başka hiçbir şey olağanüstü seyretmedi; bir de kongre salonundaki sıcaklık olağanüstüydü. O sıcaklık da aslında bizim gönüllerimizdeki sıcaklığın bir işaretiydi. O gün 'Acaba AK Parti'de ne olacak' diye düşünenler 'acaba AK Parti kongresinde farklı bir görüşler, farklı gelecek beklentileriyle ilgili ihtilaf doğar mı' diye beklenti içinde olanlar yanıldılar. Çok büyük bir vakarla 42 gün içinde aslında hepimiz bir sınavdan geçtik. Dışarıdakiler de sınavdan geçti, AK Parti kadroları da. Ama fark şuydu: AK Parti kadroları ilk defa geçmedi böyle bir sınavdan. İlk defa diğerkamlık sınavı, ilk defa ahlak sınavı vermiyorlardı. Aksine daha önce birçok sınavdan geçmişlerdi ve tabiri caizse sınavlara aşılıydılar. Ve nihayet 42 gün sonra bugün gururla sizler adına ifade etmek isterim ki biz bu dönemde gerçek anlamda bir ahlak, erdem, siyaset, basiret, insanlık ve strateji dersi verdik. Bu derste hepinizin büyük katkıları var ve daha önce bir takım planların yapanların planları, plan yaptıkları kapalı kapılar altında kaldı, hayata geçemedi."

"Nasıl bir ahlak ve erdem dersi verdik?" diye soran Davutoğlu, Türk siyasi tarihinde genel başkan ve başbakan değişimleri hiçbir zaman kolay olmadığını dile getirdi. Davutoğlu, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanlığı değişimleriyse hiç yaşanmamıştır neredeyse. Ama biz 14 Ağustos'ta yani sizinle son bir araya geldiğimiz günden bugüne öylesine bir ahlak ve erdem sınavı verdik ve bir anlamda da diğer partilere ve siyasilere ders olacak mahiyetinde öylesine bir süreç yönetimi gerçekleştirdik ki siyasetin temel ahlaki değerleri üzerine oturduğunu bir kez daha ispat ettik. İstişare dersi verdik, istişarenin nasıl yapılacağını bütün kademelerimizde göstere göstere bir sonuca ulaştık. Ben tekrar başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, istişareye katılan milletvekillerimize, MKYK üyelerine, il başkanlarımıza, bütün gençlik, kadın kollarımıza ve bütün kademelerimize teşekkür ediyorum."

"ŞEREFLERİN EN YÜCESİ"


AK Parti Genel Başkanlığı için adaylığının açıklandığı gün omuzlarına yüklenen ağır sorumluluğun yükünü hala hissettiğini söyleyen Başbakan Davutoğlu, "Bu kadroya liderlik etmek, öncülük etmek büyük bir onurdur. Böylesine tarihi bir dönemde aziz bir milletin sorumluluğunu üstlenmek olabilecek şereflerin en yücesidir. Ama hepiniz de takdir edersiniz ki bu aynı zamanda tek bir ferdin taşıyabileceği çok ağır bir sorumluluktur. Biz bunu ancak kolektif bir şekilde hep beraber taşıyabiliriz" dedi.

Kendilerinin süreç içerisinde farklı görüşlere sahip kişilerin olmasına rağmen nasıl istişare gerçekleştirileceğini ve buna bağlı olarak vefanın nasıl olacağını gösterdiklerini anlatan Davutoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızı bir törenle, bir şölenle, bir toyla cumhurbaşkanı makamına uğurlarken aynı şölen ve toy havasında kongremizi gerçekleştirdik. Hatırlarsanız 'Bu bir veda konuşması' demişti Sayın Cumhurbaşkanımız, ben de hitaben kongre konuşmamda 'Hayır veda değil vefa konuşması'. Bizler bu yolda küçük bir taşı bile kenara alıp koyan, küçük bir çakılı temel taşı olarak bu inşa faaliyeti içine koyan her bir neferimize teşekkür ederiz. Onları vefayla anarız" diye konuştu.

AK Parti'nin kuruluşundan beri emeği geçenler içinde vefat edenleri rahmetle andıklarını, emek verenlerin emeğini ise en yüce emek olarak gördüklerini dile getiren Davutoğlu, "Bir vefa kongresi gerçekleştirdik ve bir ahitleşme yaptık. Bizler daha doğmadan önce kalubelada yapılan bir ahitle varoluşun başladığına inanan bizler, haşra kadar sürecek bir ahitle kendimizi bağlanmış hissederiz. Dünyadaki her ahit en baştaki ahdimizin devamıdır ve en sonda gerçekleşecek olan ahitle hesaplaşmanın hazırlığıdır. Onun için hiçbir makam ve mevki bizim gözümüzde büyük değildir. Hiçbir makam ve mevki veya hiçbir menfaat bizim için o ilk ahitle son hesap arasındaki kutlu yürüyüşten daha önemli değildir" şeklinde konuştu.

AK Parti kongresinde siyasi bakımdan ders niteliğinde bir süreç yaşandığını söyleyen Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bu ilk ve son ahitleşmenin arasındaki insani ahitleşmemizin temel izlerini görmekten büyük onur duyduk. Onun içindir ki ilk ahde ve son hesaba bağlı kaldığımız içindir ki herkesin kriz beklediği, herkesin bunalım beklediği bir dönemde biz sadece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde değil bütün tarihimizde ilk defa bir cumhurbaşkanının onurla bir başka cumhurbaşkanına devir teslim yaptığı o büyük töreni gerçekleştirdik. Böyle bir tören daha önce olmamıştı. Daha önce hiçbir cumhurbaşkanı, sonrasına, halefine bunu böylesine devretmemişti. Bu sefer farklıydı çünkü bu sefer her iki cumhurbaşkanı da aynı kadronun mensuplarıydı ve aynı davanın mensuplarıydılar. O törende bulunmak benim için büyük onurdu. Bütün milletimiz televizyonlardan seyrettiler ve 95 uluslararası örgüt ve devlet temsilcisinin huzurunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bu tören vesilesiyle dahi nasıl büyük bir küresel güç haline dönüştüğünü izlediler. Biz 11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'e de, yeni Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkürlerimizi ve minnetlerimizi bir kez daha ifade ediyoruz."

"CHP İÇ GİRDABA GİRDİ"


CHP'nin cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından bir yenilgi psikolojisi içerisinde iç girdaba girdiğini bildiren Davutoğlu, şunları söyledi:

"O davranışlarla bizdeki davranışlar, karşılaştırılsın. Oradaki vefasızlıkla bizdeki vefa örneği karşılaştırılsın. Bir lider düşününüz ki 944 imzayla aday gösteriliyor, seçim yapılıyor, 740 delege ona inanmış. Ya o 944 delege, zorla, baskıyla, tıpış tıpış imza attılar ve aday gösterdiler ya da 204 kişi bir şekilde liderlerine vefasızlığı siyasetin bir gereği olarak gördüler.

Doğrusu ben, Kılıçdaroğlu'nun yerinde olmayı istemezdim. Acaba kongreye gittiğinde veya gördüğü her delegede 'Bu bana imza verdi de sonra oy vermedi mi' diye bir şüphe taşımaktansa liderlik makamını terk ederim. Liderlik, öyle bir yerdir ki, öyle bir konumdur ki arkanızdaki insanlara güveneceksiniz. 'Yürüyeceğiz' dediğinizde yürüyeceğinizden emin olacaksınız. Arkanızdaki insanlar, o neferler, o her kademedeki insanlar da liderlerine güvenecekler. Liderlerine söz verdiğinde gereğini yapacaklar. Şimdi, CHP kadrolarında acaba nasıl bir şüphe hali vardır? Kim, kime niçin oy vermedi? Hangi mahalle baskısı ile o imzalar atıldı da gereği yapılmadı, diye bir şüphe halindedirler."