X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kimseye boyun eğmeyeceğimizi en iyi onlar bilir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kimseye boyun eğmeyeceğimizi en iyi onlar bilir

  • Giriş Tarihi: 4.10.2014

Başbakan Davutoğlu paralel yapının yargıya hâkim olma çabalarını bu sözlerle değerlendirdi. Davutoğlu "Bu gerçekleşirse Meclis'e düşen gereğini yapmaktır" diye konuştu

Başbakan Ahmet Davutoğlu paralel yapının bütün bakanlıklarda iletişim dairelerinde örgütlendiğini söyleyerek, "Bugün yargıda darbe yapılmak isteniyor. Yargıda bir grup egemen olursa, o zaman Meclis'in görevi bunu çözecek bir değişikliği yapmaktır. Bu memleketin geleceğini bir grup örgütlenmiş insana bırakamayız" dedi. ATV-A Haber ortak yayınında gazetecilerin sorularını cevaplandıran Başbakan Ahmet Davutoğlu, HSYK'daki paralel yapı, Anayasa Mahkemesi'nin TİB kararı gibi gündemdeki konularla ilgili önemli mesajlar verdi.
DEVLETTE ÖRGÜTLENDİLER: Bugün bir mücadele yürüyor. Birileri şunu diyor; "Siz, milletten rey alsanız da buraya gelseniz de biz bürokraside öyle örgütleniriz ki yargıya öyle sızarız ki sizin elinizi kolunuzu bağlarız". Eskiden bunu Ergenekon, derin devlet, vesaire yapıyordu. Şimdi bize deniyor ki, "Kardeşim, sen memura dokunamazsın". Ama bu memur kim, biliyor musun? Devlette örgütlenerek halktan almadığı yetkiyi kullanmaya kalkan memur. 'Dokunamazsın' diyor. Şimdi böyle bir şey olabilir mi? O zaman ne olacak? Bırakalım devleti onlar idare etsin.
BU EMANETİ KİMSEYLE PAYLAŞMAM: Bu makamların büyük şerefi var ama bu makama gelmişsem ve millet bu emaneti bana vermişse emaneti kimseyle paylaşmam. Devletin içinde iki otorite olmaz. Yürütme, tek otorite.
MİT'E İSTEDİKLERİ ATANMADI: Birileri, 'Hesabı Erdoğan meydanda versin, Davutoğlu da versin ama kararı ben vereyim. Personel dairesini ele geçireyim, iletişim dairesini ele geçireyim.' diyor. Millete gidip hesap verme yok. Bütün bakanlıklarda örgütlendikleri yerle iletişim daireleri, KPSS sınavları. Emniyette de istihbarat. MİT'e kendi istediklerini atayamadıkları için Hakan Fidan'a düşmanlar.
DIŞARIDAKİ BİRİSİ KARAR VERİYOR: Yargıya müdahale etme niyetimiz yok. Keşke yargı kendi kendine müdahale etse. Hâkimlerimiz, savcılarımız kendi başlarına otursa 'ben tek başına karar vereceğim' diye. Niye çıkıyor o şeyler biliyor musunuz? Çünkü kendi başına karar vermiyor. Dışarıdaki birisi 'şöyle olacak' diyor, aynı renk oy kullanılıyor. Bununla yargıda çoğulcu bir yapı olur mu? Yargıda darbe yapılmak isteniyor. Böyle bir yapı oluşsun, hükümet zorlukla karşılaşır, toplum zorlukla karşılaşır ama en büyük zorluğu yargı mensupları çeker. 12 Ekim'de seçim. Gidecekler ve buna izin vermeyecekler.
MECLİS DEVREYE GİRER: Ama diyelim bir grup yargıya egemen oldu ve diğerlerine hayat hakkı tanımadı. Artık o yargı adalet dağıtma keyfiyetini kaybetmeye başlar ve o zaman vatandaşımız kendini güvende hissedemez. Bu gerçekleşirse Meclis'e düşen gereğini yapmaktır. Meclis'in görevi başka darbelere karşı yapıldığı gibi bunu çözecek her değişikliği yapmaktır. Kimseyi ve bu memleketin geleceğini bir grup örgütlenmiş insana bırakmayız. Kimseye boyun eğmediğimizi de en iyi onlar bilir. Çünkü herkesin onlara sırtını dönüp ve fellik fellik kaçtığı günlerde, Kimseden korkmadan onların okullarına gittim. Çünkü doğru yaptıklarına o zaman inanmıştım.

'EVİMİ BASMAK İÇİN TWEET BİLE ATILDI'
Anayasa Mahkemesi'nin hakkımı nasıl koruyacağını merak ediyorum. (AYM'nin TİB kararı üzerine) Tam Gezi olayları olurken, Kuzey Afrikada'ydık, eşim doktor olarak ameliyattaydı. İki küçük çocuğum evde yalnızlar. "Şu anda Davutoğlu'nun evine saldırmak üzereyiz" diye bir tweet bile atıldı. Evimin adresi veriliyor. Ben ABD'deki kızımın aramasıyla haberdar oldum. Herkesin kendisini benim yerime koymasını rica ediyorum. Bir vandallar grubu eve doğru harekete geçmek için Twitter'ı kullanıyor. Peki burada TİB'in böyle bir tweeti görüp bunu durdurması mı insan haklarına daha saygılıdır yoksa 'ben bir mahkemeye gideyim, mahkeme de karar alsın sonra bir bakayım' demesi mi özgürlüklere saygıdır? Özgürlükler konusunda kahramanlık yapmak çok kolaydır ama birilerinin 4 saatlik hakaret etme özgürlüğünü Anayasa Mahkemesi teminat altına alamaz. Batı'da, can güvenliği tehdidi varsa Twitter durdurulur.

'SORU ÇALMAK YOLSUZLUK DEĞİL Mİ?'
Deniyor ki, güya yolsuzluklarla mücadele. Ahi Evran'ın ilkelerinden bir gün saparsak bir gün dahi bu koltukta oturmak bize nasip olmasın. Ama peki şu yolsuzluk değil mi, on binlerce insanın girdiği bir sınavda şu veya bu kadrolaşma için daha önceki soruların ipuçlarını, benzerlerini kendi yandaşlarınıza verip binlerce, on binlerce, yüz binlerce insanın hukukuna girmek yolsuzluk değil mi? Bu hangi ilkeye uyar. Bir bakanlığa veya yargı kurumuna ki bunu herkes bilir, 45 kişi girecekse '45'i de bizden olacak' deyip 42'ye bile razı olmamak... Bizden dediğiniz kim, kim?

'AİLEMLE ÜÇ GÜNÜ GEÇEN TATİLİM YOK'
Başbakan Davutoğlu kendi çalışma temposuyla ilgili de bilgiler verdi. Davutoğlu "Dışişlerinde gece gündüz çalışanları gördüm. 12 sene oldu. Danışmanken de ailemle 3 günü geçen bir tatil yapmadım. Cumartesi pazarım yok. En iyi çalışan memura dahi, "yine kaçamak yapmışsın" diye takılırdım. En iyi memur dahi 20 gün tatilini yapar. Akşam 5'te evine gider. Biz birde ikide de uyumayız. Onların ihmal edeceğini kapatmak durumundayım" dedi.

53 BİN MUHTARA TEBRİK KARTI
Başbakan Davutoğlu dün İstanbul'da uzun yıllar yaşadığı Bahçelievler'deki Yayla Camisi'nde cuma namazını kıldıktan sonra yakınlarını ziyaret etti. Vatandaşlarla sohbet edip çocuklara harçlık veren Davutoğlu, "Bütün komşularımızı hem ziyaret ediyorum, hem de helallik istiyorum" diye konuştu. Bu arada AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık da Başbakan Davutoğlu'nun 53 bin muhtara ilk kez bayram tebrik kartı gönde rdiğini bildirdi.