X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mahçupyan: HDP zorlukla oluşturduğu sempatisini kaybetti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mahçupyan: HDP zorlukla oluşturduğu sempatisini kaybetti

  • Giriş Tarihi: 16.10.2014 15:50 Güncelleme Tarihi: 16.10.2014 15:53
Mahçupyan: HDP zorlukla oluşturduğu sempatisini kaybetti
Mahçupyan: HDP zorlukla oluşturduğu sempatisini kaybetti

Daily Sabah yazarı Etyen Mahçupyan, bugünkü köşesinde HDP merkezli Kürt siyasetine yüklendi: "Kürt siyasi hareketinin sağduyuyu elden kaçırmasının ana nedeni, Rojava üzerinden geliştirilen siyasi romantizmin hareketin siyasi rasyonalitesini ortadan kaldırmasıdır."

İŞTE ETYEN MAHÇUPYAN'IN ÇARPICI YAZISI

DEMİRTAŞ'IN ADAYLIĞI UMUT VERMİŞTİ OYSA…

Henüz birkaç ay öncesinde Kürt siyasi hareketinin önünde epeyce parlak bir geleceğin olduğu düşünülüyordu. Adayları Demirtaş cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde çok olumlu bir performans göstermişti. Kürtlerin taleplerine olan direnç yumuşamış, Demirtaş üzerinden Kürtlere yönelik sempati artmıştı. Nitekim seçimde yüzde on oy alındı ve bir sonraki seçimlere yönelik umutlar yükseldi. Çünkü ilk kez bir HDP adayı hem AKP'li Kürtlerden hem de Türkiye'nin Batısındaki laik kesimlerden ilave destek almıştı. Önümüzdeki dönemde muhalefet boşluğunun HDP sayesinde doldurulacağı, 'Türkiyelilik' stratejisinin tuttuğu tespitleri yapılıyordu. Bir de bugüne bakalım: şu an bir seçim olsa HDP'nin oyu muhtemelen yüzde beşi zor aşar. Kimsenin 'Türkiyelilik' beyanını ciddiye alma imkanı yok. Hareketin 'gülümseyen yüzü' Demirtaş dirayetsiz ve zayıf bir siyasetçi olarak görülüyor ve inandırıcılığı büyük bir darbe almış durumda.

İSYAN DENEMESİ BAŞARISIZ OLDU

Maliyeti yüksek dahi olsa eğer stratejiniz sizi hedefinize yaklaştırıyorsa bunu rasyonel bir hamle olarak düşünebilirsiniz. Ancak eğer bu strateji nedeniyle hem maliyet ödeyip hem de hedefinizden uzaklaşmışsanız, durumu ancak 'akılsızlık' bağlamı içinde analiz edebilirsiniz. Kürt siyasi hareketinin birkaç günlük isyan denemesinin sonucu maalesef bu… İsyanın gerekçesi Kobani'nin düşme ihtimali ile karşı karşıya olması ve Türkiye'nin yardıma zorlanmak istenmesiydi.

HDP, ZORLUKLA OLUŞTURDUĞU SEMPATİSİNİ KAYBETTİ

O birkaç günün sonucunda kırka yakın Kürt vatandaş öldü. Bazıları PKK tarafından IŞİD vahşetini hatırlatan yöntemlerle katledildiler. Polisin neden olduğu yanlışlık sonucu iki ölüm dışında herkes Kürtler içi bir savaşın kurbanı oldu. Bu arada HDP zorlukla oluşmuş olan kamuoyu sempatisini tümüyle kaybetti. Dolayısıyla hükumet üzerine baskı kurma şansını ortadan kaldırdı. Türkiye'nin Kobani'ye yardım etme gibi az da olsa bir eğilimi var idiyse bile, bu olaylardan sonra bu ihtimal sıfırlandı. Kobani daha da yalnızlaştı. Her yönüyle akıl dışı bir strateji izlendi.

SAĞDUYUYU ELDEN KAÇIRDILAR

Kürt siyasi hareketinin sağduyuyu elden kaçırmasının ana nedeni, Rojava üzerinden geliştirilen siyasi romantizmin hareketin siyasi rasyonalitesini ortadan kaldırmasıdır. PKK ve çevresi için Rojava yüzyıldır beklenen devrimsel değişimin mekanıydı. Nihayet Kürtler kendi 'ilerici' ideolojileri doğrultusunda demokratik ve özerk bir devlet inşası sürecinin içindeydiler. Rojava'nın özerkliği ayrıca PKK'nın Türkiye karşısındaki pazarlık gücünü de ayakta tutuyor, benzer bir yapılanmanın Türkiye'de de ortaya çıkma şansını artırıyordu. Ne var ki bu proje son derece kırılgandı.

KOBANİ DÜŞERSE YÜZ YILLIK HAYAL BİTECEKTİ

Özerklik Suriye'deki kaotik durumdan yararlanılarak üretilmişti ve istikrarlı bir döneme geri dönüldüğünde korunması pek kolay değildi. Belki PKK Türkiye'deki askeri direnç başarısının Suriye'de de yeterli olacağını sandı. Ama IŞİD'in ağır silahlarıyla düz ovada karşılaşmak çok farklıydı… Sonuçta Kobani boşaltılmak zorunda kalındı ve PKK tüm psikolojik enerjisini o toprağı elinde tutmaya yoğunlaştırdı. Kobani kaybedilirse yüz yıllık hayal de bitecekti. Böylece bir panik atağın eşiğine gelindi ve o noktada ne Demirtaş'ın ne de Öcalan'ın bunu engelleme gücü yoktu.

KÜRT DİRENİŞİNDEN GEZİ ÇIKARMA ROMANTİZMİ

Eklemek gerek ki, HDP içindeki Türk solu bu ayaklanmayı baştan sona teşvik etti. Kürtlerin yeniden savaşa dönmesini isteyen köşe yazarları, sokağa çıkma çağrısını açık bir memnuniyetle karşıladılar. Çünkü onlar Kürt direnişinden yeni bir 'Gezi' çıkarmanın peşindeydiler. Hayalcilik, romantizm ve akılsızlık birbirini besleyerek acınası ve trajik bir hezeyanı teşvik etti. Hükumet ise çözüm sürecine sahip çıkarak bir kez daha olayı kazançla atlatmayı becerdi diyebiliriz.