X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çavuşoğlu: 'DAİŞ'e de YPG'ye de destek veremeyiz'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çavuşoğlu: 'DAİŞ'e de YPG'ye de destek veremeyiz'

  • Giriş Tarihi: 27.11.2014 16:18 Güncelleme Tarihi: 27.11.2014 17:18
Çavuşoğlu: 'DAİŞ'e de YPG'ye de destek veremeyiz'
Çavuşoğlu: 'DAİŞ'e de YPG'ye de destek veremeyiz'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, kimsenin Türkiye'den Suriye'yi bölmek ve sadece belli bir bölgesini kontrol etmek isteyenlere destek vermesini beklememesini isteyerek, "Yani DAİŞ'e (IŞİD) de destek veremeyiz, PYD'nin silahlı kolu olan YPG'ye de kimse destek vermemizi beklemesin. Çünkü PKK ile beraber hareket ediyorlar" dedi.

Ak Parti İl Dış İlişkiler toplantısı Diyarbakır'da başlarken, toplantıya Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Başbakan eski Yardımcısı Emrullah İşler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktaş ve partinin 81 ildeki kadın ve gençlik kolları temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Genel Başkan Yardımcısı Aktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kadın-erkek eşitliği ile ilgili tartışma yaratan konuşmasına açıklık getirdi. Aktay, Cumhurbaşkanının yapmış olduğu bir konuşma dolayısıyla kasıtlı bir biçimde sözlerinin çarpıtıldığı bir tartışmanın içinden geçtiklerini söyledi.

"KÜRT MESELESİNİ BARIŞ İÇİNDE ÇÖZMEK İSTİYORUZ"


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise, bugün olan biten, Kobani bahanesiyle ortaya çıkan vandalizm kendilerine tekçi anlayışları hatırlattığını ifade ederek, "Parti isimleri fark etmiyor. Biz zihniyet akrabalarını tanıyoruz. Bir gün adı CHP, sonra MHP sonra da HDP'dir. Hepsi tekçi, hepsi kendileri gibi düşünmeyenlere hayat hakkı tanımıyor" dedi.

Diyarbakır'ın 1990'dan sonra dünyanın en büyük mülteci kampı olduğunu ve mültecilerin ise köyleri yakılan vatandaşlar olduğunu söyleyen Bakan Eker, "Dünyanın en güzel mimari yapıları bu kentte. Diyarbakır'a küller altında mücevher diyorum. 12 Ağustos 2005'te dönemin Başbakanı sayın Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da Kürt sorunu ile ilgili paradigmayı değiştirdi. 'Kürt meselesi vardır, benim meselemdir çözeceğim' dedi. O günden bu yana meseleyi barış içerisinde çözmek istiyoruz. Barışı istemeyenler bunu sabote etmeye çalışıyor" diye konuştu.

GELİŞMELERİ ÖNCEDEN GÖREBİLMEK


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da olaylara ve değişime bakıldığı zaman dünyanın ve bölgenin gelecek 10 yılını ve 100 yılını etkileyecek gelişmeleri gördüklerini söyledi. Bu gelişmelerin nedenine inildiğinde, bu bölgede 100 yıl önce yaşananlar, Birinci Dünya Savaşı ve çizilen sınırlar ile ondan sonra İkinci Dünya Savaşı ve soğuk savaş dönemi ve bundan sonra dünyada yeniden bir yapılanma çalışması olduğunu söyleyen Bakan Çavuşoğlu, şöyle dedi:

TEMEL FELSEFEMİZ DEĞİŞMİYOR


"Ama, görüyoruz ki bölgemizde ve dünyada taşlar hale yerine oturmamış. Genel anlamda hızlı bir değişimi yaşıyoruz. Ama, çok şükür ki aktif bir dış politika izliyoruz. Şimdi herkes bazı komşularımız ile o komşularımızdan kaynaklanan sıkıntılar yaşadığımızı görünce, 'Komşular ile sıfır sorunlu dış politikanız, sıfır komşu politika olarak değişti, dönüştü' diyor. Oysa biz buna katılmıyoruz. Bizim komşulara bakışımız böyle değil, komşularla problem yaşamak ve onlarla sorunlar içinde yaşamak anlayışımız yoktur. Mustafa Kemal'in, 'Yurtta sulh cihanda sulh' anlayışının tabi ki yansımaları olacak, bölgesel yansımaları da olacak. Bunun komşularla sıfır sorunlu dış politika olarak ta yansıyabilir, ya da 'Yurtta adalet, cihanda adalet' gibi başka dönüşümü de olabilir. Ama, temel felsefe değişmiyor. Mustafa Kemal'in koyduğu bu ilkeden bu yana ülkemizde ve dünyada hep sulh mu olmuştur, hep barış mı olmuştur. Bu ülkede Dersim olayları olmadı mı, darbeler olmadı mı, bu ülkede Başkan asılmadı mı? Bu ülkede gençler önce ideolojik olarak ayrılıp birbirine kırdırılmadılar mı? Ama bizim Yurtta sulh cihanda sulh felsefemiz devam ediyor."

KOMŞULARLA BAĞLAR GÜÇLENMELİ


Dıişişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, DAİŞ'in Kerkük'e saldırmasından dolayı bir taraftan Amerika ile görüştüklerini, toplantıdan öncede Fransa Dışişleri Bakanı ile görüştüğünü ifade ederek, "Dün akşam Irak Başkanı ile Neçirvan Barzani ve Mesut Barzani ile görüştük. Herkes ile yoğun bir trafik yaşıyoruz. Niye buradaki kardeşlerimizin istikrarı bizim için önemlidir. Bizim burada komşulara bakış açımızda değişen bir şey olmadı. Komşularımız ile olan somut bağlarımızın güçlenmesi için tabi ki atmamız gereken adımlar var. Bu adımların en önemlisi Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyidir. Bugüne kadar 17 ülke ile bu mekanizmayı işletmeye başladık. Bu kapsamda 1 Aralık'ta Putin geliyor bu kapsamda toplantı yapacağız" dedi.

DAİŞ'in (IŞİD) şu anda Irak'ın 3'te birini kontrol ettiğini, herkesin Kobani olaylarından dolayı DAİŞ'i duyduğunu ve ne yapmak istediğini öğrendiğini belirtti. Ancak sorunun sadece Kobani olmadığını belirten Bakan Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"DAİŞ'E DE, PYD'NİN SİLAHLI KOLU YPG'YE DE DESTEK VEREMEYİZ"


"Bugün Suriye'nin değer bölgelerini de DAİŞ parça parça kontrol ediyor. Şimdi Halep'e bakıyorsun bir taraftan DAİŞ, bir taraftan rejim saldırıyor.Orası bir düşme durumunda 3 milyon insanın tekrar ülkemize gelmesi ve sınırlarımıza dayanması demektir. Ama, biz bir taraftan sorunun ve kaynağının ne olduğunu ve neler yapılması gerektiğini açık bir şekilde 4 yıldır paylaşıyoruz. 4 yıl önce bizim söylediklerimize burun kıvıranlar, bugün Türkiye'nin tavsiyelerini dinlemedikleri için üzüntü duyduklarını söylüyorlar. Amerika da Avrupa ülkeleri de söylüyor. Sadece hava saldırıları ile bu terör örgütünün durdurulamadığını, durdurulamayacağını NATO'da da söyledik, Cidde'de, Paris'te, New York'ta da söyledik., Şimdi DAİŞ Kobani'ye tam anlamı ile giremedi, ama Kerkük'e saldırdı. Şimdi Kerkük'ü elde etmeye çalışıyor. Halep'e saldırıyor, stratejik noktalara saldırıyor. Bağdat'a yaklaştı. Peki böylesine bir terör örgütünü kapsamlı bir strateji olmadan nasıl durduracağız. Sadece hava saldırıları ile durduramadığımız gerçek. Peki durduramadığımız zaman ne olacak, Peki bugün DAİŞ'i durdurduk, bölgeye istikrarı ve güvenliği nasıl getireceğiz. Suriye'ye istikrarı nasıl getireceğiz. Esad iktidarda durduğu zaman Suriye'ye istikrar gelebilir mi? Bu işin köküne inmeden, kökünü kurutmadan, gerçek sebebini ortadan kaldırmadan bugün DAİŞ'i yok ederiz, yarın başka bir terör örgütü ortaya çıkar. Bugün herkes hem fikir DAİŞ, İslamı ve Müslümanlığı temsil etmez, insanlık ile ilgisi olamaz bunların. Suriye'yi bölmek için sadece Suriye'nin belli bir bölgesini kontrol etmek için, kimse destek vermemizi beklemesin. Yani DAİŞ'e de destek veremeyiz, PYD'nin silahlı kolu olan YPG'ye kimse destek vermemizi beklemesin. Çünkü PKK ile beraber hareket ediyorlar. Dolayısıyla biz burada Suriye'nin güveni ve istikrarı için her türlü adımı atıyorken, Suriye'yi bölmek için ya da sadece belli bir bölgesini kontrol etmek için çaba sarf etmek isteyenlere de destek vermemizi kimse beklemesin. Bunu çok açık ve net bir şekilde söylüyoruz."

İSRAİL İLE İLİŞKİLER


İsrail ile ilişkilere de değinen Bakan Çavuşoğlu, bu ülkenin sık sık ateşkesi bozduğunu söyledi. Son olarak Mescid-i Aksa'ya pervasızca saldırdığını hatıryatan Çavuşoğlu, "İsrail'in barış ve orada birlikte yaşama konusunda samimi yaklaşmadığını açıkça söylemek durumundayım. İsrail bu politikalardan vazgeçmesi lazımdır. Bizim ile ilişkilerini düzeltebilmesi için de İsrail'in özür diledikten sonra tazminat konusunu ve Gazze ve Filistin önündeki blokajların, kısıtlamaların ve ambargoların kalkması lazımdır. Bu engelleri kaldırmada kendisine yardımcı olacağımızı söyledik. Ama biz bu süreç devam ederken Gazze'li ve Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmıyoruz" diye konuştu.