X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AB ve Türkiye: Yeni fırsatlara doğru
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AB ve Türkiye: Yeni fırsatlara doğru

  • Giriş Tarihi: 8.12.2014
AB ve Türkiye: Yeni fırsatlara doğru
AB ve Türkiye: Yeni fırsatlara doğru

AB Komisyonu'nun yeni üyelerinden başkan yardımcısı ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikasından sorumlu Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Avrupa Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden sorumlu komisyon üyesi Johannes Hahn ve İnsani Yardım ve Kriz Yönetiminden sorumlu komisyon üyesi Christos Stylianides bugün Türkiye'ye geliyor. Üç yetkili SABAH için ortak bir makale kaleme aldı

Dünyada ekonomik ve siyasi çalkantılar, belirsizlik ve radikal değişimler yaşanırken, AB ile Türkiye arasındaki stratejik ilişkilerin genel seyrini gözden geçirmenin zamanıdır. Türkiye'yi ziyaret etmemizin nedeni budur. Neden şimdi?
Çünkü göreve yeni gelen bir Komisyon olarak, Türkiye ile ilişkilerimizi güçlendirmek, yeni kurulan Başbakan Davutoğlu hükümeti ile erkenden ilişki kurmak istiyoruz. Ayrıca, ortak çıkarlarımızın her zamandan daha bariz olması nedeniyle, AB ile Türkiye'nin yakın işbirliği içinde çalışmasının mantıklı olduğuna inanıyoruz.
Birlikte göğüslememiz gereken zorlukların başında bölgemizdeki güvenlik ve istikrara yönelik tehditler geliyor. Türkiye'nin bölgesindeki aktif politikaları ile AB'nin bölgesel ve küresel dış politikadaki rolünün biraraya gelmesi hepimize ciddi yarar sağlayabilir. Özellikle Ortadoğu'da, hepimizi ilgilendiren ciddi gelişmelerle başa çıkmak için daha fazla tutarlılık ve koordinasyona ihtiyacımız var. Ayrıca, Türkiye ile G 20 başkanlığının başından itibaren, yoksulluk, iklim değişikliği ve Ebola gibi küresel sorunlar konusunda da yakın çalışma içinde olmak istiyoruz.
Türkiye ile AB her zaman her konuda aynı fikirde değil. Bunu en başından kabul etmeliyiz.
Ancak, muazzam bir ortak zeminde buluşabildiğimiz inancındayız. Ekonomideki vazgeçilmez ortaklığımızla. AB, Türkiye'nin en büyük ticaret partneri ve yabancı yatırımlarının üçte ikisini sağlıyor. Türkiye, NATO'da AB ülkeleri ile yakın işbirliği içinde ve AB güvenlik misyonlarına en büyük dış katkıyı sağlayan ülkeler arasında. Halklararası ilişkilerimiz de giderek gelişiyor. Türk vatandaşlarına her yıl 600.000 AB vizesi veriliyor; vizeleri kaldırma yolunda müzakereleri de başlattık.
Ele almak istediğimiz konuların başında Türkiye'nin AB katılım müzakereleri geliyor. İki taraf da bunun ilişkilerimizin temeli olduğu konusunda hemfikir. Yeni Türk hükümeti de bunu ilk üç önceliğinden biri olarak tanımladı.
Gerekli şartlar Türkiye tarafından yerine getirildiğinde yeni müzakere başlıklarının açılması ve bu konuda gerekli desteğin sağlanması için çaba sarf etmeye hazırız.
AB Bakanı Volkan Bozkır'ın açıkladığı yeni AB Stratejisi ve Eylem Planı'nın Türkiye'nin AB normlarına yakınlaşmasına, yeni yasaların kabulu öncesi işbirliğimizin güçlendirilmesine ve hukukun üstünlüğü ve temel haklar konularındaki çekincelerin aşılmasına sağlayacağı katkı hakkında bilgilendirilmeyi diliyoruz. Konuyu muhalefet, sivil toplum ve iş çevreleriyle de görüşeceğiz.
İlişkilerimizinin tüm potansiyelini ortaya çıkarmak isteğindeyiz. İlişkimiz, Türkiye toplumunun zengin çeşitliliği ile uyumlu olmalı.
Bu ziyareti işbirliğimizin tüm boyutlarını gözden geçirmek, daha da güçlendirmek, dinamizm kazandırmak ve daha iyi sonuçlar elde etmek amacıyla kullanacağız.
Ekonomik ve ticari ilişkilerimizi, ekonomilerimizin boyutu, bütünleşme düzeyimiz ve ortak çıkarlarımız doğrultusunda geliştirme ve güçlendirme zamanı geldi. Gümrük Birliği ülkelerimiz ve yurttaşlarımızın refahını arttırmış olsa da artık eskidi ve dar kapsamı her iki tarafta sorunlar ve gerilimlere yol açtı.
Bu nedenle geçen yıl Dünya Bankası'ndan Gümrük Birliği'nin nasıl geliştirilebileceği konusunda bağımsız bir rapor hazırlamasını istedik. 2015, bu süreci ileriye taşıyacağımız, günümüze uygun ve Türkiye'nin 2023 yılı ekonomik hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacak bir Gümrük Birliği inşa edeceğimiz bir yıl olmalı.
Ziyaretimiz vesilesiyle Türkiye'nin güneydoğusuna giderek Suriye ve Irak'taki şiddetten kaçarak Türkiye'ye sığınan çok sayıdaki mültecinin ihtiyaçlarını yerinde inceleyeceğiz. Paha biçilmez çabaları için Türkiye'ye minnettarız. Suriye krizinde önde gelen donör olarak desteğimizi arttırmaya hazırız. Ziyaretimiz sırasında ek bir destek paketi açıklayacağız.
Hem siyasi bir mesaj hem de bağlarımızı güçlendirecek pratik fikirler getirecek olan ziyaretimizin iki yönlü düzenli üst düzey siyasi ziyaretler ve diyalog başlatılmasına vesile olmasını diliyoruz. Bunun hepimizin menfaatine olduğundan kimse şüphe duymamalıdır.