X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mehmet Ağar'a kötü haber
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'a kötü haber

  • Giriş Tarihi: 30.1.2015 14:18 Güncelleme Tarihi: 30.1.2015 16:29
Mehmet Ağar'a kötü haber
Mehmet Ağar'a kötü haber

'ın vareste tutulma kararı kaldırıldı.

1990'LI yıllarda işlenen cinayetlerle ilgili da, mahkeme sürpriz kararlara imza attı. Ankara 1. Ağr Ceza Mahkemesi, davanın bir numaralı sanığı 'ın duruşmalardan vareste tutulmasına ilişkin kararından geri döndü. Mahkeme, Ağar'ın bir sonraki duruşmada hazır edilmesi için çağrı kağıdı çıkarılmasına karar verirken, eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür'ün tanık olarak dinlenilmesine hükmetti. Kavgalı oldukları bilenen Ağar ve Eymür, mazeret bildirmedikleri takdirde aynı tarihte, aynı salonda bulunarak ifade verecek.

Özel Harekatçı polis Ayhan Çarkın'ın itirafları üzerine, 1990'lı yıllarda işlenen 19 fail meçhul cinayetle ilgili olarak, Mehmet Ağar, Korkut Eken ve İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 18 kişi hakkında açılan davaya Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Duruşmaya sanıklardan Alper Tekdemir ve Abbas Semih Sueri katılırken diğer sanıklar duruşmalardan vareste tutulduğu için katılmadılar. Duruşmada aralarında Nadire İçkale'nin de bulunduğu bazı isimler tanık olarak dinledi.

ANKARA BAROSU TERK ETTİ

Avukatların savunmalarının Mahkeme Başkanı Fatma Nilgün Kökçek tarafından sürekli kesilmesi tartışmalara neden oldu. Avukat Yusuf Alataş, mahkeme başkanını tavrını eleştirerek, yapılan yargılamaya güvenmediklerini belirterek, "Heyetin bu tavrı nedeniyle ayaklarımız bu duruşmaya gelmiyor. Adil bir yargılama istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Tartışmanın alevlenmesi üzerine mahkeme heyeti duruşmaya verdi. Verilen aranın ardından davayı Ankara Barosu adına izleyen Avukat Cemalettin Gürler, meslektaşlarının savunmasının kesilmesi eleştirerek, "Ankara Barosu olarak, mevcut hukuksuzluğa ortak olmamak için duruşmayı terk ediyoruz" dedi.

AĞAR BURADA OLMALI


Müşteki avukatları, "vareste tutulma" kararı nedeniyle davanın sanıklarının duruşmaya gelmediğini hatırlattı. Avukat Engin Gökoğlu, "Davanın bir numaralı sanığı Mehmet Ağar'ın burada bulunmadan yapılan yargılama anlamsızdır. Ağar burada olmalı" dedi. Avukat Sertaç Ekinci de "19 kişinin hayatını kaybettiği bir davada sanıkların buraya gelmemesinden hicap duyuyoruz. Ağar'ın buraya gelmediği bir yargılama adil yargılama olamaz" savunması yaptı.

ÇİLLER DİNLENSİN


Özel Harekatçi Polis Ercan Ersoy'un avukatı Hasan Ulvi Öztürk, "Binlerce Kürt kökenli vatandaşımız katledilmiştir bu devlet tarafından. Devletin eline kan bulaşmıştır. Dönemin başbakanı Tansu Çiller 'devlet için kurşun atan da yiyen de kahramandır' demiştir. Bu nedenle Tansu Çiller tanık olarak dinlensin" talebinde bulundu.

AĞAR İÇİN SÜRPRİZ KARAR


Mahkeme heyeti verilen aranın ardından kararlarını açıkladı. Mahkeme, daha önce verilen karar ile duruşmalardan vareste tutulan davanın bir numaralı sanığı eski bakanlardan Ağar'ın, "Katılan vekillerin çapraz sorgularının engellenmemesi açısından" bir sonraki duruşmaya hazır edilmesi için çağrı kağıdı çıkarılmasına karar verdi. Mahkeme, Eymür'ün de tanık olarak dinlenmesine hükmetti. Mahkemenin ara kararı doğrultusunda Ağar ve Eymür mazeret bildirilmediği takdirde 10 Nisan'da yapılacak duruşmada aynı salonda bulunacak.

20 YIL ÖNCEKİ FOTOĞLARDAN TEŞHİS EDİLECEK


Mahkeme, katılan vekillerin tanıklar Selahattin Us, Hüsnü Yılmaz, Serdar Özdemir'in suçu işleyenlere ilişkin görgüye dayalı bilgileri olduğu, bu nedenle bir kısım tanıkların beyanları doğrultusunda 3 adet robot resim düzenlendiği, bu robot resimler ile sanıkların 20 yıl önceki hallerine ilişkin resimlerin temin edilerek, tanıklara teşhis amacıyla gösterilmesine de hükmettti.

CANTÜRK'ÜN GÖRÜŞMELERİ ARAŞTIRILACAK


Mahkeme bir önceki duruşmada müdahil avukatların sanıklara yönelik, çapraz sorgu amaçlı sorularını yazılı olarak iletilmesine karar vermişti. Avukatlarının itirazı üzerine mahkeme bu kararından da vazgeçti. Mahkeme, maktüllerden Behçet Cantürk'ün kullandığı araç telefonun 14 Ocak 1994 tarihinde saat 18.00 ile 24 saatleri arasında kimlerle görüştüğünü PTT ve TİB'e sorulmasını da kararlaştırdı. Mahkeme bu kararında o tarihlerde TİB'in kurulmamasını da dikkate alarak, Cantürk'ün kullandığı telefonla yaptığı görüşmelerin nerden bulunacağı konusunda bilgi verilmesini istedi.