Türkiye'nin en iyi haber sitesi

‘9 Mart’ ölmedi kalbimizde yaşıyor!

Giriş Tarihi: 8.3.2015 22:20 Güncelleme Tarihi: 9.3.2015 05:17
‘9 Mart’ ölmedi kalbimizde yaşıyor!
9 Mart'ın darbeci kadrosu, ordunun en yüksek komuta kademesinde görev alanların önemli bir kısmıydı. En başta Kara Kuvvetleri Komutanı , ardından da Hava Kuvvetleri Komutanı . Hemen fark edileceği gibi, 9 Mart'ın ilham kaynağı elbette 27 Mayıs'tı. Fakat bu kez 27 Mayıs'tan çok önemli bir fark da vardı. Bu fark, darbenin genç subayların kendi başlarına yapacakları bir iş olmaktan çıkarılması ve ordunun emir-komuta zinciri içinde geçekleştirilmesiydi. Bu bakımdan darbede yüksek rütbeli komutanlar kilit önemdeydi.

FARUK GÜRLER'İN POZİSYONU

9 Mart'ın beyni sayılan isimlerden Celil Gürkan, muhtıradan sadece on beş yıl sonra, 1986 yılında yayınlanan '12 Mart'a Beş Kala' adlı anılarında; Gürler'in o dönemde Türk Silâhlı Kuvvetleri içinde "sahip bulunduğu popülarite"nin diğer komutanlarla karşılaştırıldığında, onlarla "oranlanamayacak ölçüde geniş" olduğunu belirtmektedir. Bu bakımdan Gürler'in cunta içinde yer alması çok önemliydi. Gürkan, onun hakkında şunları yazacaktır:

"Hemen hemen bütün yayınları izler, aydın ve ilerici bir kişiliğe sahipti. Bu arada, laiklik ilkesine büyük önem verir; devletçiliğe inanırdı. Yasakçı değil; özgürlükçü idi. Özgürlükten yana idi. Çeşitli vesilelerle Doğan Avcıoğlu'nun kitabının [Türkiye'nin Düzeni] 'baş ucu kitabı' olarak daima el altında olduğunu söylemekten geri durmazdı." Gerçekten de, Gürler'in daha o zaman Avcıoğlu'nun bu ünlü kitabı için; yanındaki kurmay subaylara dönerek, 'bu kitabı okumamış olan kurmayı eksik sayarım' dediğini ben bile duymuştum!

Gürkan, Gürler'in nasıl olup da, nda ve sonrasında, 'karşı cephe'de gönüllü olarak yer aldığını görünce sadece şaşıracaktır! Bunu anılarında yer alan pek çok satırda görebiliyoruz. Onun gerçek görüşünü anlayamamış olmalarını ise; birkaç nedene bağlamaktadır. Şöyle yazıyor: "Belki çekingendi." "İki arada bir derede idi." Tutumu "ikircikli"ydi. Ama ondan vazgeçmeleri de mümkün değildi; çünkü, "o günkü koşullarda içimizde ve başımızda olan Gürler gibi popüler bir Kara Kuvvetleri Komutanı'nı devre dışı bırakmak kolay değildi. Kaldı ki, iyi niyetimiz de buna engeldi." Herhalde Gürkan, 12 Mart muhtırasından hemen sonra ordudan emekli edildiğinde, 'cehenneme giden yolun iyi niyet taşlarıyla döşenmiş olduğu"nu hatırlamıştır!
ARKADAŞINA GÖNDER
‘9 Mart’ ölmedi kalbimizde yaşıyor!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz