Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Christos Teazis: Nehir tersine akmaz, Başkanlık kaçınılmaz

Giriş Tarihi: 16.3.2015 02:13 Güncelleme Tarihi: 16.3.2015 06:17
Christos Teazis: Nehir tersine akmaz, Başkanlık kaçınılmaz

’nin oluşumunu hem bir kopuş, hem tarihsel bir devamlılık içinde inceleyen “İkincilerin Cumhuriyeti: Adalet ve Kalkınma Partisi” adlı kitabın yazarı Christos Teazis. Kitap, aslında 1999’dan beri Türkiye’de yaşayan ve akıcı bir Türkçeyle konuşan Yunanistanlı akademisyenin 2009’da tamamladığı doktora tezi. Yüksek lisansını da MHP üzerine yapan Teazis bugünün Türkiye'sine ve siyasetine dair son derece çarpıcı ve özgün gözlemler yapıyor. AK Parti’nin varlığının ve kendi içindeki dönüşümünün Türkiye’de devletin ve toplumun değişimiyle arz ettiği paralelliği sarih biçimde ifade ediyor.

AK PARTİ ÜZERİNE DOKTORA TEZİ HAZIRLAYAN HRİSTOS TEAZİS: TÜRKİYE İKİ PARTİLİ SİSTEME GİDİYOR

'nin oluşumunu hem bir kopuş, hem tarihsel bir devamlılık içinde inceleyen "İkincilerin Cumhuriyeti: Adalet ve Kalkınma Partisi" adlı kitabın yazarı Christos Teazis. Kitap, aslında 1999'dan beri Türkiye'de yaşayan ve akıcı bir Türkçeyle konuşan Yunanistanlı akademisyenin 2009'da tamamladığı doktora tezi. Yüksek lisansını da MHP üzerine yapan Teazis bugünün Türkiye'sine ve siyasetine dair son derece çarpıcı ve özgün gözlemler yapıyor. AK Parti'nin varlığının ve kendi içindeki dönüşümünün Türkiye'de devletin ve toplumun değişimiyle arz ettiği paralelliği sarih biçimde ifade ediyor.

Syriza'nın Yunanistan'daki seçim başarısı üzerine Türkiye'deki sol kesimlerin ve CHP'nin heyecana kapılmasını ise anlamakta zorluk çekerken, CHP'nin sol dediğinin Kemalizm, AK Parti'nin icraatlarının ise sol bir partinin icraatları olduğunu söylüyor. 2011'den beri Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde öğretim görevlisi olarak dersler veren Teazis İngilizce ve Türkçe dışında, Osmanlıca ve Farsça da biliyor.

Yüksek lisans tezinizi MHP, doktoranızı AK Parti üzerine yaptınız. Önce şunu sorayım; Türkiye siyasetini ve partileri çalışmak nereden geldi aklınıza?

Aslında Türkiye'ye gelmeden önce de Türk siyaseti benim için merak konusuydu. Siyasal'a başladığım zaman, danışmanım rahmetli Yavuz Sabuncu ''niye partileri çalışmıyorsun?'' diye sordu. Böylece başladım...

Doktora tezinizin konusu Adalet ve Kalkınma Partisi. Önermeniz neydi?

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kökenleri nereye gidiyor dendiğinde şöyle genel bir varsayım vardı: Adnan Menderes, Turgut Özal, Recep Tayyip Erdoğan. Ben de araştırmama bu sıralamayla başladım. Fakat bu varsayım bir yerde tıkandı. Adalet ve Kalkınma Parti'sinin bu kadar güçlü olmasını, her seçimde biraz daha güçlenmesini Menderes, Özal sıralamasıyla açıklayamadım. Şunu fark ettim: Adnan Menderes CHP'den çıkan biridir. Bir eleştiri yapmış olsa da Cumhuriyetin kurucu felsefesine karşı çıkamazdı, özüne karşı değildi. Mesela Atatürk'ü koruma kanunu çıkartan oydu. Sonra Erdoğan'ın 23 Nisan 2004'te yaptığı bir konuşmayı okudum. Diyor ki, ilk Meclis'ten aldığımız irade ve ruhla, demokrasinin çağdaş ve evrensel değerlerini savunmaya devam edeceğiz. Bu mukaddes emaneti layıkıyla koruyarak gelecek kuşaklara taşıyacağız. Dünya durdukça o ilk İstiklal Meclis'nin ruhunu içimizde yaşatacağız . Niye böyle dedi diye 1920'lere döndüm baktım ve orada AK Parti'nin asıl kökenleri sayılacak yapıyı buldum: İkinci Grup.

ARKADAŞINA GÖNDER
Christos Teazis: Nehir tersine akmaz, Başkanlık kaçınılmaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz