X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tv programı da ‘Cabas’ı...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tv programı da ‘Cabas’ı...

  • Giriş Tarihi: 10.4.2015 09:13 Güncelleme Tarihi: 10.4.2015 10:31
Tv programı da ‘Cabas’ı...
Tv programı da ‘Cabas’ı...

DHKP-C'li teröristlerin İstanbul Adliyesi'nde Savcı Mehmet Selim Kiraz'ı rehin almasına destek veren gazeteci Mirgün Cabas ile Savcı Sayan arasında canlı yayında gerginlik yaşandı. Yeniakit yazarı Ersoy Dede o tartışmayı kaleme aldı.

CnnTürk'ün ekran yüzü Mirgün Cabas'ın duygularıyla mesleği arasında verdiği savaş, iletişim tarihine geçecek türden bir örnek. İzlemeyenler için kısa bir hatırlatma.. İzmir adayları ile ilgili bir program yapıyor Mirgün Cabas.. Ankara stüdyosunda da, CHP'den Ak Parti'ye geçen İzmir milletvekili adayı Savcı Sayan var.. İstihza ile yapılan başlangıç Savcı Sayan'ın hoşuna gitmiyor. Peşinden 'partiden ihraç edildiniz' türü bir yanlış bilgi ve 'böylesine keskin bir dönüş' türü bir ithamın ardından söyleşi zemini tamamen ortadan kalkmış oluyor.

ONLARA DA AYIP ETMİŞ

Bu söz ve ithamlar, söyleşinin içinde yer alamaz mı?.. Elbette alabilir.. 'CHP'den neden ayrıldınız?' sorusu böyle bir sorudur şüphesiz.. Ya da 'neden Ak Parti'ye geçtiniz?' sorusu böyle bir sorudur.. İtham yahut suçlama yapmaksızın.. İlhan Kesici'ye, Faik Tunay'a, Mehmet Haberal'a, Sinan Aygün'e, Mehmet Bekaroğlu'na ve daha pek çok isme; 'CHP'ye geçişiniz keskin bir dönüş' demişse eğer vaktiyle Mirgün Cabas, onlara da ayıp etmiş demektir.. Yeniden Savcı Sayan mülakatına dönecek olursak.. Sayan, açılışta kendisine yöneltilen iki 'soru kılıklı istihza'nın ardından, orada neden bulunduğunu fark etti ve bunu da haklı olarak izleyiciyle paylaştı.. "… siz bu yayın grubu olarak bugüne kadar Türkiye'nin birliği beraberliği için hiçbir çaba sarf etmediniz ki. Ne zaman nifak sokmak için işinize bir şey geliyorsa onu değerlendiriyorsunuz. Beni de onun için çağırmışsınız. Ama ben o çağırdığınız insanlardan değilim. Ben gelirken bile Aydın Doğan Grubu'nun beni çok sevdiğinden çağırmadığını biliyordum…." Bu saptaması ise Mirgün Cabas'ın içinde gizlenen Ak Parti düşmanlığını uyandırmaya yetti.. Az evvel hakkında bilgi almak üzere davet ettiğini zannettiğimiz konuğu hakkında meğer bir fikri varmış Cabas'ın.. "….Nifak çıkartacak bir ağırlığınız yok endişe etmeyin. Yanaştığınız partiniz için o kadar makbul biri olsaydınız yedinci sırada aday gösterilmezdiniz…"

7. SIRADAKİLER MAKBUL OLMUYOR MU?

Daha evvel mensubu bulunmadığı partide siyaset yapanlar için Mirgün Cabas'ın kullandığı ifade bu mu?.. O vakit (daha evvel üyeliği olmadığını bildiğimiz) Gazeteci – Yazar, Hürriyet Gazetesi'nin genel yayın yönetmenliğini yapmış olan meslekten abisi Enis Berberoğlu, makbul biri değil midir ki 'yanaştığı parti' olan CHP, kendisini 7. sıradan aday yapmıştır?.. Elbette aralarında Berberoğlu'nun da olduğu hiçbir 7. sıra ve daha altı aday, makbul olmadıkları için değil pek çok farklı denge gözetilerek o sıralarda aday yapılmıştır.. Üst sıradaki daha makbuldür, alt sıralardakiler makbul değildir gibi bir önerme, 20 küsûr yıldır gazetecilikten tanıdığımız Cabas için, duygularıyla hareket ettiği ve tamamen hakaret kastı ile konuştuğunun kanıtıdır..

SES KESME OPERASYONU

Arz edeyim.. Şahsen ben de Savcı Sayan'ı seven bir adam değilim.. Kimse kimseyi de sevmek zorunda değil… Sayan da belki beni sevmez, bilemem.. Ama ortada çok ciddi bir durum var.. Dövmek üzere konuk çağıracaksın, diş geçiremeyince de "ya sesini kesersin, ya da seni yayından alırım" diyerek tehdit edeceksin.. Bu iş o kadar ucuzlamadı daha.. Hatırlayın Faşist Gezi Kalkışması'na uluslararası alanda medya propaganda desteği veren CNN International da bugünkü Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Prof.Dr. İbrahim Kalın'a aynı numarayı çekmeye çalışmıştı.. Baş provokatör Chistiane Amanpour, Kalın'a "İstanbul polisi yasal göstericilerle sorun çıkaranları nasıl ayırt edecek?" sorusunu yöneltmişti. İbrahim Kalın da; "Ellerinde sopalar ve molotofkokteyleri olan bir grubun Beyaz Saray'a yürüdüklerini ve bunların saldırmasına izin verildiğini düşünebiliyor musunuz?" diye sormuştu.. Ne cevap verdi Amanpour, hatırlıyor musunuz?.. "… Şov bitti Mr.Kliiiin Üzgünüm…" Demek ki böyle işine gelmediği zaman; "ya sesini kesersin, ya da seni yayından alırım", kurumsal bir politika.. Atlanta'da da aynı Bağcılar'da da..



Son not.. Makbullük üzerine söz sırası Savcı Sayan'a geldiğinde, elbette Mirgün Cabas'ın o utanç twitter mesajını hatırlattı.. Hatırlatacaktı da.. Eğer utanıyorsan o sözden, çıkmayacaksın insan içine.. Kalın sağlıcakla...

Ersoy DEDE / Yeniakit