"Hani silahtan medet ummayacaktınız"

Giriş Tarihi: 12.4.2015 09:23 Güncelleme Tarihi: 19.11.2015 16:53
Hani silahtan medet ummayacaktınız

Ağrı’da ’nın desteklediği adayları seçmene dayatmak için Bahar şenliklerine katılan PKK’lı teröristler, önlem alan askeri birliklere saldırması ve 4 askerimizi yaralamasının yankıları sürüyor. Yıllardır barış konusunda yaptığı çalışmalarla adını duyuran AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner saldırı hakkında Sabah.com.tr’ye önemli açıklamalarda bulundu.

İŞTE O AÇIKLAMADAN BAZI BAŞLIKLAR

SALDIRI KANDİL'İN GERÇEK NİYETİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR

Kandil'in Ağrı'daki silah konuşturması, çözüm sürecine yönelik bir sabotaj girişimidir. Kandil gerçek niyetini ortaya koymuş bulunmaktadır. İmralı'daki Öcalan'ın silah bırak çağrısına sözde olumlu yanıt verdiğini açıklayan Kandil'deki savaş baronları, gerçekte Öcalan'ın çağrısına karşı olduklarını bu vesileyle ortaya koymuş oldular. ise çözüm sürecine kurşun sıkan ve Öcalan'ı boşa çıkartarak tehlikeli bir çatışma oyunu başlatan Kandil'e tek ses etmeyerek gerçekte Kandil'in silahlarından medet umman bir parti olduğunu göstermiş oldu.

HDP'NİN TÜRKİYELİLİK İDDİASI DA KÜRTLÜK İDDİASI DA İÇİ BOŞ!

Kandil, çözüm istemiyor. Özellikle de AK Parti eliyle çözüm gerçekleştirilsin istemiyor. Çünkü Kandil'in iplerini elinde tutan güç odakları 'yı AK Parti hükümetiyle savaşan bir güç olarak tutmak istiyor. Kandil de o üst aklın küresel ve bölgesel aktörlerini memnun etmek için üstüne düşeni yapıyor. HDP'nin Türkiyelilik iddiası da, Kürtlük iddiası bomboş bir içeriğe sahip. HDP asla Kandil'in silahları olmadan siyaseten ayakta duramaz. HDP her seçimde Kandil'in silahları üzerinden devşirdiği haram oylarla boyundan büyük laflar etmekte ve en kötüsü de Kandil'in silahları üzerinden Kürt halkı üzerinde bir korku imparatorluğu oluşturarak kendini siyaseten bir dev gibi göstermeye çalışıyor.

KÜRTLERİN SİYASİ TERCİHLERİNİ SİLAHLA BASTIRIYORLAR

Kürtlerin siyasi tercihlerini silahla sindiren ve Kürtler üzerinde silahlı bir baskı rejimi kurmaya çalışan Kandil'in siyasi aparatı olan bir partinin Öcalan'ın "silah bırakın!" çağrısını boşa çıkartan Kandil'e laf söylemek yerine AK Parti hükümetini ve TSK'yı suçlar bir dil kullanması manidardır. Bir siyasal parti düşününüz ki terörden/silahtan medet umuyor ve silah yoluyla adına hareket ettiğini söylediği Kürt halkı üzerinde bir baskı mekanizması oluşturmaya çalışıyor ve sonra da kalkıp "demokrasi" ve "barış" diyor, "Türkiyelilik" iddiasında bulunuyor, "Kürtlük" üzerinden siyaset yapıyor, e pes vallahi!...

HDP TÜRKİYE'NİN DEĞİL KANDİL'İN PARTİSİDİR

HDP ne Türkiye partisi olabilir, ne de Kürt davasını güden bir parti… HDP hala silahı bir siyasal sonuç devşirme aracı olarak gören Kandil'in partisi olduğunu göstermekle Türkiyelilik iddiasını boşa çıkarttığı gibi, Kürtler üzerinden silahlı baskı rejimi oluşturma yönüne gittiği için de Kürtlük vadisinde yeri olmayan bir parti olduğunu apaçık ortaya koymuştur.

HDP KANDİL'İN SİLAHLARI OLMADAN SEÇİME GİREMEZ

HDP seçime Kandil'in silahları olmadan giremez. HDP silahların olmadığı özgür bir seçim ortamından korkar. Çünkü Kürt halkının asıl özgürlüğü ve refahı için çalışan AK Parti'ye Kürtlerin daha fazla teveccüh göstereceğini bilir. O yüzden Kandil şu mesajı vermek istiyor: "Çözüm süreci var diye silahlarımızı bıraktığımızı sanmayın. Biz silahlarımızla buradayız ve HDP yerine AK Parti'ye oy verirseniz hakkınızdan geliriz." Evet, HDP'nin Kandil'in silahları üzerinden Kürtlere yönelttiği bu tehdit, ne demokratik siyasetle bağdaşır, ne de Kürtlük iddiasıyla… Kürtleri silahla tehdit eden ve boyunduruk altına altına almaya çalışan HDP'nin Kürtlerin yararına çalışan bir Kürt partisi olduğunu iddia etmek, tıpkı Türkiyelilik iddiası gibi kocaman bir yalandan ibarettir.

BARAJI GEÇEMEYECEĞİNİ ANLAYINCA KANDİL'İ DEVREYE SOKTU

Takke düşmüş kel görünmüştür… Görünen o ki HDP'nin barajı aşamayacağı görüldüğü için Kandil silahlarını tekrar devreye sokma ihtiyacı duymuştur. HDP Eşbaşkanının demokratik siyaseti ve çözüm sürecini zehirleyen Kandil'in silah siyasetine karşı çıkma yerine Genel kurmayı AK Parti'nin ordusu gibi davranmakla suçlaması yavuz hırsız misaline çok benziyor.

TSK AK PARTİ'NİN ORDUSU DEĞİLDİR, HÜKÜMETİN EMRİNDEDİR

TSK AK Parti'nin ordusu değildir, ama o eşbaşkan bilsin ki TSK AK Parti hükümetinin emrindeki bir ordudur. Demokrasilerde ordu hükümetin emrinde olur. O eşbaşkanın demokrasi anlayışı bu kadar işte… Ayrıca kırsal ve dağlık kesimde millete korka salmak amacıyla Kandil'in silahlı unsurlarının dolaşıyor olması da hiçbir şekilde kabul edilemez. Çözüm sürecinin ruhuyla bağdaşmayan bu tavrı HDP'nin onaylıyor olması demokratik siyaset açısından zinhar kabul edilemez. TSK kendisine saldıran silahlı unsurlara karşı gerekeni yapmıştır.

HALK HDP'YE DERSİNİ SANDİKTA VERECEK!

HDP ateşle oynuyor. O ateş en başta kendisini yakar. HDP Kürtlerin kanı üzerinden kendine iktidar arayan ve en fenası da varlık nedenini çözüm sürecinin mimarı olan AK Parti'yi iktidardan düşürmeye endeksleyen bir partiye dönüşmüş durumda. HDP'nin iplerini elinde tutanlar, Kürtlerin kanı üzerinden tehlikeli bir oyun sergiliyorlar ve ne yazık ki HDP bu oyunun sadece figüranlığını yapıyor. Türkiye Kürtlerinin bu seçimde HDP'ye hakettiği dersi sandıkta vermesi gerekiyor. Bu HDP'den Kürtlere sadece zarar gelir.

Hani silahlı mücadele dönemi bitti diyorsunuz. Hani silah yerine siyasi mücadele diyordunuz. Yalancının mumu buraya kadar…

İsa Tatlıcan - Sabah.com.tr

ARKADAŞINA GÖNDER
"Hani silahtan medet ummayacaktınız"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz