X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan'dan 1915 mesajı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan'dan 1915 mesajı

  • Giriş Tarihi: 20.4.2015 19:39 Güncelleme Tarihi: 20.4.2015 20:39
Başbakan'dan 1915 mesajı
Başbakan'dan 1915 mesajı

Başbakan Ahmet Davutoğlu imzasıyla, Başbakanlık resmi sitesinden bir açıklama yayınlandı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış döneminde hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında, asırlardır barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşamış farklı etnik ve dini kökenden pek çok Osmanlı vatandaşının hafızalarda derin izler bırakan büyük acılar yaşadığını belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Birinci Dünya Savaşı koşullarında bu acıları yaşayan, farklı etnik ve dini kökene mensup milletlerin torunları olarak yaşananları anlıyor, hayatını kaybeden masum Osmanlı Ermenilerini saygıyla anıyor, torunlarına taziyelerimizi sunuyoruz. Osmanlı Ermenilerinin hatırasına ve Ermeni kültürel mirasına sahip çıkmak Türkiye için tarihi ve insani bir görevdir. Bu anlayışla, bu yıl 24 Nisan günü Ermeni Patrikhanesince düzenlenecek dini bir törenle, Osmanlı Ermenileri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de anılacaktır."

"AYRIM GÖZETMEDEN HAYATINI KAYBEDENLERİ SAYGIYLA HATIRLIYORUZ"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl Başbakanlığı döneminde yayınladığı mesajında belirttiği gibi "Türkiye ve Ermenistan'ın, birlikte, kendilerine yakışır bir törenle" Osmanlı Ermenilerini anmalarının çok daha anlamlı olacağını vurgulayan Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Tarih siyasete alet edilmediğinde, bu olgun ve erdemli duruşun gerçekleştirileceğine inanıyoruz. Kadim Anadolu medeniyeti tarihimize sahip çıkmayı, sevincimizi ve acımızı birlikte anmayı, yaralarımızı birlikte sarmayı ve geleceğe birlikte bakmayı öğretmiştir. Hrant Dink'in ölüm yıl dönümü vesilesiyle 20 Ocak 2015'te yayınladığım mesajda ifade ettiğim üzere 'iki kadim halkın birbirini anlama ve birlikte geleceğe bakma olgunluğuna ulaşmaları mümkündür.' Bugün de tarihi sorumluluğumuzun ve insani görevimizin bir gereği olarak, acılar arasında ayırım gözetmeden yüzyıl önce yaşanan olaylarda hayatını kaybedenleri saygıyla hatırlıyoruz. Öte yandan, acılarımızın hafiflemesi için hayatını kaybedenleri hatırlamak kadar, geçmişle dürüstçe yüzleşmenin de önemli olduğuna inanıyoruz. Birinci Dünya Savaşı'nda yaşananların nedenlerini ve sorumlularını tespit etmek mümkündür. Ne var ki, her şeyi tek bir kelimeye indirgeyerek, sorumluluğu genellemeler yoluyla sadece Türk milletine yüklemek, hatta bunu bir nefret söylemiyle birleştirmek vicdanen de hukuken de sorunludur."

"HAKİKATE ULAŞMAK İÇİN ADİL HAFIZA YETERLİDİR"


Davutoğlu, yüzyıl önce Türk ve Müslüman Osmanlı vatandaşlarının maruz kaldığı sürgün ve katliamların derin izlerinin bugün de hafızalarda olduğunu belirterek, "Bu gerçeği görmezden gelmek, acılar arasında ayırım gözetmek, tarihi bakımdan yanlış olduğu kadar vicdanen de kabul edilemez. Nitekim geride bıraktığımız yıllar, çatışan hafızaların birbirine dayatılmasının sonuç getirmeyeceğini göstermiştir. Bu çerçevede, tüm Osmanlı vatandaşlarının hafızasına ve vicdanına saygı gösterilmesi, seslerine kulak verilmesi gerekmektedir. Hakikate ulaşmak için adil hafıza, duygudaşlık, saygılı bir dil, makul ve nesnel bakış yeterlidir. Türkiye, tüm görüşlerin serbestçe dillendirilip, özgürce tartışılabildiği, her türlü belge ve bilginin soruşturulabildiği bir ortam sağlayarak, ortak geleceği inşa etme hedefi doğrultusunda önemli pozitif adımlar atmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.


"TÜRKİYE DOSTLUK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPMAYA DEVAM EDECEK"


Yüzyıl önce sevinç ve hüzünde aynı kaderi paylaşmış iki halkın torunları olarak kendilerine düşen ortak sorumluluğun, yüzyılın yaralarını sarıp, insani bağları yeniden tesis etmek olduğunun altını çizen Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye, bu sorumluluğa kayıtsız kalmayacak, dostluk ve barış için elinden geleni yapmaya devam edecektir. Bütün üçüncü taraflara da tarihi yaraları deşmek yerine, adil hafızaya ve ortak barışçıl geleceğe dayalı bir tutum benimsenmesi çağrısında bulunuyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, 1915 yılında, tehcir sırasında hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerini bir kez daha saygıyla anıyor, çocuklarının ve torunlarının acılarını paylaşıyoruz."