X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ermeni sanatçılardan ''ortak kader'' vurgusu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

sanatçılardan ''ortak kader'' vurgusu

  • Giriş Tarihi: 21.4.2015 10:31
Ermeni sanatçılardan ''ortak kader'' vurgusu
Ermeni sanatçılardan ''ortak kader'' vurgusu

Türk vatandaşı sanatçılar, 24 Nisan öncesinde ''ortak kader paylaşımı'' çağrısı yaptı.

Türk vatandaşı sanatçılar, 24 Nisan öncesinde ''ortak kader paylaşımı'' çağrısı yaptı.

AA muhabirine açıklama yapan fotoğraf sanatçısı Aral Güler, geçmiş olayları unutmakta fayda olduğunu belirtti.

Yeni bir çağdan geçildiğini, 21'inci asırda artık böyle şeylerle insanların birbirini kırmaması gerektiğini dile getiren Güler ''İnsanların birbirinin sevmesi, anlaması ve hürmet etmesi lazım. Düşmanlık tohumları iyi bir şey değildir ve hiç bir zamanda olmadı'' dedi.

Kadim halklar olan Ermeni ve Türklerin bütün olduğunu vurgulayan Güler, ''Hepsinin adı Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bu memlekette yaşayanlar, kökenleri ne olursa olsun Türk'tür. Türkiye vatanlarıdır'' ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin olaylarının tarihçiler tarafından araştırılmasını önerisine ise Güler, ''Özgür tarihçiler hakikatı yazarlar. Çünkü hakikatın dışına çıkamazlar'' diye konuştu.

21 YIL SONRA MEMLEKETİ DİYARBAKIR'A YERLEŞTİ

ABD'nin Los Angelas kentinde 21 yıl yaşadıktan sonra iki yıl önce Türkiye'ye kesin dönüş yapan ve memleketi Diyarbakır'a yerleşen udi Yervant Bostancı ise sanat yaşamı boyunca şarkılarını bu toprakların sesi olan Ermenice, Kürtçe ve Türkçe olarak seslendirdiğini belirtti.

Yüzyıllardır bu kadim vatanda birlikte omuz omuza yaşayan, komşuluk yapan, acılara birlikte ağlayan, sevinçlere birlikte gülen halkların dilleriyle sesini sevenlerine ulaştırdığını belirten Bostancı, bunun bir anlamının olduğunu kaydetti.

Bostancı, sanat yaşamı boyunca ayrıştırıcı olmaktansa her zaman birleştirici olduğunu kaydederek, hiçbir zaman insanları etnik, dil, din kökeni birbirinden ayırmadan, bir sanatçı nasıl olması gerekiyorsa öyle olduğunu, halkların kardeşliği ve insanların dostluğu için çalıştığını söyledi.

Tarihte bazı olayların yaşandığını, hiçbir şey olmamış gibi davranılmaması gerektiğinin altını çizen Bostancı, ''Bunlar 100 yıl önce yaşandı' diyerek üstünü örtmekte yanlıştır. 1915'te tüm akrabalarını kaybetmiş bir nene ve dedeyle büyüdüm. 'Hiçbir şey yaşanmadı' diye bakamayız. Her dinden, ırktan komşularımız vardı. Canımdan çok sevdiğim Türk dostlarım oldu, halen de var. Ancak bu yaşananları ve tüm acıları birlik olarak sarmaya çalışmalıyız'' dedi.

TÜRKÜ, ERMENİSİ, KÜRDÜ AYNI NEFESİ ALIYORUZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl Başbakanlığı döneminde 1915 olaylarına ilişkin yayımladığı mesajın önemine değinen Bostancı, ''Bir ülkenin Cumhurbaşkanının böyle içten bir konuşma yapması Ermeni halkının yüreğine su serpmişti.Ermeni halkına başsağlığı dilemişti. Önemli bir adımdı'' dedi.

1915 olaylarıyla ilgili Türkiye Ermenileri ile diaspora Ermenilerinin farklı tutumu içerisinde olduğunu söyleyen Bostancı, şunları kaydetti.

''Dışarıdakilerin ne söylediği beni ilgilendirmez. Türkiye Cumhuriyeti olarak içimizdeki gönülleri hoş etmemiz lazım. Dışarıdakilerle bu işi çözemeyiz. Biz bu yarayı kendi içimizde çözmeliyiz. Benim Mehmedim, Kirgorum, Ayşem, Agoum bu topraklarda. Türkü, Ermenisi, Kürdü aynı nefesi alıyoruz. Onlarla aynı kaderi paylaşıyoruz. Yüzyıllara dayanan derin dostluğumuz var. Gerekirse birlikte ağlamışız, beraber savaşmışız, beraber bir lokma ekmeği paylaşmışız.''

Bostancı, iki ülke arasındaki bu durumun çözüme kavuşması için eli kalem tutan, okuyan herkesin daha duyarlı davranarak iki toplumun birleştiriciliği üzerinden mesajlar vermesi gerektiğini dile getirdi.

Müzisyen Garo Mafyan da 1915 olaylarının tarihçiler tarafından araştırılması gerektiğini belirterek ''Tarihin araştırılması ne benim işim ne başkasınız işi'' dedi.

Papa Franciscus'un 1915 olaylarına ilişkin sözlerine de değinen Mafyan, ''Papa Katolik aleminin lideridir, Hristiyan dünyasının değil. Herkes bir şey söyler. Papa'nın sözleri onu bağlar'' diye konuştu.

Mafyan, bir sanatçı olarak bu topraklarda her zaman ortak yaşam vurgusunu yaptığını anlattı.