X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir savaş dört mektup
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir savaş dört mektup

  • Giriş Tarihi: 25.4.2015
Bir savaş dört mektup
Bir savaş dört mektup

'Tekçam taarruzunda olmamam büyük şans'

Osmanlı tarihinin Birinci Dünya Savaşı'ndaki en büyük zaferi olarak görülen ve 9 ay süren savaşta binlerce Osmanlı, İngiliz, Fransız, Hintli, Avustralya ve Yeni Zelanda askeri hayatını kaybetti. Kanlı çarpışmalardan geriye ise mektuplarda kaldı. İşgalci güçlerin saflarında savaşan Lance isimli bir asker 12 Nisan 1915'te annesine şu mektubu yazdı: "Bana göre, yarımadada pek çok şey yaşanmasına rağmen, bugüne kadar üç çok önemli olay oldu... Birincisi, tarihin uzun yıllar unutamayacağı çıkarma harekatı. ... İkincisi ise, geçtiğimiz 11 Mayıs'ta binlerce Türk'ün bizim hatlarımıza yaptığı karşı taarruzdu. Çıkarma harekatından bu yana üzerimize böylesine çok sayıda geldikleri ilk ve tek andı. Üçüncüsü ise 6. Takviye kuvvetimizin planladığı ve çok ağır kayıplar verdiği Tekçam taarruzuydu. Belki de bu harekata katılmadığım için çok şanslıyım..."

'Türklerle aramızdaki mesafe 18 metreydi'

Genelkurmay yayınları arasından çıkan "Çanakkale Muharebelerinin Esirleri/İfadeler ve Mektuplar" isimli eserde "B. Jamie" isimli asker, 13 Ekim 1915'te Anzak koyunda "Sevgili Eric" diye başladığı mektubunda savaşı şöyle anlatıyordu: "Senin sık sık savaşta olmanın daha doğrusu muharebede bulunmanın nasıl bir şey olduğunu merak ettiğini düşünüyorum. Gerçeği söylemek gerekirse Avustralya'da evde olmaya hiç benzemiyor. Pat pat pat diye her yerde makineliler çalışıyor, büyük top mermileri havayı acı, ince ve korkunç bir çığlık atarak yarıyor, büyük bir gürültü ile yere iniyor, toprağı parçalayıp kocaman çukurlar açıyor. Siperdeki Türklerle aramızdaki mesafe bazı yerlerde 18 metre kadar. Onlar da bizimle aynı şeyleri yapıyorlar. Bütün gün biz onlara onlar da bize bakıyor..."

Komutandan fedakâr dört askerine övgü

Milli Savunma Bakanlığı'nın "Cepheden Mektuplar" isimli kitabında, 24 Temmuz 1915'te bir bölük komutanın 4 askeriyle ilgili şu mektubu yazıyor: "... yüzlerce topun soğuk namlusundan müthiş seslerle çıkan mermilere asabiyetle yumruklarını sıkan askerin, düşman üzerine atılmak için dört gözle bekletilen ileri hareketin emrini aldı. Yol üzerinde düşman mermisinden ateş alan bir sandık cephane, yolu bütün bütün kapamış, dini, vatanı için çırpınan bu Türk kalpleri, civardan tedarik ettiği kum torbalarını omuzlayarak yanan sandık üzerine hemen dördü birden atıldı. Bu dört askerin cesareti ve fedakarlığı sayesinde İlderesi yolu açıldı..."

'Bir haftadır ölüleri gömüyorlar'

4. Müfreze 6. Bölük'ten mektubun sonuna adını yazmayan bir asker, 15 Kasım 1915 tarihli mektubunda şöyle diyor: "Sevgili Babacığım... Bir süreden beri Limni'deki hastanedeydim. Ateş hattına yeni döndüm. Dizanteri yüzünden çok zor günler geçirdim. Savaşın bitmesini istiyorum. Artık canıma yetti. 1. Tugay'ın Tekçam mevkisine yaptığı taarruzu okumuşsundur. Ben de o taarruzda yer aldım. Daha fazlasını görmek istemiyorum. Türk siperlerine ulaştığımızda her şeyin ve hepsinin deniz topçu atışıyla paramparça edildiğini, Türklerin orada burada üçerli dörderli üst üste yığıldığını gördüm. Burada bir Connaught Taburu var. Bir haftadır ölüleri gömüyorlar."