X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yargıda, uzaktan kumanda olmaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yargıda, uzaktan kumanda olmaz

  • Giriş Tarihi: 28.4.2015
Yargıda, uzaktan kumanda olmaz
Yargıda, uzaktan kumanda olmaz

Vesayeti yargıdaki en büyük tehlikelerden biri olarak tanımlayan Anayasa Mahkemesi'nin yeni Başkanı Zühtü Arslan, "Uzaktan kumandalı bir yargı da, yargıç da olmaz" dedi

Anayasa Mahkemesi'nin yeni Başkanı Zühtü Arslan, mahkemenin kuruluş yıldönümünde isim vermeden paralel yapıya göndermeler yaptı ve "Uzaktan kumandalı yargıç da yargı da olmaz" dedi, yargı için vesayet tehlikesine dikkat çekti. Anayasa Mahkemesi'nin 53'üncü kuruluş yıldönümü törenine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu da katıldı. Kısa süre önce emekliye ayrılan eski Başkan Haşim Kılıç'ın davetli olmasına rağmen gelmediği törende Mahkeme Başkanı Arslan konuşmasına, zaman zaman Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarında da kullandığı, Mevlana'nın "Ağaçları sulamak adalettir, dikene su vermek zulümdür" sözüyle başladı. Arslan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da kitaplarında ahlak anlayışından "derinden etkilendiğini" belirttiği Kınalızade Ali Çelebi'nin "Dünya'nın nizamını ve kurtuluşunu sağlayan adalettir" sözünü alıntıladı. Arslan'ın Hacı Bektaşi Veli'nin "Okunacak en büyük kitap insandır" sözünü aktarması da dikkat çekti. Arslan konuşmasında, "vesayet altındaki yargı" tehlikesine vurgu yaptı ve "Vesayet sadece siyasi alanda değil, yargı alanında da aklın ve vicdanın serbestçe kullanılmasının karşısındaki en büyük tehlikedir" dedi. Yargının ve yargıçların hiçbir vesayete tabi olmadan akıllarını ve iradelerini serbestçe kullanması gerektiğini söyleyen Arslan'ın şu sözleri yargıdaki paralel yapılanmayı işaret etti: "Aklını ve vicdanını başkalarına kiralayan veya iradesine ipotek konmasına izin veren kişiden hâkim olmaz. Hukuk devletinde uzaktan kumandalı yargı da yargıç da düşünülemez." Yargının toplum ve siyaset mühendisliğine soyunan bir vesayet kurumu olamayacağının altını çizen Arslan, "Kendisini sistemin yegane sahibi ve nihai koruyucusu olarak gören ve bu nedenle kendisi dışında herkese ve her şeye ayar veren bir yargı anlayışı kabul edilemez" dedi. Arslan, yargının siyasallaşması kadar siyasetin yargısallaşması tehlikesine de işaret ettiği konuşmasının bu bölümünde, yasama-yürütme- yargı ayrılığının önemini şöyle anlattı: "Yasama, yürütme ve yargı güçlerinin tek elde toplanması özgürlüğün sonu olur... Yargının, yetkilerinin ötesine geçerek siyasal alanı dizayn etmeye çalışması güçler ayrılığıyla bağdaşmaz. Demokrasi için yürütmenin sınır tanımaz tavrı ne kadar tehlikeliyse yargının jüristokratik tavrı da o kadar tehlikelidir."

ANAYASA İÇİN 5 ÖNERİ
Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan'ın konuşmasının önemli bölümünü, yeni anayasa arayışları oluşturdu. "Yeni anayasa kaçınılmaz bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır" diyen Arslan yeni anayasa yapım süreci ve niteliğine ilişkin özetle şu öneriyi sıraladı:

1 BENİM ANAYASAM

Yeni anayasa için elverişli iklimi hazırlamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Mümkün olduğu ölçüde toplumun tüm kesimlerinin sürece katılması ve bu ülkede yaşayan herkesin ortaya çıkacak olan 'toplum sözleşmesi' niteliğindeki belgeyi 'benim anayasam' duygusuyla sahiplenmesi ancak bu ortak sorumluluğun yerine getirilmesiyle mümkündür.

2 VESAYETİ TASFİYE ETMELİ

Yeni anayasa bürokratik vesayetin tüm unsurlarını tasfiye ederek demokratik siyasetin alanını genişleten, bunun yanında temel hak ve hürriyetleri tam olarak güvenceye alan bir içeriğe sahip olmalıdır.

3 ANAYASA GELENEĞİ

Bu ülke yaklaşık 150 yıldır anayasasını arıyor. Yeni anayasa yapım sürecinde bu devamlılıkların ve oluşan anayasa geleneğinin hesaba katılması gerekir.

4 KOPYALA YAPIŞTIR OLMAZ

Kopyala yapıştır yöntemiyle yeni anayasa yapılması ne kadar yanlışsa güçler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, insan hakları, çoğulculuk gibi demokratik anayasaların olmazsa olmaz unsurlarını dikkate almadan anayasa yapmaya çalışmak da yanlış olur.

5 HERKES BİR ADIM GERİ


Yeni anayasa önündeki engellerden biri, telifi çok zor görüş ve önerilerin her şeye ve herkese rağmen anayasallaşmasının istenmesi olabilir. Aktörlerin maksimalist taleplerini gözden geçirmeleri, bir adım geri atmaları gerekebilir.

YÜKSEK MAHKEME ARTIK GÖZ HİZASINDA
Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş yıldönümü töreninde ilk dikkat çeken ayrıntı; salonun mimarisi oldu. Mahkeme üyeleri daha önce çok yüksekte oturuyordu ve bu nedenle eleştirilere konu olmuştu. Dünkü törende, üyelerin oturacağı yerin ortalama insan boyu mesafesine yakın bir seviyede olacak şekilde iç mimaride değişiklik yapıldığı gözlendi ve üyeler burada oturdu.