X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhurbaşkanı Erdoğan: Seçimlerde sandığı bulamayan Kılıçdaroğlu...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

: Seçimlerde sandığı bulamayan Kılıçdaroğlu...

  • Giriş Tarihi: 29.5.2015 17:59 Güncelleme Tarihi: 8.6.2015 19:22
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Seçimlerde sandığı bulamayan Kılıçdaroğlu...
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Seçimlerde sandığı bulamayan Kılıçdaroğlu...

Recep Tayyip Adana'da istasyon meydanında halka hitap etti.

Recep Tayyip , "Bazı Kürt kardeşlerim oyuna geliyor. Diyorum ki bu ülkeyi asla böldürtmeyeceğiz. Kimse böyle bir yola başvurmasın. Başvurursa karşısında bizi bulur, karşısında silahlı kuvvetlerimizi bulur, karşısında emniyet gücümüzü bulur. Karşısında, hepsinden öte milletimizi bulur" dedi.

Adana'da halka hitap eden Erdoğan, Karacaoğlan'ın, "Güzel sever diye isnad ederler. Benim Hakk'tan özge sevdiğim mi var" mısrasını anımsatarak, "Bizim Türkiye'den özge sevdiğimiz yok. Bizim milletimizden özge sevdiğimiz yok. Bizim bayrağımızdan özge sevdiğimiz yok. Bizim vatanımızdan özge sevdiğimiz yok" ifadelerini kullandı.

Rabia işaretini gösteren Erdoğan, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet vurgusu yaptı. Bölücü terör örgütünü arkasına alanların vatan üzerinde operasyon yapmaya çalıştığını ifade eden Erdoğan, "Bazı Kürt kardeşlerim oyuna geliyor. Diyorum ki bu ülkeyi asla böldürtmeyeceğiz. Kimse böyle bir yola başvurmasın. Başvurursa karşısında bizi bulur, karşısında silahlı kuvvetlerimizi bulur, karşısında emniyet gücümüzü bulur. Karşısında, hepsinden öte milletimizi bulur" diye konuştu.

Birilerinin paralel devlet oluşturmaya çalıştığını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başbakanlığım döneminde ne demiştim: 'İnlerine gireceğiz inlerine' demiştim. Girdik mi? Devam ediyor muyuz? Daha devam edeceğiz. Hukuk içerisinde, bunlar bunun bedelini ağır ödeyecekler. Bunların baş imamı hocaefendileri. 1999'da Amerika'ya kaçtı, Pensilvanya'ya. Sen hocaefendi değil misin? Niye Pensilvanya'ya, Amerika'ya kaçtın da Mekke'ye, Medine'ye gitmedin. Ne işin var orada? Arkadan küçük imamlar da kaçıyor. Onlar da başladılar kaçmaya. İmam mihrabı terk eder mi? Bunlar terk eder. Şu anda panikteler. Onlar kaçacak biz kovalayacağız."


"KIZLARIM ÜNİVERSİTEYE GİDEMEDİLER BU ÜLKEDE"

Milleti, ümmeti bölenlerle mücadelelerinin çok ağır olacağına işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu ülkede başörtülü kızlarımızın başörtüsü için 'füruattandır' diyenlerle mücadelemiz ağır olacak. Ne dediler? O hocaefendi denilen zat, 'Başını aç peruk tak.' İşte bunlara 7 Haziran dersi çok önemli. Bu ülkede kızlarımıza çektirilen o eza, cefanın arkasında bunlar var. Aldattılar ve maalesef yanlış yola sevk ettiler. İmam hatiplerin orta kısmı kapatıldı. 600 bin öğrenci vardı, 60 bine düştü. Şimdi hepsi açıldı. Şimdi öğrenci sayısı 1 milyona çıktı."

Katsayı engelini kaldırdıklarını, öğrencilerin istedikleri üniversiteye girebildiklerini anlatan Erdoğan, Adanalılara, "Ama şimdi ben de sizden bir şey istiyorum. Artık üniversitelerden başarıyla çıkacaksınız ve bunlara bunun hesabını ağır soracaksınız. Çünkü size çok eza, cefa ettiler" diye seslendi.

Kendisinin ve dört çocuğunun da imam hatip mezunu olduğunu anımsatan Erdoğan, "Kızlarım üniversiteye gidemediler bu ülkede. Çok çile çektiler. Daha sonra yurt dışına göndermek zorunda kaldım. Oğlum, katsayı engeline takıldı. Puanı tuttuğu halde Türkiye'nin en güzel üniversitelerinden birine giremedi. Onu da gönderdim. Sonra gittiler Amerika'da, İngiltere'de okudular, döndüler, geldiler" dedi.

"DAĞDAN ÖYLE EMİR ALDILAR"

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın geçen salı günü açtıkları Hakkari Selahaddin Eyyubi Havalimanı için "Keşke beraber açsaydık" dediğini anımsatan Erdoğan, "Ben bugüne kadar bunların belediyelerinin bulunduğu 5 ile gittim, hiçbirinde belediye başkanları bizi karşılamaya gelmedi. Dağdan öyle emir aldılar. Bunları dağ yönetiyor. Bunlarda irade yok" diye konuştu.

HDP'de millet adına hizmet etme anlayışı olmadığını ifade eden Erdoğan, "Neyi senle beraber açacağız? Sen değil misin 6-7-8 Ekim tarihlerinde 50 kişinin ölümüne neden olan. Sen değil misin 15 yaşındaki Yasin Börü'nün üçüncü kattan atılarak, bıçaklanmak suretiyle arabanın üstünden geçip şehit edilmesine neden olan?" dedi.

Milletin oyuna gelmemesini isteyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu oyunu bozmamız lazım. Bir grup aydın geçinenler çıkmış, neymiş ben diktatörmüşüm. Ben diktatör olduğum için zaten bunlar bu şekilde yapıyorlar. Geziyi onun için yaptılar. 17-25 Aralık onun için yapıldı. 'Taksim bizim Kabemiz' diyor. Demek ki bu aydınların Kabesi de orası. Bir zamanlar bir tanesi de, 'Kabe Arabın olsun, bize Çankaya yeter' diyordu. O da CHP zihniyeti. Bizim tek Kabemiz var, Mekke'de. Bunlar bir tane müftü bulmuşlar, onu aday yapmışlar. Ne diyor müftü, 'Benim partimin dini zerdüştlük olsa yine aday olurdum'. Hale bak.

Çok çalışmamız lazım, çok gayret etmemiz lazım. Bütün bu emirler dağdan geliyor. Eşbaşkanın dağda bulunan abisi bunlara talimat veriyordu. Dağdaki abisi havalimanını engellemek için saldırırken, bu eşbaşkanın en küçük kınamasını, karşı çıkmasını, 'Abi ayıp ediyorsun' dediğini duyan var mı? Diyemez çünkü bu partiyi onlar değil, dağ yönetiyor. 200 tane aydın geçinen karanlık, havalimanına karşı çıkan bu zihniyete destek vermek için mi bu gayreti yapıyor?"

"BUNLARDA HİZMET GÖREMEZSİNİZ"

Erdoğan, HDP'nin imam hatipleri kapatmayı, din derslerini kaldırmayı vadettiğini, musluklardan kan akıtmakla tehdit ettiğini belirterek, şöyle devam etti:



"Milleti; partileri barajı geçemezse kaos çıkarmakla tehdit ediyorlar. Hadi oradan! Hangi kaosu çıkarmaya gücünüz yetiyorsa çıkın ortaya. Bilesiniz ki bunun bedelini ağır ödersiniz. Siz bu ülkenin güvenlik güçlerini ne zannediyorsunuz? Daha seçimler yapılmadan, seçim sonrası kaos çıkarmaktan söz ediyorlar. Bunlar kandan, candan besleniyor, milletin ahından, feryadından besleniyor. Bunlarda hizmet göremezsiniz. 100'e yakın belediyeleri var. Hangisinin dişe dokunur, şehir halkının derdine derman olan hizmetini gördünüz? Göremezsiniz. Bunlar ancak Diyarbakır'da Büyükşehir Belediyesinin önünde dağa kaçırılan çocukları için eylem yapan anneleri taciz etmeyi bilir. Arka kapısında da paralel yapıyla anlaşma yaparlar.

Size bir hikaye anlatayım. Bu partinin adayı bir esnafın yanına gidip oy istiyor. Esnaf buna, 'belim ağrıyor' diyor. Aday da 'Geçmiş olsun ama biz oy istiyoruz senden' diyor. Bunun üzerine esnaf ne diyor, biliyor musunuz? 'Size oy verip de her gün defalarca kepenk açıp kapatamam belim ağrıyor, belim' diyor. Bunlar sadece milletin işine, gücüne, ekmeğine mani olmayı bilir.

Milliyetçi olduğu iddiasındaki partinin genel başkanı da çıkmış bunlarla aynı dili konuşuyor. 'Bölücü örgütün güdümündeki parti meclise girmezse kriz çıkar, erken seçime gidilir' diyor. Ana muhalefet derseniz; zaten kendini bırakmış, bu partiye barajı geçirmek için çalışıyor. Paralel yapı derseniz; tüm gücüyle, imkanlarıyla bu partinin borazanlığına soyunmuş. Milletten umutlarını kesmişler. Bölücü örgütün güdümündeki partinin barajı geçmesi üzerine hesap yapıyorlar."