X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan: Silahla siyaset demokratik parlamenter sistemin yolu değildir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan: Silahla siyaset demokratik parlamenter sistemin yolu değildir

  • Giriş Tarihi: 1.6.2015 02:26
Erdoğan: Silahla siyaset demokratik parlamenter sistemin yolu değildir
Erdoğan: Silahla siyaset demokratik parlamenter sistemin yolu değildir

TRT ekranlarında gazetecilerin sorularına cevaplayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HDP ve Çözüm Süreci ile ilgili "Silahla siyaset demokratik parlamenter sistemin yolu değildir" dedi.

TRT ekranlarında gazetecilerin sorularına cevaplayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HDP ve Çözüm Süreci ile ilgili "Silahla siyaset demokratik parlamenter sistemin yolu değildir" dedi.

Erdoğan'ın canlı yayında şunları söyledi:

"Öncelikle şunu tespit etmekte fayda var, milletin tercihi her şeyin üstündedir. Millet neyi tercih ediyorsa herkes buna saygı duymak zorundadır. Barajın üstünde olmasını mı istiyor, barajın altında mı bırakmak istiyor. Buna saygı duyulmalıdır. 2002 Kasım seçimlerinde MHP barajı aşamamıştı. Barajı aşamadık diye MHP, terör örgütünün arkasında olduğu partinin yöntemlerine başvurmadı. Bir sonraki seçimi bekledi ve parlamentoya girdiler. Öyle tehditler var ki. Partinin kıdemli mensupları değil sadece, dışarda sözde bazı aydınlar destekler verdiklerini söylüyorlar. Siz oylarının rengini açıklarken bir gerçeği de göreceksiniz. Siz kalkıpta Van'da bilbordlardaki kan akan muslukları görmezseniz, kusura bakmayın saygı diye bişey kalmaz. Bu isimlerin içerisinde bir kaç tanede akil insanlar kadrosunda yer alan kişilerden var. Bütün bunların bizi düşündürmesi lazım. Biz gerçekten demokratik parlamenter sistem içinde siyaset yapacaksak, parlamentoda gelir konuşursun, her şeyi söylersin. Hukuk içine atman gereken adımları atarsın. Silahla siyaset demokratik parlamenter sistemin yolu değildir. Silahla millî iradeyi ipoter altına almak için her yola başvuruyorlar. Millî iradenin 7 Haziran'da bu işi çok iyi değerlendireceğine inanıyorum. Yüzde 99'u Müslüman olduğuna inandığımız bir ülkede, "Taksim Kabe'dir" diye ifade ederseniz, Müslüman kardeşlerimi rahatsız eder.

Diyanet İşleri Başkanı'nın arabasına taktılar. Bunu kaynak olarak gösterdiler. 320 bin liralık bir Mercedes'i çok gören bir zihniyet, kendi bindikleri arabayı hiç söylüyorlar mı? Dedim ki, havuzumuzdaki zırhlı mersedeslerden bir tanesini takdim edeceğim. Havuzdaki uçaklarımız da uluslararası ziyaretlerde kullanılsın istedik. Diyanet İşleri Başkanımızın protokoldeki yeri 52. sıradaydı. 12. sıraya getirdik, bunu bile az buluyorum. Bu noktadaki hassasiyetimizi korumalıyız.

Din dersleriyle, imam hatip okullarıyla ilgili yapılan saldırılar inanıyorum ki dini bütün Kürt kardeşlerimizi yaralamaktadır. Bu kafayla Kürtlerin temsilcisi olamazsınız. Çözüm süreci bu mantıkla tabiki yaralanıyor.

HDP BARAJI AŞAMAZSA ÇÖZÜM SÜRECİ ETKİLENİR Mİ?

Böyle bir şeyi düşünmek bile hayal. Çözüm sürecini başlatan bunlar değil ki, biziz. Üç kademeli başlattık. Bir, demokratik açılım ilk adımıydı. İkinci adım, Millî Kardeşlik Projesi olarak devam etti. Üçüncü adım ise çözüm süreci olarak devam etti. Bunun karşısına dikilme durumu olursa, bunu tabiiki aşacağız. İllegal yöntemlere başvuranlar da bunun bedelini muhakkak göreceklerdir. Son parlamentoda İçişleri Bakanlığımızın çıkarmış olduğu yasalarda bunlara yönelik yasalardır.