X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kılıçdaroğlu'na siyasi rüşvet tepkisi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kılıçdaroğlu'na siyasi rüşvet tepkisi

  • Giriş Tarihi: 20.6.2015 16:55 Güncelleme Tarihi: 20.6.2015 17:04
Kılıçdaroğlu'na siyasi rüşvet tepkisi
Kılıçdaroğlu'na siyasi rüşvet tepkisi

Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 'nin Bahçeli'ye başbakanlık teklifini nezaketsizlik bir siyasi rüşvet olarak tanımladı.

Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, yaptığı bir yazılı açıklama ile koalisyon tartışmalarına değindi ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun MHP'ye CHP-MHP-HDP koalisyonu karşılığında başbakanlık teklif etmesini eleştirdi. "AKP ile CHP aslında tek yumurta ikizi olmasalar da çift yumurta ikizi gibi birbirine benzemektedir. Kanaatimizce AKP-HDP veya AKP-CHP-HDP koalisyonu olmuyorsa AKP-CHP koalisyonu en kolay teşekkül edecek bir tercihtir" dedi. Yalçın, Kılıçdaroğlu'nun teklifini "Aceleci ve nezaketsiz bir siyasi rüşvet" olarak tanımladı.
Yalçın açıklamada, 7 Haziran Genel Seçimi'nin ardından ortaya atılan koalisyon senaryoları ve bu konudaki spekülasyonların, meselenin ciddiyetine gölge düşürdüğünü de belirtti.

"Herkes kozlarını saklayacak"

Semih Yalçın, şimdiye kadar çeşitli koalisyon ihtimalleri üzerinde yapılan tartışmaların, sağlıklı bir beyin fırtınası ortamından çıkarıldığını, bunun "kör dövüşüne" dönüştürüldüğünü, bu süreçte en büyük sorumluluğun siyasi partilere düştüğünü savunarak, "Ortaya çıkan Meclis tablosu önümüzdedir. Oyun buna göre kurulacak, herkes kartlarını açacak ama kozlarını bu aritmetiğe göre saklayacaktır" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu'na ağır eleştiriler

Kesin seçim sonuçlarına göre ikinci parti konumundaki CHP'nin, henüz hükümeti kuracak kişiye görev verilmeden, koalisyon görüşmeleri için turlara bile başlanmadan masayı kurup bütün kartlarını açarak, kozlarını ortaya döktüğünü iddia eden Yalçın, şunları kaydetti:

"CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aceleci bir tavırla, biraz da AKP-MHP yakınlaşmasının gerçekleşeceği zan ve zehabıyla bu seçeneğin dışındaki alternatif arayışlarını kamuoyuyla paylaşmaya başlamıştır. Kılıçdaroğlu, muhtemel bir CHP-MHP koalisyonunda başbakanlığı üstlenmekten vazgeçebileceğini, bu görevi MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye lütfedeceğini açıklamıştır. CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu'nun daha ortada fol yok yumurta yokken medya üzerinden MHP'ye bu şekilde mesaj göndermesi ve koalisyonla ilgili hesapları hakkında ulu orta konuşması şık olmamıştır. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu garip tavrı sergilemiş olması hangi şartlarda olursa olsun iktidarı üstlenme arzusundan kaynaklanmaktadır. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi çıkarcı beklentiler içinde gösteren bu manevrayı nezaketsiz bir çıkış olarak değerlendiriyoruz. MHP liderinin başbakanlık koltuğu uğruna her şeyden vazgeçebilecek bir lider olarak algılanmasına yol açabilecek bu öneri, 'siyasi rüşvet' olarak tarihe geçecektir."

"Bu tavır iki partiyi uzaklaştırır"

Yalçın, eleştirilerine şöyle devam etti:


"Sayın Kılıçdaroğlu, siyaseten uygunsuz bir teklifte bulunmuştur. Ayrıca başbakanı belirleyecek yetki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun uhdesinde değildir. Partimiz tarafından kabul edilmesi zor olan bu tavır, hükümet kurma hususunda iki partiyi birbirine yaklaştırmayacak, tam aksine uzaklaştıracaktır."

'Konuşulması gereken ihtimaller değil, ilkeler"

Yalçın, bu aşamada öncelikle konuşulması gerekenin ihtimallerden çok ilkeler olduğunu vurgulayarak, "CHP'nin kanaatimizce ön önemli yanlışı, oyların yüzde 60'ını alan partileri insicamlı bir birlikteliği veya AKP sultasına karşı halkın demokratik dayanışmasını temsil ediyorlarmış farz ederek, buradan bir koalisyon çıkarmaya çaba göstermesidir" değerlendirmesini yaptı.

CHP'ye süreç eleştirisi

Bu noktada CHP'nin ile uzlaşma arama seçeneğinin daha güçlü olduğunu belirten Yalçın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Sözde Çözüm Süreci konusunda CHP, AKP'den daha radikalist görüşleri benimsemekle birlikte bir türlü bunu hayata geçirme fırsatı bulamamıştır. Koalisyon hükümeti kurmadaki aculluğunun [aceleciliğin] bir sebebi de muhtemelen budur. CHP, Türkiye'de ayrışmayı ve PKK'nın siyasallaşma sürecini hızlandıran, Doğu ve Güneydoğu'yu PKK'nın egemenlik uygulama alanı haline getiren kahrolası çözüm sürecine karşı çıkmak şöyle dursun, AKP'yi çözüme inancı zayıflatmakla suçlamıştır. Buradan çıkarılacak sonuç şudur: AKP ile CHP aslında tek yumurta ikizi olmasalar da çift yumurta ikizi gibi birbirine benzemektedir. Kanaatimizce AKP-HDP veya AKP-CHP-HDP koalisyonu olmuyorsa AKP-CHP koalisyonu en kolay teşekkül edecek bir tercihtir. Ancak bu da gerçekleşmezse Türkiye çözümsüzlüğe mahkum edilmeyecektir. 23 Haziran'dan sonra başlayacak koalisyon temaslarının sürdürülmesi ve sonuçlanması, sabır ve sağduyu içinde beklenmelidir."

Devlet Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'nun teklifine net cevap