X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Silivri'de sahur verilmiyor" iddiasına cavap
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"'de verilmiyor" iddiasına cavap

  • Giriş Tarihi: 22.6.2015 17:38 Güncelleme Tarihi: 23.6.2015 09:35
"Silivri'de sahur verilmiyor" iddiasına cavap
Silivri'de sahur verilmiyor iddiasına cavap

Kenan İpek, Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda verilmediğine ilişkin iddiaları yalanladı.

Kenan İpek, son günlerde bazı basın yayın organlarında Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde bulunan tutuklu ve hükümlülere yemeği verilmediği yönündeki iddialarla ilgili yazılı açıklama yaptı.

ORUÇ TUTMAK İSTEYENLERİN LİSTESİ ALINDI

Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan tutuklu ve hükümlülere sahur yemeği verilmediği yönündeki iddialarla ilgili yapılan incelemeler sonucunda şu hususlar görüldüğünü ifade eden Bakan İpek, "Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda Ramazan ayı münasebeti ile 17 Haziran 2015 tarihinde hükümlü ve tutuklulara duyuru yapılarak oruç tutmak isteyenlerin iftar ve sahur yemeği için isimlerini idareye bildirilmeleri istenmiş, bu kapsamda başvuru yapan bütün hükümlü ve tutuklulara sahur ve iftar yemeği verilmiş ve verilmektedir. Ayrıca taleplerde değişiklik olmasa bile kurum idaresince her hafta cuma günleri anons edilmek suretiyle sahur listeleri yenilenmektedir. Silivri Kampüsü'nde olduğu gibi diğer tüm ceza infaz kurumlarında da oruç ibadeti yapan hükümlü ve tutuklulara gerekli kolaylık gösterilmekte ve sahur yemeği verilmektedir"dedi.

"ŞAŞKINLIK VERECEK DÜZEYDEDİR"

İpek, "Bu zamana kadar, ceza ve infaz kurumlarında hiç oruç tutulmamış, ilk defa ceza infaz kurumlarında bazı hükümlü ve tutukluların oruç tutmak istediği tezviratı gerçekten şaşkınlık verecek düzeydedir. Bu kutsal ayda bir ibadeti araç olarak kullanmak, yalan haberleri sistematik hale getirmek ne kadar bu manevi atmosfer ve dinimizle bağdaşmamaktadır. Kendisi dışındakinin inancını yok sayan bir anlayışın, toplumsal barış, hoşgörü, siyasal ve kültürel diyalog gibi kavramlara ne kadar muhtaç olduğu, yüce dinimizi kendi dünyevi çıkar, ikbal ve inanışları doğrultusunda hiçbir ahlaki kurala uymadan kullandıkları tüm kamuoyunca görülmektedir" diye konuştu.

"SİLİVRİ'DE DİNLEME SKANDALI"

Diğer bir iddiayla ilgili olarak, "Silivri'de dinleme skandalı" ve "Yasadışı dinleyip kaydetmişler" yönünde haberler de yer alan Silivri 6 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda meydana geldiği iddia edilen olayla ilgili olarak inceleme yapıldığını ifade eden Bakan İpek, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinde"Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan hükümlüler Tüzük'te belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır" hükmü bulunduğunu anımsattı.

"KAYIT ALTINA ALINMAMAKTADIR"

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün, 88. maddesinde de hükümlü ve tutukluların, telefonla görüşme esas ve usulleri ile kimlerle görüşme yapabileceklerinin açıkça belirtildiğinin altını çizen Bakan İpek, "Görüşme yapılacak kişiler arasında avukat ya da müdafi bulunmamaktadır. Zaten Anayasa ile teminat altına alınan savunma hakkının bir gereği olarak hükümlü ve tutukluların, avukatları veya müdafileri ile görüşmeleri dinlenmemekte ve kayıt altına alınmamaktadır. Hükümlü ve tutukluların can güvenliğinin sağlanması, ceza infaz kurumlarının güvenliğinin temini, olası isyan ve benzeri olaylar ile yıkıcı ve bölücü terör örgütlerinin faaliyetlerinin engellenmesi ve örgütsel irtibat ve haberleşmenin önlenmesi amacıyla yapılan ve adli, örgütlü ve terör suçlularından tüm hükümlü ve tutuklular tarafından bilinen, yakınları ile yaptıkları telefon görüşmelerinin dinlenilmesi uygulamasının Mevzuat hükümlerine uygun olduğu anlaşılmıştır. Mevzuat hükümlerine uygun olarak ve değiştirilmeksizin, uzun yıllardır devam eden her iki uygulama ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda; haberlerin gerçekle bağdaşmadığı, yersiz ve dayanaktan yoksun iddialar olduğu açıkça görülmekte ve ilk defa yapılıyormuş gibi bazı basın yayın organlarında yer alması manidar bulunmaktadır. Ülkemizde insan haklarına saygılı ve çağdaş infaz gereklerine uygun olarak, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde her türlü tedbir bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hassasiyetle alınacaktır" şeklinde konuştu.