X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cevdet Yılmaz'dan sert açıklama
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cevdet Yılmaz'dan sert açıklama

  • Giriş Tarihi: 17.7.2015 20:55
Cevdet Yılmaz'dan sert açıklama
Cevdet Yılmaz'dan sert açıklama

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, "Silahla demokrasi aynı anda olmaz. Silahla kalkınma aynı yerde olmaz. Türkiye artık bunu kaldıramaz. Biz vatandaşımızı birilerinin insafına da terk edemeyiz. Bakın bu konuda da çok kararlıyız" dedi.

Bakan Yılmaz ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Diyarbakır'da AK Parti İl Başkanlığı'nın Bağlar ilçesindeki bir düğün salonda düzenlediği bayramlaşma törenine katıldı.

Kalkınma Bakanı Yılmaz, burada partililere hitaben yaptığı konuşmada, seçimlere değinerek, ramazandan önce parti olarak önemli bir sınavdan geçtiklerini belirtti. 13 yıla yakın bir süre tek başına iktidarda olan bir parti olarak 7 Haziran'da seçimlere girerek ülke genelinde yüzde 41 gibi bir oy aldıklarını anımsatan Yılmaz, "Bu elbetteki takdir edilmesi gereken bir başarıdır ancak hepimiz tek başına iktidara devam etmemenin de burukluğunu yaşıyoruz. Maalesef böyle bir imkanımız yok. Meclis aritmetiği içerisinde baktığımız zaman 550 milletvekilinin yüzde 47'si 258 milletvekili AK Parti'ye ait. Yüzde 53'ü de 3 muhalefet partisi arasında dağılmış durumda" dedi.

Seçimlerdeki konuşmalarında Türkiye'de bu istikrarın devam etmesi gerektiğine vurgu yaptığını kaydeden Yılmaz, "Kalkınmak, gelişmek ve hızlı büyümek istiyorsak güçlü ve istikrarlı bir yönetime ihtiyaç vardır. Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgemizde sorunlar var. Bütün bu olup bitenlere aktif bir şekilde müdahil olabilmemiz için güçlü bir hükümetimiz olmalı diyoruz. Bu bölgeyi çok yakından ilgilendiren Çözüm Süreci'nin başarılı olması ve tamamlanması için de tek başına ve güçlü bir hükümet olmalı diyoruz" diye konuştu.

- Çözüm süreci

Çözüm sürecini başlatan ve bugünlere getirenin AK Parti olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

"Tamamlanması için de bu sürecin taşıyıcı gücü olan AK Parti'nin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi gerekiyor diyoruz. Bugün itibarıyla maalesef tek başına hükümet oluşturamıyoruz. Biz halkın kararına saygılıyız. Halkın kararı bu şekilde tecelli etti. Bir geçici hükümet olarak şu anda biz devam ediyoruz. Biliyorsunuz koalisyon ve yeni bir hükümet ortaklığı kurma görüşmeleri devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Genel Başkanımıza, Başbakanımıza bu görevi verdi. Kendisi de hiçbir tereddüte mahal bırakmadan 'vatandaş madem böyle bir talebi ortaya koyuyor biz de buna saygılıyız' diyerek kollarını sıvadı ve görüşmelere başladı."

- "Her türlü değerlendirmeyi yapıyoruz"

Bakan Yılmaz, "7 Haziran'dan hemen sonra 8 Haziran sabahı başlayarak kendi iç muhasebemizi yaptık, yapıyoruz, her türlü değerlendirmeyi yapıyoruz" diyerek, şöyle devam etti:

"AK Parti'yi bugünlere getiren en önemli unsurlardan biri de budur. Biz hangi netice olursa olsun dönüp kendimize bakarız, muhasebemizi yaparız. Hiçbir zaman vatandaşa faturayı çıkarmayız. Hiçbir zaman seçmeni sorumlu görmeyiz. Ne geldiyse başımıza, ne olduysa dönüp kendimize bakarız. Böyle de yaptık. 8 Haziran'dan bugüne her türlü istişareyi yaptık. Bakanlar düzeyinde Sayın Başbakanımız görüşler aldı. Merkez Karar Yürütme Kurulu ve Merkez Yürütme, il başkanları, belediye başkanları, sivil toplum ve kanaat önderleriyle enteklektüel kesimlerle birçok kesimlerle istişareler yapıldı, yapılıyor. Ayrıca geniş bir şekilde saha araştırması yaptık. Onun sonuçlarını da elbette ciddi bir şekilde ele alıyoruz. İnşallah bu yaptığımız istişareler ve değerlendirmeler gelecekte çok daha hayırlı olur. Biz şuna inanıyoruz; her işte bir hayır vardır."

- "AK Partisiz bir hükümet mümkün değil"

Seçim sonuçlarını değerlendiren Bakan Yılmaz, şöyle konuştu:


"Karşımızda 3 parti var. Bu partiler seçim çalışmaları boyunca AK Parti'yi güçten düşürme konusunda bir anlayış birliği oluşturdular, var olanı tahrip etme, yıkma konusunda birleştiler ama inşa etme konusunda birleşemediler. Seçimden sonra bir araya gelip birlikte bir şey yapma konusunda birleşemediler. Bir araya gelip bir hükümet kuramadılar. Bunun böyle olacağı başından beri belliydi zaten giderek ortaya çıktı. Her partinin kendine göre öncelikleri var, politikaları var. Dolayısıyla bir blok olmadı, bir parçalı yapı olduğu, her partinin kendi gündemi olduğu açık ve net bir şekilde ortaya çıkmış oldu. Bugün de şöyle bir durumla karşı karşıyayız. AK Partisiz bir hükümet mümkün değil. Bugünki şartlar altında baktığımızda bu 3 partinin bir araya gelip hükümet kurması sadece bunu mümkün kılardı, bunun olmayacağı anlaşılmış durumda. Bu durumda AK Parti ile bir diğer partinin veya bir takım kombinasyonların olması ihtimal dahilindedir."

AK Parti'nin bu sorumluluk anlayışıyla vatandaştan aldığı emaneti de titizlikle koruyarak sürece girdiğini belirten Yılmaz, "Bazıları 'kırmızı çizgiler' dediler, başka şeyler dediler. Biz hiçbir zaman böyle bir kelime telafuz etmedik. Ne dedi AK Parti; 'Bizim ilkelerimiz var, politikalarımız var, hassasiyetlerimiz ve değerlerimiz var bu çerçeve içerisinde ülkenin ihtiyacı neyse milletimizin beklentileri neyse biz bunu karşılarız dediler'. Başbakanımız çıkıp açık yüreklilik ve samimi bir şekilde bu süreci başlattı" şeklinde konuştu.

- "Partilerle temaslara ilişkin 3 komisyon oluşturduk"

AK Parti'nin ev ödevini iyi yapan, iç çalışmalarını titiz bir şekilde yürüten bir parti olduğunu anlatan Yılmaz, şöyle dedi:


"Partilerle temaslara ilişkin 3 komisyon oluşturduk. CHP, MHP ve HDP komisyonu, bunlar ciddi çalışmalar yaptılar. Her bir grupta biz ne dedik, onlar ne dedi. Bugüne kadar neler söylenmiş, gelecekte farklılaştığımız konular nelerdir, anlaştığımız konular nelerdir. İlerde nasıl yürüyebiliriz. Bütün bu çalışmaları çok titiz bir şekilde yaptık. Bundan da AK Parti'nin bir farkının altını çizmek isterim. AK Parti, ev ödevini iyi yapan bir partidir. İç çalışmalarını titiz bir şekilde yapan bir partidir. Mutfağı çok güçlü olan bir partidir. Biz 13 yıldır bu ülkeyi yönetiyoruz. Bu ülkenin gerçeklerini biliyoruz. Bu ülkenin hangi şartlardan geçtiğini biliyoruz. Siyasetin hangi gerçekçi temeller üzerinde inşa edileceğini biliyoruz."

Bu çalışmalarla görüşmelerin başladığını dile getiren Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, "Bu görüşmeler neticesinde inşallah bir uzlaşma olur, bunu temenni ediyoruz. Vatandaşımızın da seçim sonuçları bize şunu söylüyor; 'Uzlaşın' diyor. İnşallah en yakın zamanda bir uzlaşma olur. Bunun için AK Parti olarak biz samimi olarak, gerçekçi olarak bütün çabamızı sarf edeceğiz. Olmasını da temenni ediyorum ama olmazsa da dünyanın sonu değil. Sonuçta anayasal çerçevede belirlenmiş bir süreç var. Olmadığı takdirde de en doğru hakem olan milletin hakemliğine tekrar başvuracağız" diye konuştu.

Türkiye'nin yine sıcak bir süreçten geçtiğini anlatan Yılmaz, bölgede Suriye başta olmak üzere çok önemli gelişmelerin yaşandığını söyledi.

Yunanistan'da yaşanan gelişmelere değinen Yılmaz, "Ekonomi çok çok önemli. Küresel krizin etkileri halen devam ediyor. Yanı başımızda Yunanistan'ın içine düştüğü durumu herhalde hepiniz izliyorsunuzdur. Avrupa Birliği üyesi olduğu halde her yıl Avrupa'dan milyarlarca avro hibe aldığı halde bakın ne zorluk çekiyor. Biz güçlü bir ekonomiyle yolumuza devam edeceksek, bölgemizde aktif olacaksak, bu bölgelerde Diyarbakır'da yaşadığımız bir takım hadiselerden alnımızın akıyla çıkıp, huzur ortamını pekiştireceksek güçlü hükümete ihtiyacımız var. Bunun olup olmayacağını göreceğiz olmazsa da halkın hakemliğine müracaat edeceğiz" dedi.

- "Diyarbakır alınan bu neticeyi hak etmiyor"

Seçim çalışmaları sırasında, seçmenin parti teşkilatlarından daha önde gittiğini gördüğünü kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu:


"Bize düşen görev halkın bir adım önünde gitmek. Bu bir gönüllü hizmettir, bir davadır. Bu bir inançtır. Halkın bir adım önünde gitmesi gereken teşkilatlardır. İnşallah bunu yapacağız. Bu yaşanan süreçler içerisinde en önemli husus şudur; moralimizi düzgün tutacağız, başımızı dik tutacağız, birliğimizi ve beraberliğimizi koruyacağız. Her birimiz kendimize şu soruyu soracağız; 'Ben bu süreçte ne yapabilirdim, neyi yeterince yapmadım'. Ben sizden bunu rica ediyorum. Allah rızası için kendinize, vicdanınıza sorun. Bunu yaparsak, gelecek bizimdir ama bunu yapmazsak, sorunu dışarıda ve başkalarında ararsak emin olun hiçbir mesafe alamayız. Ben kendime bu soruları soruyorum."

"Diyarbakır alınan bu neticeyi hak etmiyor. Diyarbakır'da AK Parti inanıyorum ki daha farklı bir çalışmayla çok farklı netice alabilir. Ben burada toplumsal bir taban olduğuna inanıyorum" diyen Yılmaz, "Hata bizdedir, toplumda değil. Önümüzdeki süreçte çalışacağız. Seçim zamanı insanlara gittiğimizde bize 'Seçim zamanı olduğu için bize geldiniz' dedi. Şimdi seçim yok, lütfen vatandaşa gidelim daha fazla gidip kapısını çalalım. Gençlerle oturup konuşalım. Bizim en sıkıntılı olduğumuz konu gençler. Çünkü onlar geçmişi bilmiyorlar, yaşamadılar. Nereden nereye gelindiğini bilmiyordu, bunu anlatmamız lazım" ifadesini kullandı.

- "Partimizin geçmişi de niyeti de temizdir, yaptıkları da ortadadır"

Bakan Yılmaz, AK Parti'nin ülkede özgürlüklerin öncüsü olduğunu, kapatılma pahasına özgürlükleri savunduğunu, bu ülkeye hiçbir dönemde olmadığı kadar hizmet etmiş bir parti olduğunu söyledi.

Yollardan hastanelere, köylerden kentsel altyapılara, sosyal politikalardan eğitim politikalarına her alanda AK Parti'nin hizmetlerinin görüldüğünü ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

"Birileri bu hizmetlerin üstünü kapatmaya çalışabilir, propagandalar yapmaya çalışabilir. AK Parti'nin demokraside, kalkınmada gösterdiği potansiyeli gölgelemeye çalışabilir ama teşkilatlara düşen görev halkı aydınlatmaktır. Biz demek ki bunu yeterince yapmamışız ben bu sonucu çıkarıyorum. Biz vatandaşımıza AK Parti'yi ve AK Parti'nin yaptıklarını yeterince anlatamamışız. Bunu anlatabilseydik böyle bir netice olmazdı. Bizim partimiz,, başımız dik, iftiharla savunacağımız bir partidir. Partimizin geçmişi de temizdir, niyeti de temizdir, yaptıkları da ortadadır."

- Barajlara yönelik saldırılar

Terör örgütü PKK'nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki barajlara yönelik saldırılarına değinen Yılmaz, şunları söyledi:

"Son dönemde barajlara saldırılar oluyor. Silvan Barajı başta olmak üzere. Silvan Barajı GAP Eylem Planımızda Atatürk Barajı'ndan sonra en büyük sulama projesidir. Bütün unsurlarıyla tamamlandığı zaman 2 milyon dönümden fazla araziyi sulu hale getirecek. Yüzbinlerce insana iş sağlayacak. Çiftçinin geliri artacak, toprağın değeri artacak. Ürünlerle ticaret artacak, tarıma dayalı sanayi gelişecek, gıda ve tekstil sanayi gelişecek. Böyle bir projeden bahsediyoruz. 6-7 milyar liralık bir proje. Bundan daha güzel bir hizmet olabilir mi. Peki ben tekrar soruyorum; niçin bu projemize saldırıyorlar. Gençlerin geleceğine saldırmak için mi bunu yapıyorlar. Yoksulluk devam mı etsin diye bunu yapıyorlar. Çiftçimizin geliri artmasın, sıkıntı içerisinde kalsın diye mi bu projemize saldırıyorlar. Bunu hepimizin yüksek sesle sorması lazım. Sadece AK Partililerin değil bu bölgede yaşayan kim varsa siyasi görüşü ne olursa olsun sivil toplum kuruluşlarının sorması lazım, yerel medyanın sorması lazım. Akademik dünyanın sorması lazım. Kanaat önderlerinin sorması lazım. Bu baraj bittiğinde AK Partililere hizmet etmeyecek, Diyarbakırlıya hizmet edecek. Diyarbakır'ın refahı artacak, kalkınması artacak. Yoksulluk büyük oranda ortadan kalkmış olacak. Niye bu projemize saldırıyorlar. Bir defa değil, iki defa değil defalerca saldırdılar, saldırıyorlar. "

"Bu saldırıları yapan aynı çevreler bir taraftan da dönüp vatandaşa diyorlar ki 'Bu devlet, bu hükümet bu bölgemizde hizmet etmiyor, yatırım yapmıyor' diyorlar. Bu samimiyetsizliktir. Çok açık ve net bir samimiyetsizliktir" ifadelerini kullanan Yılmaz, "Bu saldırılara en küçük bir söz söylemeyeceksiniz, kınamayacaksınız, lanetlemeyeceksiniz sonra dönüp hükümet niye hizmet etmiyor diye soracaksınız. Bunu yapanlar, aynı çevreler iki tavrı da gösteriyorlar bu samiyetsizlik. Bunu da bizim ifşa etmemiz lazım. Her fırsatta tekrarlamamız lazım. Vatandaşımıza bunu çok iyi anlatmamız lazım" diye konuştu.

- "Vatandaşın emniyetini sağlamak bizim birinci vazifemizdir"

Hükümetin kamu düzeni konusunda son derece hassas olduğunu belirten Yılmaz, şöyle devam etti:


"Silahla demokrasi aynı anda olmaz. Silahla kalkınma aynı yerde olmaz. Türkiye artık bunu kaldıramaz. Biz vatandaşımızı birilerinin insafına da terk edemeyiz. Bakın bu konuda da çok kararlıyız. Hükümetimiz kamu düzeni konusunda son derece hassastır. Bu konuda çok geniş değerlendirmeler yapılıyor. Eski devlet gibi değil yanlış anlamayın. Biz devlet güvenliğini merkeze koyan bir anlayışa sahip değiliz. Vatandaşın emniyetini merkeze koyan bir anlayışa sahipiz. Vatandaşın emniyetini sağlamak bizim birinci vazifemizdir. Bunu da en etkin şekilde yapmaya çalışacağız, yapacağız. Hiç kimse vatandaşımız üzerinde korku, sindirme oluşturamaz. Bunu yapanlara karşı hükümet, sivil toplum kanaat önderleri el birliğiyle tavır koymalıyız."

HDP'nin seçimlerde aldığı oyun hakkını vermesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, şunları söyledi:

"Buradan HDP'ye de seslenmek istiyorum. Barajı geçtiler, bu kadar milyon oy aldılar. Şimdi bu oyun hakkını vermeleri lazım. Demokratik siyasette silaha yer yok, şiddete yer yok. Açık ve net bir şekilde ama fakat demeden ilkesel bir şekilde hepimizin şiddeti dışlaması lazım. Ama fakat dediğimiz andan itibaren bu iş olmaz. Net bir şekilde siyasi görüşümüz ne olursa olsun partimiz ne olursa olsun net bir şekilde şiddete karşı koymamız lazım. Bundan vatandaşımız, Diyarbakır zarar görüyor. Bundan Diyarbakırlı zarar görüyor. Şunu hep birlikte görmemiz ve dile getirmemiz lazım. Sustuğumuz sürece bu işler çözülmez, artarak devam eder. Hep birlikte konuşacağız, hakikati konuşacağız, propagandaları değil. Gözlerimizin önünde olan hakikati konuşacağız. Hakikatten uzaklaşınca hiçbir yere gidemeyiz. Hakikati önümüze koyup onlarla yürüyeceğiz."

Ramazan Bayramı'nın bütün bu meselelerin aşılmasına vesile olması temennisinde bulunan Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:

"İslam dünyasında da çok ciddi sıkıntıların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Müslümanın Müslümanı katlettiği, öldürdüğü, Müslümanın Müslümana düşmanlık yaptığı dönemlerden geçiyoruz. Cenabı Allah bu fitneleri, çatışmaları ortadan kaldırsın ama bunun da ortadan kalkması için Müslümanların dönüp kendilerine bakması lazım. İslam dünyasında daha fazla ilim dememiz lazım, daha fazla tolerans dememiz lazım, daha fazla çalışma, gayret dememiz lazım. Kendi içimizdeki çekişmeleri bırakıp gücümüzü birleştirip yeryüzünde çok farklı bir konuma gelmemiz lazım tarihte olduğu gibi geçmişimizde olduğu gibi."