X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Terörün sosyal maliyeti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Terörün sosyal maliyeti

  • Giriş Tarihi: 7.8.2015
Terörün sosyal maliyeti
Terörün sosyal maliyeti

"Terör ülkemizi 4 noktada etkiliyor: Göç ve toplumsal uyuşmazlık; güven zedelemesi, bölgesel gelişmişlik farkı; toplum psikolojisi üzerindeki zararları. Toplumda gerilim yaratacak hiçbir hamleye müsaade edilmemeli"

Her şey yolunda giderken ve barış türküleri söylenirken son zamanlarda yine terör ısıtılarak ülkemizde kaos ortamı oluşturulmaya çalışılıyor. Terörün topluma maddi olduğu kadar manevi acıdan da verdiği birçok zarar var. Genel manada uzlaşma ve hoşgörü kültürünün sosyal zeminini zayıflatarak ortak yaşam alanlarını ve milletlerin ortak gelecek kurgularını imkânsız hale getirmeyi amaçlayan terör konusunun "sosyal ve toplumsal maliyeti" üzerinde çok az duruluyor. Terör ülkemizi öncelikle şu noktalarda etkiliyor:
1- Göç ve toplumsal uyuşmazlık: Terörden ülkemizde en çok etkilenen bölge Güneydoğu ve Doğu Anadolu. Buralardan ülkemizin diğer coğrafi bölgelerine özellikle metropollere doğru gerçekleşen yoğun iç göç toplumsal yapıyı olumsuz etkiliyor. Uzakta iken hakkında güzel duygular besledikleri insanlar yakına gelince onlar hakkındaki düşünceler değişti ve maalesef zaman zaman genellemeler yapıldı. Bu durum halen toplumsal huzurumuza olumsuz etkiliyor.

PKK hedefleri böyle vuruldu

2- Güven zedelenmesi: Güvenlik nedeni ile özellikle Güneydoğu'da yüzlerce köy boşaltıldı, köylerini terk etmek zorunda kalan insanlar şehirlerde yoksullukla yüz yüze kaldılar, dolayısıyla askere ve devlete küstüler. Devlete duyulan saygı ve güven kayboldu, hatta vergi vermek, askere gitmek ve devletin mecbur ettiği diğer yükümlülükler de sorgulanmaya ve imkân varsa bu yükümlülükler terk edilmeye başlandı. Bu yaklaşım karşısında diğer bölge insanlarında antipati ve husumet oluştu, bu da millet olma bilincimize zarar verdi. Bu sebeple AK Parti Hükümeti'nin "köye dönüş" projeleri devletle tekrar barışma, sosyal güvenlik ve huzuru temin etme açısından önemli bir adım oldu.

İşte Türk Hava Kuvvetleri envanteri

3- Bölgesel gelişmişlik farkı: Terörün topluma verdiği bir başka zarar ise, toplumsal gruplar arasında imkân ve nimetlerin eşit dağıtılamaması ve refah seviyesinin zamanla bölgelere göre bariz farklılaşması oldu. Ücretsiz veya çok düşük ücretlerle sunulan sağlık, eğitim, ulaşım hizmetleri, fakir ailelerin desteklenmesi gibi yaklaşımlarla yoksullukla mücadelede önemli bir yol kat edildi, nihayetinde toplumsal tabakalar arasındaki refah eşitsizliği azaltıldı. Toplumsal huzur ve refahı sağlamada AK Parti iktidarı döneminde gelişmenin en önemli ayaklarından birini oluşturan kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) 2002'de 3.492 dolar iken 2014'te 10.404 dolara yükseldi.
4- Toplum psikolojisi üzerindeki zararları: Şiddet, sürtüşme, düşmanlık ve çatışmanın toplumsal yapıyı ve ilişkileri belirgin biçimde etkilediği açık. Özellikle sosyalleşme ortamlarında şiddetten etkilenen çocuklardaki saldırganlık duygusunun normal eğitim, çevre ve sosyal etkilerle bastırılması ve törpülenmesi zor oluyor, hatta bu tür güdüler denetimsiz kalarak kontrol dışına çıkıp şiddete yöneliyor. Ayrıca bu ortamda büyüyenler, şiddet ve terörü kendini ifade etme ve talepte bulunmanın meşru bir yolu ve yöntemi olarak görüyor. Tüm sosyal, kültürel ve ekonomik faktörlerin neden olduğu terör eylemleri, bireyin ve toplumun sağlıklı yaşam koşullarını yok etmekle kalmayıp bir yaşam boyu devam eden olumsuzluklara yol açıyor. Sonuç olarak terör, sosyal dışlanmaya açık kişilerin kullanılması, baskı, korku ve diğer unsurlarla oluşan veya oluşturulan bir suç olarak değerlendiriliyor. Hepimiz biliyoruz ki terörün ekonomik maliyeti ve verdiği zararlar istikrar ve barış ortamında zaman içinde telafi edilebilecekken, bireysel ve toplumsal travmalara yol açan terörün sonuçlarının insani ve toplumsal maliyetinin telafi edilmesi çok zor olacak.

GERİLİME MÜSADE EDİLMEMELİ

Toplumun huzurunu baltalamak isteyenlere ve toplum içinde gerilim yaratacak hiçbir hamleye kim olursa olsun müsaade edilmemeli. Bu sadece hükümetin değil tüm partilerin, STK'ların ve diğer toplumsal grupların ortak sorumluluğunda. Ayrıca farklı disiplinlerin ilgi alanına giren ve karmaşık bir konu olan terörün "nasıl"ının yanında "niçin" ortaya çıktığı ve çözümü hakkında, özellikle üniversitelerin ve düşünce kuruluşlarının daha fazla araştırma yapması ve farklı bakış açıları ile somut ve etkili çözüm önerileri sunması, politikacıların konuyu daha etkin değerlendirmesinde önemli katkılar sağlayacak. Geçmişte hatalar yapılmış olabilir. Bunları bir kenara bırakıp, şu andan itibaren millet olarak terörün olumsuz etkilerini bertaraf etmek için nelerin yapılabileceği araştırılmalı. Ülke olarak son 13 yılda edinilen kazanımların heba edilmemesi adına devletin ve herkesin sistematik bir şekilde terörle mücadele etrafında eşgüdümünün sağlanarak, teröre kaynaklık eden etmenlerin minimize edilmesi ve sosyal barışın sağlanması hususunda üzerine düşeni yapması ülkemizin birlik, bütünlük ve geleceği açısından hayati önem taşıyor.