X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kaplan: Erken seçim olmazsa Türkiye felakete sürüklenebilir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kaplan: Erken seçim olmazsa Türkiye felakete sürüklenebilir

  • Giriş Tarihi: 8.8.2015 15:49
Kaplan: Erken seçim olmazsa Türkiye felakete sürüklenebilir
Kaplan: Erken seçim olmazsa Türkiye felakete sürüklenebilir

Betül Soysal Bozdoğan’ın moderatörlüğünü yaptığı ‘Değişen Türkiye’ programının bu haftaki konuğu Sabahattin Zaim Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi Direktörü Dr. Yusuf Kaplan oldu. Kaplan, Çözüm Sürecinde bundan sonra izlenecek yol haritası ve Türkiye’nin içinde bulunduğu süreç hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Duraksayan Çözüm Süreci içerisinde, Türkiye'nin gösterdiği duruşu değerlendiren Kaplan, yapılan operasyonların çok zeki adımlar atılarak yapıldığını ifade etti. Küresel aktörlerin, Türkiye içindeki terör örgütlerini tetikleyerek İslam dünyasını parçalamaya çalıştıklarının altını çizen Kaplan, buna izin verilmesi halinde bütün İslam dünyasının umutlarının parçalanacağını dile getirdi.

Çözüm Süreci içerisine İslami Kürt Cemiyetlerinin de dâhil edilmesi gerektiğini savunan Kaplan, seküler projelerin etnik kimlikler üzerinde yarattığı kışkırtmaya dikkat çekti. Ayrıca Kaplan, Türkiye'nin erken seçime gitmemesi dâhilinde felakete sürüklenebileceğini sözlerine ekledi.

"KÜRESEL DEVLETLER, ÖRGÜTLERİ ÖRGÜTLEYEREK DÜNYA'YI KONTROL EDİYOR"

Betül Soysal Bozdoğan (BSB): KCK ateşkesi bozdu. Suruç saldırısı gerçekleştirdi. Ve ardından Türkiye operasyonları başlattı. Siz operasyonun daha ertesi günü bir yazı yazdınız ve dediniz ki: ''Türkiye, İngilizlere esaslı bir Osmanlı Tokat'ı attı. Ne demek istediniz? Bu son gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yusuf Kaplan (Y.K.): Aslında biz hep DAEŞ'i, PYD'yi konuşuyoruz. Bu; pornografidir. Pornografiden kast ettiğim şey; ayrıntının ayartısına kapılmak ve dolayısıyla son resmi hikâye budur diye sunmak. Dünya değişti. Biz post modern bir dünyada yaşıyoruz. Bu Post modern dünyanın kendine özgü kuralları var. Artık küresel devletler, örgütleri örgütleyerek dünyayı kontrol ediyorlar. Önceden bizzat gidip kendileri işgal ediyorlardı özellikle 2. Dünya Savaşından sonraki dönemden sonra devreye ulus devletleri girdi. Ulus Devletleri kontrol ederek dünyayı kontrol etmeye çalışıyorlardı. Şuan artık savaşlar vekâleten yürütülüyor. Post modern yöntemin Türkçesi: sağ gösterip sol vurmaktır.

"DEMİRTAŞ'IN BRÜKSEL'DE NE İŞİ VAR?"

BSB: Büyük resme baktığınızda ne görüyorsunuz? Türkiye'nin bu operasyonu neden İngilizlere yapılmış bir darbe?
Y.K.: DAEŞ, PKK diye bir şey aslında yok. Bu örgütler var tamam ama bu örgütler bağımsız değil. Demirtaş'ın Brüksel'de ne işi var? Avrupa'daki KCK liderleri açıkça DAEŞ'ı biz durdurabiliriz, dolayısıyla bizi neden desteklemiyorsunuz? Diye Amerika'ya bangır bangır bağırıyorlar. Özgürlük mücadelesi nerede? Bir kötü taraf icat ediliyor, o kötü DAEŞ. DAEŞ neyi temsil ediyor? İslam Kültürünü temsil ediyor. Aslında burada küresel sistem, DAEŞ ile savaşmıyor. Küresel Sistem, örgütleri kullanarak İslam ile savaşıyor. Burada da hedef Türkiye'dir. Neden hedef Türkiye? Osmanlı'nın durdurulmasıyla birlikte, Küresel sistemin aktörleri bu iş bitti diye düşündü. Bu iş bitmedi. 100 yıl önce tarihte her şeyini yitiren bir toplum, 100 yıl sonra mazlum halkların, İslam Dünyasının umudu haline geldi. İngilizler Osmanlı'nın durdurulmasında kilit rol oynadılar. Osmanlı, çökmüş bir medeniyet değildir. Osmanlı, durdurulmuştur.

"ÇÖZÜM SÜRECİNDE, MASAYA MAĞLUBİYET PSİKOLOJİSİYLE OTURULDU"

BSB: 2013'te İmralı'dan bir çağrı yapıldı PKK'ya karşı. Ve PKK bunu ciddiye alıp silahsızlanmadı. Ve sonrasında bugüne gelelim, genel seçim sonrasında HDP 80 vekil çıkarttı. Ama buna rağmen biz bazı söylemler duymaya başladık. Bakıyoruz Seküler Kürt Hareketinden farklı söylemler. Nedir bunlar? "örgütlenelim, silahlanalım, kendi mahallemizi biz koruyalım-biz ymnetelim" gibi söylemler… Gelinen nokta hepimizin malumu ve Türkiye'nin tepkisi... Türkiye Devlet olarak neyi gördü?
Y.K.: Kürt Meselesi diyerek insanları rencide ediyoruz. İnsanların diliyle, kültürüyle uğraşamazsınız. Bin yıldır beraber yaşıyoruz, bu süreçte biz böyle bir sorun yaşamadık. Bu ulus devletinin seküler laikçi projesinin dayattığı bir sorun. Ve bu Cumhuriyet tarihinin üçte birini yuttu. Biz bu sorunu halledemediğimiz sürece, Türkiye'nin umut olma hikâyesi fiyaskoyla sonuçlanır. O yüzden bu sorunun iyi bir şekilde sona erdirilmesi lazım. Çözüm Süreci meselesinde bir hata yapıldı.

TEK MUHATAP HDP OLMAMALIYDI

BSB: Nedir o hata?
Y.K.: Çözüm Sürecine mağlubiyet psikolojisiyle oturuldu. Ortada yenilen yok. Dolayısıyla HDP sürekli isteyen taraf oldu ve şımardı. İş kontrolden çıktı. Kürt Meselesinde sadece HDP'nin muhatap alınması çok tehlikeli bir şey. Hem İnsan Hakları diyorsun hem de oradaki insanların hepsinin üstüne sünger çekiyorsun.

İSLAMİ KÜRT CEMİYETLERİNİN CİDDİYE ALINMAMASI KENDİ AYAĞIMIZA KURŞUN SIKMAK OLDU

BSB: Hangi gruplar mutahap alınmalıydı?
Y.K.: Bölge halkı diğer bölgelerle karşılaştırıldığında dini tutumları gelişmiş bir halk. Hala İslami duyarlılıkları konusunda hassaslar. Orada HÜDAPAR yokmuş gibi diğer İslami cemiyetler yokmuş gibi, medreseler yokmuş gibi hareket edildi. Son 6 ayda devreye sokulmaya çalışıldı ama iş işten geçti. O cemiyetlerin ciddiye alınmaması kendi ayağımıza kurşun sıkmamıza neden oldu.

SEKÜLER PROJELER ETNİK KİMLİKLERİ KIŞKIRTIYOR

BSB: 6-7-8 Ekim olaylarında özellikle HÜDAPAR'lıların mağduriyetini gördük. Siz aslında dindar Kürlerin sürecinden içinde üstlenebileceğin rolün altını çiziyorsunuz…
Y.K.: Türkiye'nin şuan siyasi olarak girdiği çıkmazda MHP kilit rol oynuyor. O anahtar kapıyı açacak bir anahtar değil. Eğer HÜDAPAR 4-5 Milletvekili ile meclise girmiş olsaydı, o zaman anahtar parti olacaktı. Seküler proje ve yöntemlerle biz bu kadar köklü bir sorunu çözemeyiz. Köklü sorunları ancak köklü yöntemlerle çözebiliriz. 1990'larda İslam, Küresel Sistemin önünde en büyük tehdit olarak ifade edildi. 2001'de İkiz Kulelerin meselesinden sonra da İslam eşittir terörizm durumu oldu. Dolayısıyla Küresel siyaset teorisinin ilkesi şu; Küresel güçler iyice güçleniyor öbür taraftan küresel güçlerin dışındaki coğrafyalarda lokal kimlikleri kışkırtıyor. Siz böylesi ortamda seküler projelerle giderseniz, etnik kimlikleri kaşırsınız.

HDPKK İNSANLARA SİLAH ZORUYLA OY KULLANDIRDI

BSB: Uzlaşma zemininde bu ortak noktaları bir çimento olarak kullanmak gerekiyor. İlk noktada da İslam paydaşlığını görüyorsunuz. Baktığımız zaman o bölgedeki vatandaşlar kimlere oy veriyorlardı? AK Parti'ye oy veriyor, söylediğiniz gibi HÜDAPAR'a,Saadet partisine ve HDP'ye veriyor. Peki, son seçimde bu partilerden HDP'ye büyük oranda bir oy akışı nasıl gerçekleşti?
Y.K: Demirtaş başta olmak üzere seçimlerden önce saz çaldılar, şarkı söylediler ve şöyle bir propaganda yaptılar; AK Parti oyların önünü kesiyor vesaire. Ama olan şey aslında tam tersi. Bölgede yaşayan insanlar bizzat biliyor ki; HDPKK resmen silahları dayadı ve insanlara zorla oy kullandırdı. HDP'nin demokratik olarak Parlamento'da temsil edilmesi için meclise girmesi gerekiyordu. Kendilerini anlatsınlar ve Kandil'den kurtulsun bu hikâye diye. Dolayısıyla silahları bırakma sürecine geçilsin. Ve HDP bunu çok kötü bir şekilde tepe tepe kullandı ve kendi kuyusunu kazdı.

EMANET OYLAR HDP'DEN AYRILACAK

BSB: Siz dindar Kürtlerin oyuna vurgu yaptınız. AK Parti'de diğer taraftan kaybettiği oyları almak istiyor. Bunu nasıl gerçekleştirebilir?
Y.K.: HDP'ye giden oyların büyük çoğunluğu emanet oylar. Emanet oylar zaten gidecek eğer erken seçim olursa. Eğer erken seçim olmazsa Türkiye gidecek onu da söyleyeyim. Erken seçim olmazsa Türkiye felaketin eşiğine sürüklenebilir.

CHP İLE YAPILABİLECEK KOALİSYONUN ÜÇ HEDEFİ VAR

BSB: Siz koalisyonu desteklemiyorsunuz yani?
Y.K.: Koalisyon çok tehlikeli bir şey. CHP ile yapılacak koalisyonun üç büyük hedefi var. Birincisi: Tayyip Erdoğan'ı devre dışı bırakmaktır. İkincisi: Türkiye'yi Küresel Sisteme teslim etmektir. Üçüncüsü: Türkiye'nin gelişmesini engellemektir. Eğer Türkiye düşer ve parçalanırsa İslam Dünyasının umutları suya düşer. Bu toplumu ayakta tutan şey: ortak İslami duyarlılıklardır.

KÜRESEL AKTÖRLERLE TÜM İLİŞKİLER KESİLMELİ

BSB: Çözüm Süreci yeniden inşa edilebilir mi? sorusu önemli. Ve devlet PKK'ya 5 net mesaj verdi. Siz bu mesajları nasıl yorumluyorsunuz?
Y.K.: Aslında burada bizim hedefimiz İngilizler. PKK ve HDP yerli bir aktör olmuş olsaydı biz bu sorunu şimdiye kadar halletmiştik. Türkiye çok zekice bir operasyon yaptı. Barış içinde yaşayacaksak ortak paydalarda buluşup onlara zarar vermememiz lazım. Küresel aktörlerle ilişkileri bitirmeleri lazım.