X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ahmet Davutoğlu: Bütün partilere çağrıda bulunuyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ahmet Davutoğlu: Bütün partilere çağrıda bulunuyorum

  • Giriş Tarihi: 20.8.2015 18:21 Güncelleme Tarihi: 20.8.2015 21:02
Ahmet Davutoğlu: Bütün partilere çağrıda bulunuyorum
Ahmet Davutoğlu: Bütün partilere çağrıda bulunuyorum

Başbakan Ahmet Davutoğlu açıklama yaptı

AK Parti MYK toplantısının ardından açıklama yapan Davutoğlu, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'ye "bir araya gelelim" çağrısı yaptı ve "erken seçim kararını Cumhurbaşkanı değil Meclis alsın" dedi. Davutoğlu, "Şehitlere saygı göstermeyen HDP'nin bu çağrıda karşılığı yoktur" dedi.

Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları,
Ülkemiz kritik ve hayati sınamalardan geçiyor. Sınamalar demokrasiyle çözülür. Son derece çarpıcı ve kritik bir siyasi tablo ortaya çıktı. Ancak siyasi tablonun ortaya çıkardığı gerçeklerden kaçınmak mümkün değildi. Terör saldırıları başladı yılmadık, geri adım atmadık. Bu konuda son derece kararlı adımlar attık. Aynı anda 3 terör örgütüne karşı yürüttüğümüz mücadele karalılıkla sürecek.

Milletimiz ve vatandaşlarımızın bütünü hükümetimizden, devletimizin kudretinden emin olmalıdır. Her ne suretle olursa olsun bu görevi ürettiğimiz sürece ülkemizin her bir köşesinde üzerimize gelen terör saldırıları karşısında kararlılığımızı hiçbir tereddüt göstermeden devam ettireceğiz.

"SÜREÇ KOALİSYON ARAYIŞIYDI"

Bazı partiler sorumluluktan kaçarken, biz hükümet kurma sorumluluğunun gereğini yerine getirdik. Ülkemiizin yönetilmesi bağlamında boşluklar oluşmamasında attığımız adımlara milletimiz şahit. Koalisyon konusunda bize teklif gelmedi diye kimse öne süremez. Biz o zemini yokladık. Süreç koalisyon arayışıydı. Hep beraber nerelerde zorluklarla karşılaşabileceğimize bakıp yol almaya çalıştık.

HDP'ye dönük olarak da, onun sırtını dayadığını iddia ettiği örgütlere dönük olarak da söylüyorum, Türkiye'de demokrasiyi korumak için alınması gereken her türlü güvenlik tedbirini, önlemi alacağız ama asla Türkiye'de demokrasinin askıya alınmasına izin vermeyeceğiz.

BAHÇELİ'YE SERT YANIT

Demokrasilerde seçimlerle beraber oluşan Meclis nihai çözüm makamıdır. Bu anlamda da sorunları çözecek olan Meclis'te bulunan partilerin genel başkanlarıyla kadrolarıdır. Sıkıyönetim daveti siyasi sorumsuzluluktur. O dönemler geride kalmıştır. Milletimizin demokrasiye olan güvenini sarsmak siyasi sorumsuzluktur. Türkiye'de demokrasinin askıya alınmasına izin vermeyeceğiz. benim hiçbir ifademede öfke hali sözkonusu olmamıştır. Şimdi herkese soruyorum ne teklif ettiler, ne çözüm ürettiler. MGK kendi görevini anayasal çerçvede yürütür.

"EGOLARIMIZI BİR KENARA BIRAKIRIZ"
Milletimiz söz konusuysa biz egolarımızı bir kenara bırakırız. 'Vesayetten kurtulsun da gelsin' dedikleri halde ben hiçbir şekilde bunu tartışma konusu yapmadan gittim, çünkü milletimin geleceği benim şahsi egomdan daha önemlidir. Ama şimdi herkese soruyorum ne çözüm ürettiler, ne teklif ettiler Her teklife hayır dedikten sonra çıkıp sıkıyönetim talebinde bulunmak, 'TBMM içinde çözüm üretelim' dedikten sonra çıkıp Milli Güvenlik Kurulu zeminine olayları çekmeye çalışmak, 28 Şubat mantığı gibi bir mantıktır.

BAHÇELİ VE KILIÇDAROĞLU'NA ÇAĞRI

Ben bütün siyasi partilere bir çağrıda bulunmak istiyorum. 24 Ağustos günü gelmeden önce, TBMM içinden bir hükümet çıkamadığı için Sayın Cumhurbaşkanımızın, hükümet çıkmaması dolayısıyla erken seçim kararı almasına mahal bırakmaksızın gelin biz görevimizi yapalım ve TBMM içinden bir hükümeti, erken seçim kararını da TBMM içinde alarak biz vazifemizi yapalım.
Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli'ye buradan çağrıda bulunuyorum, en kısa zamanda nerede ve hangi şartlarda isterlerse bir araya gelmeye hazırım. İstedikleri mekanda, istedikleri süreyle, istedikleri gündemle oturmaya hazırım.

CUMA NAMAZI'NDAN SONRA GÖRÜŞME DAVETİ

Yarın Cuma namazından sonra görüşmeye davet ediyorum. Beraber hükümeti kuralım. 2 ay birbirimize tahammül edemeyecek miyiz?

"BİR AN DAHİ FERAGAT ETMEYİZ"

Cumhurbaşkanımızın karar alması durumunda, Anayasa'nın 114 ve 116'ncı maddelerinin ruhuna ve mantığına uygun olarak, bütün partilerin bu hükümette yer alması çağrısında bulunuyorum. Hiçbir bahane göstermeden, hiçbir gerekçeyle birinin diğerini dışlamasına izin vermeden, madem ki bu kadar büyük sınamalarla karşı karşıyayız, madem ki böyle bir karar alınmak zorunda kaldı, bütün Meclis'i temsil eden bir tabloyla hükümet kuralım diyorum.

Kimse gelmezse gelmesin, biz ne denirse denilsin bu ağır sorumluluğu üstleniriz, bedeli ne olursa olsun teröre karşı milletimizin bekası için verdiğimiz mücadeleyi yürütürüz. Seçimde kaybetsek dahi alınması gereken karardan bir an dahi feragat etmeyiz.

"HDP'NİN BUNU BEKLEMEYE HAKKI YOK"
Davutoğlu, seçim hükümetine alınacak isimleri belirlenmesi konusunun değerlendirmesinin istenmesi üzerine "Anayasal ve yasal çizginin dışında çıkmadık, çıkmayız. HDP'nin son açıklaması olmasaydı belki bir istişare yapardım. Ama bana hakaret ettikten sonra bunu beklemeye hakları yok. HDP'nin gelecek isimleri kendilerinin belirlemesini istemesi tutarsızlıktır. Nezaket görmek isteyen nezaket gösterecek" dedi.

HDP'NİN HÜKÜMETTE YER ALMASI

HDP ile aynı hükümette olmak benim iradi bir tercihim değil Anayasal zorunluluktur. Müsebibi de CHP ve MHP olur.