X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İşte o utanç manşetleri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İşte o utanç manşetleri

  • Giriş Tarihi: 4.10.2015
İşte o utanç manşetleri
İşte o utanç manşetleri

Nefret suçlarının amiral gemisi Hürriyet'in patronu Aydın Doğan, her gün gazetesinde bir mektup yayımlayarak mağduru oynuyor. Mazisindeki kirli manşetler ise toplumu sinsice dizayn etmeye çalıştığını kanıtlıyor

Doğan Medya grubunun patronu Aydın Doğan, sahibi olduğu Hürriyet gazetesinde son bir haftada tam 3 mektup yayımladı. Doğan'ın mektuplarında, "Aslında onu demek istemedim. Mağdur olan benim" iddiasında bulundu. Bugün mağdur edebiyatı yapan ve hala yeni oyunlar peşinde koşan Doğan medyasının mazisi Türkiye'nin uçurumun kenarına gelmesine yol açan kirli manşetlerle dolu. Doğan, Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanlığı döneminde, o gün sahibi olduğu Milliyet gazetesinde "Cumhurbaşkanı yargılansın", "Özal'ı onursuzca indiririz" manşetleri attırıyordu. 1994'te ise Hürriyet'i satın alan Doğan, medyada Ertuğrul Özkök devrini başlattı. Özkök'ün en büyük becerisi, gazetecilik mesleğini yerle yeksan edip, patronu adına iş ve ihale takibi yapmaktı.

CEM UZAN'DAN OLAY AÇIKLAMALAR


HALKTAN OLAN HERKESE KARŞI

1990'ların ikinci yarısından itibaren algı yönetimini silaha dönüştüren Aydın Doğan, bu kez Necmettin Erbakan'ı hedef aldı. "Beceremediniz artık bırakın", "Hoca direniyor", "Gerekirse silah bile kullanırız" şeklindeki manşetlerle adeta siyasetin altını oydu. Kirli manşetleri ile 28 Şubat darbesine zemin hazırlayan Doğan, 90'ların sonunda hedef tahtasına genç lider Recep Tayyip Erdoğan'ı koydu. Şimdi manşetler "Siyasi hayatı bitti", "Tayyip'e şok ceza", "Muhtar bile olamaz" şeklinde atılıyordu. Halktan olan herkese karşı olan Aydın Doğan'ın oyunu, milyonların desteklediği Erdoğan'da tutmadı. Her hamlesi duvara çarpan Doğan'ın öfkesi dinmezken, 17-25 Aralık darbe girişimlerinde, seçim öncesi ve sonrasında hep kendini gösterdi. Hürriyet'in algı operasyonları bunlarla da sınırlı kalmadı. Mısır'ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için verilen idam kararını gizleyip "Yüzde 52'yle seçilen Cumhurbaşkanına idam" başlığını atarak çarpıtma haberciliğin bir örneğini sergiledi. Dağlıca'da 16 şehit verdiğimiz gün ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ATVaHaber ortak yayınında söylediği "400 vekil" sözleri Hürriyet'in internet sitesi ve twitter hesabında çarpıtılarak verildi ve algı oluşturulmaya çalışıldı. Yoğun tepkiler üzerine yazı anında kaldırıldı.

MAĞDURUM DERKEN BİLE TEZGAH PEŞİNDE
Aydın Doğan, Turkuvaz Medya Grubu'na yönelik saldırıyı görmezden geldi. Star Medya Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sancak'ın silahlı saldırıya uğramasına ise başka bir açıdan yaklaşarak "Kendi yaptırmıştır" dedi. Hürriyet yazarı Ahmet Hakan 14 Mayıs 2015 günkü yazısında, gazeteci- yazar Latif Erdoğan'a seslenip "Seni yeryüzünün en alçak, en şerefsiz, en haysiyetsiz insanı ilan ediyorum" dedikten bir hafta sonra aHaber'e konuk olan Latif Erdoğan, programa gelmek üzereyken saldırıya uğruyor, darp ediliyordu. Mağdur edebiyatı yaparken bugün bile hedef değil, bilakis hedef gösteren Aydın Doğan, gün geldi teröristten foto-muhabiri üretti. Adliyede şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın fotoğrafını çeken teröristin servis ettiği kareyi sayfalarına taşıdı. Düne kadar manşetlerinden siyaseti dizayn edebilen Doğan Medya'nın patronu bugün aynısını yapamıyor. Şimdi belki de tüm o çirkin geçmişini unutturmak adına mektuplar yazıyor. Toplumsal hafızayı silmeye çalışıyor. Ama manşetler ve hafızalar dipdiri duruyor. Ve Aydın Doğan bunun verdiği öfke ile mektup üstüne mektup yazmaya devam ediyor.