X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Teröre karşı savaşan biziz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Teröre karşı savaşan biziz

  • Giriş Tarihi: 6.10.2015
Teröre karşı savaşan biziz
Teröre karşı savaşan biziz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB'nin başkenti Brüksel'e yaptığı devlet ziyaretinde teröre karşı işbirliğinin önemine bu sözlerle vurgu yaptı ve ekledi: Dış Güvenlik ve Savunma Politikası'yla ilgili AB'ye üyelik faslı açılmalı

Erdoğan, Brüksel'den AB liderlerine böyle seslendi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan devlet ziyareti için bulunduğu Belçika'nın başkenti Brüksel'de Belçika Kralı Philippe tarafından resmi törenle karşılandı. 1838'den sonra iki devlet arasındaki ilk devlet ziyareti olması bakımından büyük önem taşıyan Belçika ziyareti Kraliyet Meydanı'nda düzenlenen tören ile başladı. Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın bulunduğu makam aracı, karşılama töreninin yapılacağı Kraliyet Meydanı'na atlı askerler eşliğinde geldi. Araçlarından inen Erdoğan çifti, Kral Philippe ve Kraliçe Mathilde tarafından karşılandı. İki ülke milli marşlarının çalınmasının ardından, Erdoğan ve Kral Philippe tören kıtasını selamladı. İki ülke heyetlerinin takdiminin ardından aile fotoğrafı çekimi için Belçika Kraliyet Sarayı'na geçildi. Erdoğan resmi karşılama ve görüşmenin ardından Belçika Şirketler Federasyonu tarafından düzenlenen, Prenses Astrid'in de katıldığı Yüksek Düzeyli İş Toplantısı'na katıldı. Erdoğan burada şu mesajları verdi:

SİYASİ ENGELLER KALDIRILSIN: AB üyeliği Türkiye'nin en önemli uluslararası önceliği ve stratejik tercihidir. Bizim için en önemli husus, vatandaşlarımıza refahın ve her alanda en yüksek standartlarla sağlanmasıdır. Katılım sürecinde Belçika'nın desteğinin, müzakere sürecindeki tıkanmanın aşılmasında da devamını bekliyoruz. Siyasi engellerin ortadan kaldırılması ve yeni fasılların müzakereye açılması ilişkilerin geliştirilmesi bakımından büyük önem taşıyor.

GUARDİAN: AVRUPA'NIN ERDOĞAN'A İHTİYACI VAR



İŞBİRLİĞİNE ENGEL OLUNMASIN: Türkiye'nin terör ve düzensiz göçle mücadelede AB ile işbirliği hayati önem taşıyor. Bu bakımdan 31 nolu Dış Güvenlik ve Savunma Politikası Faslı'nın açılmasına çok önem veriyoruz. Geri kabul anlaşması ve vize serbestisi hususlarının da dahil olduğu, 24 nolu Adalet, Özgürlük ve Güvenlik Faslı'yla ilgili konularda daha yoğun işbirliğine ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Bu işin adeta biz pratiğini yaşıyoruz. Asıl bu işi yaşayan biziz. Terörle adeta iç içe olan, onunla savaş veren biziz. Bu faslın en kısa sürede müzakerelere açılmasını istiyoruz. Bir üye ülkeden kaynaklanan siyasi tıkanıklık böylesi önemli bir konuda, daha fazla işbirliğine engel olmamalıdır.

MÜLTECİLERİ VARİL BOMBALARINA BIRAKAMAZDIK: Bizde 2.2 milyon mülteci varken Avrupa'daki mülteci sayısı 250 bin bile değil. Bu bizim bu konudaki hassasiyetimizi ortaya koyması bakımından çok önemli. Yaptığımız harcama şu ana kadar 7.5 milyar dolardır. Bize tüm dünyadan gelen destek 410 milyon dolar kadardır. Bu da bazı gerçekleri ortaya koyuyor. Biz sınırlarımıza gelmiş dayanmış olan bu mültecileri, tekrar geriye göndermek sureti ile varil bombalarına teslim edemezdik. Sadece Akdeniz'den sahil güvenlik botlarımızla kurtardığımız insan sayısı 60 bin. Bu da bizim Akdeniz'de nasıl bir mücadele verdiğimizi gösteriyor.

ARTIK KÜLFET PAYLAŞIMI BEKLİYORUZ: Türkiye'nin krizin başından beri sergilediği tutum Avrupa ülkeleri için örnek olmalıdır. Avrupa değerlerine sahip olma açısından Türkiye, Birlik ülkelerinin çok ilerisindedir. Bu tablo sürdürülebilir değil. Ülkemizdeki Suriyelilere Avrupa ve uluslararası toplum adına ev sahipliği yaptığımız unutulmamalıdır. Biz Avrupa ve uluslararası toplumdan gerçek manada bir külfet paylaşımı bekliyoruz.

#Sayfa#

"DÜNYA BİZİ TAKDİR EDİYOR"

Erdoğan Türkiye'nin 2014'te yaptığı insani yardımların tutarının 4.5 milyar doları bulduğunun altını çizerek "Bu alanda dünyada 3., yardımların gayri safi milli hasılaya oranı bakımından da birinciyiz. Bölgemizdeki insani krizlere karşı sergilediğimiz duyarlılık tüm dünya tarafından takdir ediliyor. Suriye'deki insani kriz nüfusunun yarısının yerinden olmasına yol açtı. Türkiye şu ana kadar 2.2 milyon Suriyeli'ye dini ve etnik ayrımı gözetmeksizin kapılarımızı açtık, ihtiyaçlarını karşıladık, karşılıyoruz. Türkiye dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke" diye konuştu.

'PYD DE PKK GİBİ TERÖR ÖRGÜTÜ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel'de Meçhul Asker Anıtı'nı ziyareti sonrası Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile de ayrı ayrı bir araya geldi. Tusk ile görüşmesi sonrası ortak basın toplantısı düzenleyen Erdoğan "AB, PKK 'yı terör örgütü kabul ettiği halde, bazı üye ülkelerin bunu es geçmesi bizi üzüyor. Terörle ortak mücadeleyi tereddütsüz sürdürmek lazım. Türkiye bu hususta kararlı. PYD de DAEŞ ve PKK gibi terör örgütüdür. İyi terörist kötü terörist olmaz" dedi.

#Sayfa#

ESAD REJİMİ DEĞİŞMELİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Tusk, Juncker ve Schulz tarafından onuruna verilen akşam yemeği öncesinde Egmont Enstitüsü'ndeki konferansta onur konuşmacısı olarak bulundu. Erdoğan konferansta şunları söyledi:

SORUNUN KÖKENİNE İNMELİ: Suriye'deki insani dramın bertaraf edilmesi, ancak sorunun kökenine inmekle mümkün olacaktır. Ülkeye barışın gelmesi veya istikrarın yeniden tesisi, rejimin değişmesini sağlayacak kontrollü bir geçiş süreciyle mümkün olabilir."

BİZ "HRİSTİYAN TERÖRÜ" DİYOR MUYUZ?: Türkiye terörün her türlüsüne, gerekçesi ve amacı ne olursa olsun şiddetle karşıdır. Terörizmi herhangi bir din veya etnik grupla ilişkilendirmek, kabul edilemez bir anlayıştır. Bu bakımdan 'mücahit, İslamcı, cihatçı' bu tür kavramların dini istismar eden terörist gruplar için kullanılmasına kesinlikle karşıyız. Teröristi sadece terörist olarak tanımlamak yeter. Nasıl 'Hristiyan terörü, Musevi terörü, Budist terörü' gibi ifadeler kullanılamıyorsa 'İslami terör' ifadesinden de kaçınılmalıdır.

SÜRECİ PKK BOZDU: Çözüm sürecini bozan PKK terör örgütüdür. Avrupa ve tüm dünyada güçlü bir dayanışma sergilemeliyiz.

AB-TÜRKİYE ÇALIŞMA GRUBU


Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Erdoğan'ın Brüksel'deki temaslarında göç krizi, Suriyeli mülteciler ve güvenli bölge kurulmasına ilişkin konuları ele almak üzere Türkiye ve AB arasında bir "Çalışma Grubu" kurulmasının önemi de vurgulandı.