X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hepsi suspus
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hepsi suspus

Hepsi suspus
Hepsi suspus

Türkiye'nin tanınmış birçok ismi, açtığı ceza ve tazminat davalarıyla medyayı susturmaya çalışan Aydın Doğan'ın tutumuna sessiz kaldı

Doğan medya grubunun patronu Aydın Doğan, 28 Şubat sürecinde hükümetler kurup devirdi, kaos ortamlarından faydalanıp servetine servet kattı. 2002'de AK Parti iktidarıyla birlikte Türkiye'ye istikrar gelince, Aydın Doğan'ın tezgâhı bozuldu. Türkiye'nin istikrarsız dönemlerinde alışık olduğu gibi at oynatamayacağını anlayan Aydın Doğan, sahibi olduğu medya kuruluşlarını silah gibi kullanıp, AK Parti'ye saldırmaya başladı. Aydın Doğan medyası, 17-25 Aralık darbe girişiminden sonra, Fetullah Gülen'in Paralel örgütüyle işbirliği yaparak saldırılarını artırdı.

ATEŞE VERMEYE KALKTI

Aydın Doğan medyası, 2013'ün haziran ayında, AK Parti hükümetine karşı başlatılan Gezi vandalizminin yanında yer aldı. Sokakları ateşe veren çapulcuların kamu mallarını ve vatandaşın işyerlerini yakıp yıkmasını demokratik eylem olarak sunmaya çalışan Aydın Doğan medyası, 17-25 Aralık 20013'teki darbe girişiminde de Paralel örgütün yanında, en ön safta yerini aldı. Doğan medyası, bakanların yakınları ile Türkiye'nin bütün büyük projelerini yürüten işadamları ile siyasetçilerin gözaltına alınmasını da "yolsuzluk operasyonu" yalanıyla kamuoyuna sundu. Türk halkı son gelişmelerden sonra, gerçek yüzünü gördüğü Aydın Doğan medyasının kanun ve kural tanımaz tutumu karşısında demokratik tepkisini göstermeye başladı. Milletvekili Abdurrahim Boynukalın ile bir grup vatandaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir açıklamasını çarpıtarak algı oluşturmaya çalışan Hürriyet gazetesini protesto etti. Gösteri sırasında bir camı kırılan Aydın Doğan medyası dünyayı ayağa kaldırdı. Doğan gibi kaos dönemlerinde Türkiye'nin rantını yiyerek servetine servet katan işadamları, siyasi parti ve STK temsilcileri ile bazı sanatçılar da "Türkiye'de özgür basına saldırı var" korosuna katıldılar ve Aydın Doğan'ın yanında durarak, hükümet karşıtı mesaj verdiler.

BU SEFER SUSTULAR

SABAH, "Türkiye'de basın özgür değil" yalanıyla algı oluşturmaya çalışan Aydın Doğan'ın amacının gerçekte basının özgür olması değil, gazetecileri hapse tıkmak olduğunu belgeledi. Hakkında iki tweet atan Sabah yazarı Hilal Kaplan'a 15 bin TL'lik tazminat davası açan Aydın Doğan'ın, Star, Akşam, Yeni Şafak ve Akit gazetelerinde çalışan yazarlara, onlarca yıl hapis ve milyonlarca lira tazminat talebiyle dava açtığı görüldü.

Aydın Doğan'a destek verenler
Bazı siyasetçiler ile sivil toplum kuruluşları ve sendikalar, Doğan'ın ikiyüzlü tavrına tepki gösterdi. Bazı çevreler ise Aydın Doğan'ın gazetecileri hapse atarak susturma girişimine sessiz kaldı. İşte o isimlerden bazıları:

Koç Holding Yönetim Kurulu BŞK. Mustafa Koç:
Gezi sürecinde vandallara her türlü desteği veren Koç, Hürriyet'in camı kırılınca da görevini yaptı ve "Demokrasiye ve demokrasimizin tartışılmaz öğesi olan basın özgürlüğüne sahip çıkmaktan başka seçeneğimiz yok" dedi. Mustafa Koç SABAH muhabirinin, "Aydın Doğan'ın gazetecileri hapse attırmak için açtığı davalara ne diyorsunuz" sorusuna ise cevap bile vermedi. Telefonumuza çıkmadı, SMS mesajımıza cevap vermedi.

TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran:
Doğan grubu olunca 'Basın özgürlüğü' dedi. SABAH'ın SMS'le sorduğu soruya yanıt vermedi. Telefonla ulaşma çabamız sonuçsuz kaldı.

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı:
Doğan grubuna yönelik gösteriyi basın özgürlüğüne saldırı diye niteledi. SABAH'ın telefonlarına bile çıkmadı.

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı:
Aydın Doğan'ın gazetecilerin hapsini istemesine ilişkin sorumuza yanıt vermedi. Eski TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, TAV Holding CEO'su Sani Şener, işadamı Cem Kozlu ve Tezcan Yaramancı da Sabah'ın sorusunu yanıtlamak istemeyenlerden...

Medya Derneği: İkiyüzlülük
Medya Derneği tarafından yapılan açıklamada, Doğan Grubu'nun fikir ve ifade özgürlüğüne saygılı davranması gerektiğine vurgu yapıldı. Açıklamada, "Her fırsatta eleştiriye tahammülsüzlükten yakınan, kendisini medya özgürlüklerinin yılmaz savunucusu olarak lanse eden Aydın Doğan ve grubunun bu tavırları tam bir ikiyüzlülük örneğidir" görüşüne yer verdi.