Numan Kurtulmuş'tan terörle mücadelede yeni dönem sinyali

Giriş Tarihi: 18.1.2016 08:55 Güncelleme Tarihi: 18.1.2016 09:01
Numan Kurtulmuş'tan terörle mücadelede yeni dönem sinyali

Terörle mücadelede sivil önlemleri içeren master planın bu hafta Bakanlar Kurulu’ndan çıkacağını tahmin ettiğini belirten Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, teröre karşı tüm kesimleri ortak tavır sergilemeye çağırdı.

Anadolu Yayıncılar Derneği'nin düzenlediği "medya" konulu toplantıya katılan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, gündeme ilişkin sorularımızı yanıtladı. Kurtulmuş şunları söyledi:



SİSTEMATİK SALDIRI: Sultanahmet saldırısı, 20 Temmuz'dan bu yana karşı karşıya kaldığımız sistematik saldırılardan birisi. Bireysel saldırılar, kazılan hendekler, DHKP-C'nin hücre tipi saldırılarıyla Türkiye'yi sıkıntıya sokmaya çalışıyorlar.

Ortadoğu'nun yeniden dizaynında Türkiye'nin etkin olmasını istemeyen terör örgütlerinin bunları kullandığı aşikâr. Hangi örgüt kullanılırsa kullanılsın, bölgenin daha fazla istikrarsızlaştırılması, yapılabilirse Türkiye'nin kendi içine döndürülmesi, siyasi ve iktisadi istikrarsızlığa sokulması gibi bir amaç olduğu görülüyor.

ORTAK DURUŞ: Büyük resmi görüyorsak biz de bu terör çevrelerine inat, ekonomik ve siyasi istikrarı korumak, iç bütünlüğümüzü sağlamak üzere üzerimize düşeni yapacağız. Zor bir süreç, her kesimin teröre karşı en azından ortak bir dil kullanmasını, anlayış birliği içinde olmasını arzu ederiz. Sistematik terör saldırıları karşısında dost ve müttefik ülkelerin de Türkiye'nin yanında yer almasını arzu ederiz.

MASTER PLAN: Halkımızın büyük bir kısmı operasyonlara destek veriyor ama bunun bir an önce sonuçlandırılmasını istiyor. Sivil ölümler de oluyor, ufacık çocuklar hayatını kaybediyor. Bitirilmesinden kasıt, terör örgütünün bu faaliyetlerinin sürdürülemez noktaya getirilmesidir. 12 ilçenin çoğunda önemli mesafeler alındı. Terör örgütü hareket edemeyecek noktaya gelinceye kadar bu mücadelenin sürmesi gerekir. Terör ve terörle mücadele arızidir.

REHABİLİTASYON: İkinci aşamada eşzamanlı olarak yapacağımız şey çok güçlü bir rehabilitasyon sürecini uygulamaktır. Geçtiğimiz hafta Bakanlar Kurulu'nda karar alındı. Benim koordinatörlüğümde bütün bakanlıklara bölgenin ayağa kalkması, mevcut atmosferin giderilmesi konusunda tahmin ediyorum ki önümüzdeki Bakanlar Kurulu'nda bir master plan çıkar. En önemlisi de şehirlerin yeniden imarına yönelik bir dizi ve çok kuvvetli çalışmaların yapılması gerekiyor. Rehabilitasyon konusunda önemli şeylerden birisi halkın tamamının güvenlik ve esenlik duygusunun yeniden inşa edilmesidir.

SAHİBİ MİLLET: İnşallah Türkiye'de Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci adımları atılacak. Hiçbir şekilde tarih vermeyiz ama hedef, terör örgütü tamamen hareketsiz hale getirilinceye kadar bu işin sürmesidir. Bir an önce bitmesini isteriz. İsteriz ki yarın sabah bitsin. Türkiye'nin esas meselesinde terör örgütünü tamamen bertaraf ettikten sonra barışın, hukukun diliyle konuşacak bir süreç muhakkak başlayacaktır. Reform dediğimiz adımlar atılacaktır. Bu işin sahibi millettir.

MAHŞERİ VİCDAN: (Akademisyenler bildirisi) Herkes istediği görüşü açıklayabilir. Buradaki problem görüşlerin açıklanmış olması değildir. Tahmin ediyorum ki bir kısım akademisyen bildiriyi okumadan imzaladı. Mahşeri vicdanı yaralayan bir metindir. Sanki güvenlik kuvvetleri kalktılar, "Silopi ve Cizre'de operasyon yapalım" dediler, böyle başladı. Bu değil, hendek kazıldı, bombalar patlatıldı, uzaktan hedef alındı. Tabiri caizse güvenlik kuvvetleri can havliyle bölgedeki vatandaşın canını ve malını korumak için harekete geçti. Can havliyle terör örgütünün faaliyetleri engellenmeye çalışılıyor.

ARIZİ DURUM: Bunların hiçbir şekilde demokratik standartlarla bir ilgisi yoktur. (Sedat Peker'in 'kan' açıklaması) Bununla ilgili de soruşturma başlatılmıştır, aynen bu bildiriyi yayınlayanla ilgili soruşturma başlatıldığı gibi. Ben arızi durum ifadesini bilerek kullanıyorum. Bunun bir an önce bitirilmesi ve demokratikleşme sürecinin tamamlanması gerekir. Hükümete karşı olanların bile teröre karşı tavır geliştirme mecburiyeti var. Bu parantezi kapatalım ki Türkiye yoluna devam edebilsin.

SURİYE OLMASAYDI:
Üçüncü adımın sonuna geldik. Suriye'de önce bir iç savaş başladı, ardından vekâlet savaşları başladı. Bu vekâlet savaşları bitikten sonra dünyanın bütün ülkeleri, tanklarıyla, toplarıyla bu bölgeye geldi. Krizleri çözemeyen dünya sistemleri sürekli yeni problemlerin de kaynağı olmaya başlıyor. Kuzey Suriye'deki gelişmeler olmasaydı bu kadar kuvvetli, şehir şehir direnen PKK terörüyle karşı karşıya kalmayacaktık.

Habertürk
ARKADAŞINA GÖNDER
Numan Kurtulmuş'tan terörle mücadelede yeni dönem sinyali
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz