Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Binali Yıldırım: Milleti bölmeye çalışanlar havasını alır

Giriş Tarihi: 23.1.2016 19:30
Binali Yıldırım: Milleti bölmeye çalışanlar havasını alır

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, "Son 13 yılda biz bugün yakıp yıktıkları Güneydoğu'ya 34 milyar hizmet götürdük, 5 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Biz yapıyoruz, onlar bombalarla çukura dönüştürüyor. Bunu da millet görüyor. Ama bilsinler ki bu millet ezelden ebede kardeştir, birdir beraberdir. Bu milleti bölmeye çalışanlar da havasını alır" dedi.

Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal ile katıldığı, AK Parti İl Başkanlığınca bir otelde "Kahramanmaraş'ı yeniden hayal etmek" sloganıyla düzenlenen "Ulaşım Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, her şeyin daha güzelini daha iyisini istemenin herkesin hakkı olduğunu fakat "Yol olsun teker dönsün" felsefesiyle yapılan yol anlayışını kökünden değiştirerek, "Yollar bölünsün, hayatlar birleşsin, yollar bölünsün, memleket birleşsin" felsefesiyle yollar yapmaya başladıklarını söyledi.

2003'te 6 bin 100 kilometreyle aldıkları bölünmüş yol ağını 2015'in sonunda tam 24 bin 300 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Yıldırım, 3 kattan fazla artış sağladıklarını, sadece 6 vilayet bölünmüş yollarla bağlıyken bugün 76 vilayetin birbiriyle bölünmüş yollarla bağlanmış hale geldiğini belirtti.

Bölünmüş yolların yapılmasıyla trafik kazalarında yüzde 62 azalma olduğunu vurgulayan Yıldırım, şunları kaydeti:

"Bölünmüş yolların ekonomiye de katkıları var. Bölünmüş yolların 1 yılda fazladan yakıtta azalmayla 16,5 milyar katkısı var. 80 yılda 6 bin kilometre yapmışız 13 yılda 18 bin kilometrenin üzerinde yapmışız. Bir farkı ortaya koyuyoruz. Sadece bu dönemde Kahramanmaraş'a gerçekleştirdiğimiz bölünmüş yol miktarı 2,1 milyar liradır. Devam eden projeler ise 2,6 milyar liradır. Yeni talep edilenlerde 1 milyar liradır. 5,6 milyar lira düzeyindedir. 2003'te göreve başladığımda bütün Ulaştırma Bakanlığının bütçesi 230 milyondu. Şimdi sadece Kahramanmaraş'ta yaptığımız yolların toplamı 2,1 milyar lira olmuş. İşte AK Parti farkı budur. İşte güçlü iktidarın işte tek başına iktidarın farkı budur. 30 yılda 3 kilometrelik Bolu Tüneli'ni yapamayan devletten 13 yılda 263 kilometre tünel yapan bir hükümete geliyoruz. 50 yılda yaptığımız tünel miktarı 50 kilometre, 2015'te tamamladığımız tünel miktarı yani bir yılda 63 kilometredir."

Yıldırım, Kahramanmaraş'ta da önce başlanan işleri bitireceklerini, sonra da yeni ihtiyaçları değerlendireceklerini, her tarafın yolu olacağını kaydetti.

Bakan Yıldırım şöyle devam etti:

"Biz krallara göre değil kurallara göre yol yapıyoruz. İnsan unsurundan kaynaklanan kazaları. yola bağlamak. kavşağa bağlamak haksızlıktır. Kafamıza göre kavşak yapamayız. Öyle yerler var ki yaptığımız yolun 10 katı kamulaştırma ödüyoruz. Bunun bir anlamı yok. Buna kaynak da yetmez para da yetmez. O yüzden bu kamulaştırma mevzuatını mutlaka ve mutlaka elden geçirmemiz lazım. Yollara ayıracağımız paraları maalesef kamulaştırmadan bitirmiş oluyoruz."

Laf olsun diye yol yapılamayacağını, yolların nesilden nesile hizmet edecek sanat eserleri olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Artık yol yapmıyoruz sanat eseri yapıyoruz. 1950'lilerdeki şose yollar artık tarih oldu. Bizim yollarımız Avrupa'nın yollarından daha iyi hale geldi. Yapınca karayolları iyisini yapar. Bir iş bir sefer yapılır. Acele yapılan işler, acele verilen kararlar daha büyük maliyet getirir daha fazla süre alır" diye konuştu.
13 yılda 253 milyar yatırım yaptıklarını anlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama önümüzde bundan daha fazla miktarda yatırım var. Dünyada yaprak kıpırdamıyor, büyük proje yok ama Türkiye küresel krize rağmen inatla yatırıma devam ediyor. Çünkü biz milletimize güveniyoruz. Biz Kahramanmaraş'a güveniyoruz. Hakkari'ye yapılan, Şırnak'a yapılan, Iğdır'a yapılan o da bizim. Maraş'a yapılan da bizim. Onun için biri diğerinin asla alternatifi değildir. Son 13 yılda biz bugün yakıp yıktıkları Güneydoğu'ya 34 milyar hizmet götürdük, 5 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Biz yapıyoruz onlar bombalarla çukura dönüştürüyor. Bunu da millet görüyor. Ama bilsinler ki bu millet ezelden ebede kardeştir, birdir beraberdir. Bu milleti bölmeye çalışanlar da havasını alır. Hiç kimse bu milletin bölünmesi hayalini bile yapmasın. Öz yönetim, özünde yönetim, bunlar zırvadır. Konuşulması bile zaittir. Kahramanmaraş bunun cevabını Kurtuluş Savaşı'nda vermiştir gerekirse yine vermeye hazırdır."

Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal da 2011'de bu çalıştaylara başladıklarında söylenenleri çok iyi hatırladığını belirterek, "Biz de siyaset konuştuğunu yazmak, yazdığını yapmaktır dedik" ifadesini kullandı.

Bu kapsamda eylem planı hazırladıklarını aktaran Ünal, "Daha sonra izleme ve değerleme komisyonu kurduk. Bizim eylem planımızın izleme ve değerleme komisyonu tarafından takip edilmesini sağladık. Her yıl izleme ve değerleme komisyonunun bu eylem planındaki sorumluluklar ve görev takiplerini yapmasını sağladık. Hamdolsun 4 yılın sonuna geldiğimizde eylem planımızda 4 yıl boyunca takip ettiğimiz işlerin yüzde 85'ini Allah'ın izniyle milletvekillerimizle, büyük şehrimizle ve teşkilatlarımızla gerçekleştirdik. Bunu nasip eden Allah'a şükürler olsun" diye konuştu.
İkinci 4 yıla daha güçlü girdilerini dile getiren Ünal, Kahramanmaraş'ın siyasette daha güçlü hale geldiğini vurguladı.

2010 yılında 53 bin 698 olan yolcu sayısı, 2015'de 228 bin 707'ye çıkınca havaalanının yeniden yapılması ya da yeni bir havaalanının yapılması gerektiğini anlatan Ünal, "2 yıldan beri yürüttüğümüz çalışmaları ekim ayı itibariyle sonuçlandırdık. Ekim ayında havaalanının ihalesi yapılacaktı, bu defa dedik biz daha büyük bir havaalanı yapabiliriz düşüncesiyle bunu durdurduk. Bugün bu çalıştayda da bunun kararını vereceğiz" dedi.
Ünal, çalıştay sonuçlarına ilişkin ise şunları kaydetti:

"Hızlı trenle ilgili sorunumuz yok. Havaalanıyla ilgili biz şuanda istersek ertelediğimiz ihaleyi hemen yapabiliriz. Mevcut havaalanının 40 milyonu gönderildi. Kalan parayı da aktif hale getirip mevcut havaalanını yapabiliriz. Ama siz diyorsunuz ki 'bu işler şurası uygundur diyerek olmaz' bunun zemin etüd çalışmalarından, kuşların göç yolu ve rüzgarın desibeline varıncaya kadar ölçümlenmesi gerekir. Biz uygun bir yere bakalım. Buna göre tekrardan bu seçenekleri değerlendirelim diyoruz."

"Siz Maraş'a bir şey yapmıyorsunuz. Siz Aydın'a bir şey yapmıyorsunuz. Siz Hakkari'ye, siz Van'a, siz Bitlis'e ve Mardin'e bunu bunu yapıyorsunuz" demenin mikro milliyetçilik olduğunu belirten Ünal, "Kusura bakmayın. Bu ülkede yıllarca Van, Bitlis, Diyarbakır buralar ihmal edildiği için maalesef terör bugünkü noktalara geldi. Biz oraları ihmal etmedik. Bundan sonra da ihmal etmeyeceğiz. Oralara pozitif ayrımcılık uygulamaya devam edeceğiz" dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanıyla Diyarbakır Suriçi'ndeki kültürel mirasın ihya edilmesi için çalışma yaptıklarını ve bununla da gurur duyduğunu vurgulayan Ünal, "Bu çalışmaları daha fazla yapmamız gerekiyor. Maraş ile Hakkari'yi, Maraş ile Van'ı mukayese edersek kafamızda ülkeyi bölmüş oluruz. Hakkari de Türkiye'dir. Edirne de Türkiye'dir. Maraş da Türkiye'dir. Bitlis de Türkiye'dir. Bizim birliğimiz ve bütünlüğümüzle ilgili bu tür yaklaşımlara asla prim vermememiz gerekir" ifadelerini kullandı.

ARKADAŞINA GÖNDER
Binali Yıldırım: Milleti bölmeye çalışanlar havasını alır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz