X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Boynuna Kur'an-ı takıp Sur'dan kaçtı!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Boynuna Kur'an-ı takıp Sur'dan kaçtı!

  • Giriş Tarihi: 29.1.2016 16:16 Güncelleme Tarihi: 29.1.2016 16:30
Boynuna Kur'an-ı takıp Sur'dan kaçtı!
Boynuna Kur'an-ı takıp Sur'dan kaçtı!

Sur’da boynundaki Kuran-ı Kerim ile kaçanlardan biri de 83 yaşındaki Hacı Ali Salcan’dı. Duvar ustası Salcan’ı taşındığı torununun evinde bulduk. 90’larda Kulp’tan göç eden Salcan: “Artık barış olsun’ diyor

"ALLAH'IM BU ATESE BİR SU DÖK"



Bu sözlerle yaşananlara isyan eden Hacı Ali Salcan, Gaziler'deki torununun evinde Yeni Yüzyıl'a kaçış öyküsünü ve umutlarını anlattı

"Kulp'un Zeyrek köyündeniz. Duvar ustasıyım. 20-25 yıl önce çevredeki köyler yakılınca Diyarbakır'a göç ettik. Hanım ve altı çocukla. Önceki gün 'Mahalleyi boşaltın' diye anons geldi... Sadece kızımla giyeceklerimizi ve Kur'an'ımı boynuma astım, çıktım. Torunumun evindeyim. Tekrar dönmek isterim. İnşallah ömrüm bunu görmeye yeter...

"KUR'AN'IMI BOYNUMA ASTIM"


"Arkadaşlarımın hepsi Sur'u terk etti. Neredeler bilmiyorum. O kadar hızlı çıktık ki... Evimde unum var, yoğurdum var, öleceksem de evimde ölmek istiyorum. Bu iş, iş değil. Bu dava, dava değil. Bunun sorumluluğu herkestedir, ahrette hesabını buna sesini çıkartmayanlar da verecektir. Bu sorun ancak kardeşlikle çözülür.

Sur'da boynundaki Kuran-ı Kerim ile kaçanlardan biri de 83 yaşındaki Hacı Ali Salcan'dı. Duvar ustası Salcan'ı taşındığı torununun evinde bulduk. 90'larda Kulp'tan göç eden Salcan: "Artık barış olsun' diyor


Kur'an-ı boynuna asıp Sur'dan kaçtı

90'LI YILLARDA KÖY YAKMALAR NEDENIYLE KULP'TAKI EVİNİ TERK ETMIŞTİ

Sur'dan kaçan insanlardan biri de geçen gün 83 yaşındaki Hacı Ali Salcan'dı. Sur içi Lalebey Mahallesi tamamen boşaltılırken, boynundaki Kuran-ı Kerim'le yaşadığı evi terk ediyordu. Yıllardır yaşadığı Dabak Sokak 32 numaralı evden giderken yanına sadece kızını, Kuran-ı Kerim'i ve kıyafetlerini alabilmişti.

Hacı Ali Salcan'ı uzun uğraşlar sonucu öğretmen torununun evinde buluyoruz. Gaziler semtinde mütevazi bir öğretmen ailesi evi. Burada şimdi 7 kişi yaşıyor. Salcan "Allah bu yangına bir su döksün, her kim ki arası bozulan iki kişinin arasını yapmaya çalışırsa, Allah ondan razı olsun" diyor.

Bu ateşe su dökün

Çaylar geliyor, anlatmaya başlıyor Salcan... 90'lı yıllarda Kulp'un Zeyrek köyünde kimseye muhtaç olmadan yaşadıklarından bahsediyor. Sonra çevre köylerin yakılmasıyla birlikte sıranın kendilerine geleceğini düşünüp göç ediyor Diyarbakır'a. Yanında eşi ve altı çocuğuyla birlikte gidiyor:

"Aynı bu günler gibi göç edince hep birlikte göç ediliyor" diye ekliyor. Satın aldıkları Sur semtindeki Lalebey mahallesinde camiye yakın evinde bir yandan ibadetini yerine getirirken, diğer zamanlarını da Sur diplerinde yaşıtlarıyla birlikte sohbet ederek geçiriyormuş. Gazete ve televizyonlarda çıkan haberden, Karadeniz'de ve İstanbul'da bulunan yakınlarının aramasıyla haberi oluyor. Çatışmaları kast ederek "Bu iş iş değil, bu dava dava değil, bunun sorumluluğu herkestedir, ahrette hesabını buna sesini çıkartmayanlar da verecektir" diyor.

Arkadaşlarının tümü Sur'u terk etmiş. "Evimde unum var, yoğurdum var, öleceksem de evimde ölmek istiyorum. Elinizde geldiğince bu ateşe bir su dökün, çok büyük sorumluluğumuz var cezamız da büyük olacak" diyor.

Bu yaşanan olaylar konusunda ne düşünüyorsun?

- Ne diyeceğim Barış! Barış! Barış! İki komşunun arasının bozulmasına sen aracılık yapıp düzeltmek istersen Allah seni çok sever. Elinizden geldiğince düzeltmeye çalışın bozulduysa onarılmasına yardımcı olun.

Sizin eviniz civarında da hendek kazıldı mı?

- Evvelki gün camiye giderken cami civarında bazı kazı çalışmaları olduğunu gördüm, bir genç yanıma gelip "amca evine git" dedi. Dün de yine camiye gitmek istedim ancak hendek kazıldığını gördüm gidemedim. Sabah komşuların evlerinden telaşla çıktıklarını gördüm sordum evlerimizi hemen boşaltmamız gerektiğini anlattılar.

Daha önce de köyümüzü boşalttığımız için biliyorum, Kızımla yalnız kalıyordum ben de küçük bir çantaya elbiselerimi koydum, Kur'anımı boynuma astım ve evden çıktık. Evimizin önünde kazılan hendeğin yanında yüzleri örtülü yirmili yaşlarda üç genç vardı. Beni görünce yanıma geldiler nereye gittiğimi sordular. Evimi terk ettiğimi söyleyince "Nereye gidiyorsun gitme öleceksek burada birlikte ölelim" dedi, ben de yaşlı olduğumu kızımla birlikte gideceğimi söyledim bir şey demediler, yürüdüm.

Bu çatışmalar biter mi?

- Barış gelse iyidir. Barış için hep dua ediyorum. Bir insan öldüğünde bunun sorumluluğu sadece katledende değil herkestedir.

"Beni n'olur Urfa'ya götürün"

Salcan, "Bölgede sivil kalmadı tüm komşularımız evlerini boşalttı. Eşyalarını bile alamadı" diyor. Bu cümleyi söylerken derin bir iç geçiriyor. "Şahadetini getirdikten sonra hepimiz kardeşiz. İyilik yaparsan iyilik bulursun, kötülük yaparsan kötülük bulursun." Röportaj sırasında öğretmen torunu söze giriyor. Dedesinin sabahları erken uyanıp evine gitmek istediğini söylüyor. O bölgede sokağa çıkma yasaklarının olduğunu hatırlatıyoruz. "Beni Urfa kapıya götürün oradan bakayım" diyor.

Kaynak: Yeni Yüzyıl Gazetesi