X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mustafa Elitaş: Türk milletinin en iyi yaptığı yönetim anlayışı başkanlık sistemidir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mustafa Elitaş: Türk milletinin en iyi yaptığı yönetim anlayışı başkanlık sistemidir

  • Giriş Tarihi: 14.2.2016 19:42 Güncelleme Tarihi: 14.2.2016 19:52
Mustafa Elitaş: Türk milletinin en iyi yaptığı yönetim anlayışı başkanlık sistemidir
Mustafa Elitaş: Türk milletinin en iyi yaptığı yönetim anlayışı başkanlık sistemidir

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Kayseri'de basın mensupları ile bir araya geldiği sohbet toplantısında, paralel yapı, başkanlık sistemi, yeni anayasa, Suriye'deki savaş ve Güneydoğu'da yaşananlarla ilgili soruları cevaplandırdı.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik ve AK Parti İl Başkanı Hüseyin Cahit Özden ile birlikte toplantıda ilk olarak yurt dışı ziyaretlerini değerlendiren Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, ?Ülke gezilerinde en üst seviyede neler yapılabilir o konular değerlendiriliyor. Heyetler arası görüşmeler oluyor. Son seyahatte de çok güzel neticeler aldık. Üst seviyede yapılan görüşmelerin ardından tekrar iş adamları ile birlikte yeni programlar düzenlemeye gayret ediyoruz. Üst seviyedeki görüşmeler alt seviyede sözleşme noktasına gelmesi için gayret gösteriliyor? dedi.

TÜRK MİLLETİNİN TARİH BOYUNCA YAPTIĞI EN İYİ YÖNETİM ANLAYIŞI BAŞKANLIK SİSTEMİDİR
Bakan Elitaş, '58 ülkeden vizesiz giriş çıkış yapıyoruz. Vize kolaylığı ile ilgili olarak Çin Halk Cumhuriyeti ile ilgili. Biz de inşallah yapabilirsek ihracatçıların dünyada vize alırken daha rahat vize alması adına çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. İl Başkanı iken de bunu söylemiştim. Belirli bir rakama ulaşmış ihracatçının yeşil pasaportla dünyada dolaşmasının zorunlu olacağını söylemiştim. Bir milyon dolar ihracat yapan firmalar varsa onların birkaç yetkilisine verelim demiştim daha önceleri. Türk milletinin tarih boyunca yaptığı yönetim anlayışı başkanlık sistemidir. Cumhuriyet'teki 1961 anayasasına kadar partili cumhurbaşkanlığı vardı. Atatürk ve İnönü zamanında. 1962 anayasasında bu değişiklik yapıldı. Bizim her zaman söylediğimiz gibi 367 kararı ile Türkiye'de sistem değişti. Seçilen cumhurbaşkanı, bir daha seçilebilmek için faaliyet göstermesi gerekir. En doğru yöntem iyi uygulanabildiği takdirde, gelişmiş ülkelerin gelişmesine katkı sağlayan sistemin başkanlık sistemi olduğu kanaatindeyim. Hiç olmazsa kültürümüze yabancı düşmeyen, kurucu Atatürk'ün yaptığı partili cumhurbaşkanlığı sistemi gelirse devlet idaresi biraz daha uyumlu bir şekilde olur kanaatindeyim. Anayasa değişikliği için 184 milletvekilinin imzasına ihtiyaç var. Eğer 330 ve üzeri oy alınırsa kendiliğinden halk oylamasına götürülür. Biz bu süreçte 184 milletvekilinin imzasıyla anayasa değişikliği teklifini verdikten sonra, siyasi parti genel başkanları yarıştan kaçmazlarsa kendilerine de güvenirlerse ya komisyon aşamasında ya da genel kurul aşamasında katkı yaparlar ve anayasa değişikliği yapılır. Ama hala ısrarla, inatla bu kaygılarını Recep Tayyip Erdoğan karşısında yenilmişlik duygularını atamazlarsa onunla ilgili ilk seçimi beklemek gerekir. Onlara o dersi verecek seçmendir. Ya TBMM'de ya da önüne sandık geldiğinde bu olacak. Seçmenlerimizin büyük bir çoğunluğunun başkanlıktan yana olduğunu görüyoruz. Şu anda AK Parti'nin aday gösterdiği cumhurbaşkanı ile AK Parti iktidar oyduğu için uyumlu bir süreç var. Daha önce yaşananları biliyorsunuz. 2001 yılındaki krizi biliyorsunuz. Bunun en doğrusu anayasa değişikliğine siyasi partiler irade gösteremiyorlarsa halkın irade göstermesi gerekiyor. Halk akıllıdır, neyi ne yapacağını çok iyi bilir. Bu halkın terazisi doğru tartıyor' ifadelerini kullandı.

ABD OKYANUS ÖTESİNDEN SINIRLARIMIZ İÇİNDE OLUŞMAYA ÇALIŞAN BİR OLUŞUMA MÜSAADE ETMEMİZİ İSTEYEMEZ
YPG hedeflerinin vurulması konusunda ise Elitaş, 'ABD bizim müttefikimiz, Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi stratejik ortaklık anlaşmamızı bir çek etmesi lazım. Ülkemizin içindeki huzursuzluklar bizi ilgilendirir. Türkiye'nin güneyinde gayri meşru yapılanmaya müsamaha göstermeyiz. ABD orada okyanus ötesinden kalkıp bizim sınırlarımız içinde oluşmaya çalışan oluşuma Türkiye'nin müsaade etmesini isteyemez. İstememesi gerekir. Stratejik ortaksak Türkiye'nin selameti önemlidir? dedi. ABD'den herhangi bir baskı olup olmadığının sorulması üzerine, ?ABD'nin hiçbir yetkilisinin Türkiye'nin bir yetkilisine baskı yapması gibi bir durum olmaz. Baskı yapma hakkına sahip değildir. Konuyla ilgili olarak Sayın Başbakanımız ve İçişleri Bakanımızın açıklamalarına bakmak lazım. Önemli olan hadise Türkiye'nin menfaatleridir. Suriye'deki olay 5 yıla yakın bir zamandır devam ediyor. Bunları dikkate aldığımız için alternatif Pazar gezileri yapıyoruz. İran'da izolasyon kaldırıldı. En yakın zamanda İran seyahatimiz olacak. Biz yakın çevremizde önemli müttefiklerimiz var. Öte yandan 4 saatlik uçuş mesafesinde 52 ülke var. Oralara ticaret hacmini geliştirmek için çalışıyoruz. Rusya krizinde de ?Her şeyin kendi kuralı var. Ticaret ticaretin kuralları ile yapılır. Ülkeler arasında kriz çıkabilir ama sıkıntılar ticaret erbabına işkence olarak dönmemelidir' demiştim. Suriye'deki hadise askeri ise askeri makamlar, siyasi ise siyasi makamlar yapar' diye konuştu.

GÜNÜMÜZÜN HASAN SABBAH'I PENSİLVANYA'DA
'Güneydoğu'dan göç fazla yok diyen Bakan Elitaş, 'Operasyon olan bölgelerde halk gönüllü olarak boşaltıyor. Terör örgütü mensupları halkın orayı boşaltmasını engellemek için zulmediyor. Tek sıkıntılı bölge Diyarbakır'ın Sur ilçesi. Temizlendikten sonra kentsel dönüşüm yapılacak' şeklinde konuştu.

"Rusya ile ilgili olarak 228 kiloluk bir mandalinayı bir markette görüp de onu iş makinesiyle ezmek bölgesel bir hissiyatla ortaya çıkan bir durumdur" diyen Elitaş, şöyle devam etti:

"Denize dökülen veya çürüyen bir malımız yok. Rusya hükümeti Rus halkına işkence yapıyor. Rusya en kaliteli ve en ucuz malı Türkiye'den alıyor. Onlara tavsiye ediyorum koydukları ambargoyu ortadan kaldırsınlar, sert söylemleri de bıraksınlar."

Paralel yapıyla mücadelenin sonuna kadar devam edeceğini belirten Elitaş, "Açıkçası Türkiye'de güç zehirlenmesiyle karşı karşıya kalmış. Yurt dışındaki paralel yapının unsurları kimsenin etmediği kadar ihanet ediyorlar. Türkiye'yi yaşanmaz, cehennem gibi bir ülke olarak göstermeye çalışıyorlar. Devlet başkanları ile yaptığımız görüşmelerde aldığımız sonuç bu. Bir insanın gözü nasıl dönebilir ki doğduğu ve doyduğu ülkeyi farklı bir iftira ile bunu söyleyebilir. Tarihte Hasan Sabbah vardır. 21. yüzyılın Hasan Sabbah'ının benzeri Pensilvanya'da. Eğer paralel yapıya destek verdilerse bu arkadaşlar bedellerini muhakkak ödemeleri gerekiyor. Araştırmalar yapılıyor. 12 kişi ile ilgili bir davet yapılmış ve iki tanesi tutuklu. Ben o arkadaşlara tavsiye ediyorum bir an önce ifadelerini versinler ve yargıya güvenmeleri gerekir. Umuyorum ki paralel yapının içinde olmamışlardır.?
Bakan Elitaş, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Arabistan ve körfez ülkelerine ulaşmak için bazı sıkıntılar var. Onları aşmak için çalışıyoruz. Dünyadaki her türlü diktatörlüğe karşıyız. AK Parti demokrasinin olmazsa olmaz olduğunu ifade eden bir iktidar. Onu da elimizden geldiği şekilde devam ettirmeye çalışıyoruz. Mısır'daki darbenin uygun olmadığını ifade ediyoruz. Ticari faaliyetlerimiz aynı hızla devam ediyor. Tüm ülkelerle yapılan ihracatta azalırken Mısır ile ihracatımızda artış var. İnsanlık öne çıktığı zaman paranın önemi kalmaz. Türkiye şu anda bunu gerçekleştiriyor. Türkmen dağında hiçbirisini o bombaların altında ölüme terk edemeyiz. Onlara kapımızı kapatamazdık. Bu gün Avrupa ülkeleri 25 tane göçmen alabilmek için kanun çıkarıyor. Türk milleti düşkün kim varsa ona yardım eder ve büyük bir kısmıyla da akrabayız. Biz dünyayı duyarlı olmaya çağırıyoruz. Suriye'deki zulme dur demeye çağırıyoruz. PYD'yi şirin göstererek, IŞİD ile mücadele ediyor deyip Rusya'nın o bölgeyi vurmasına fırsat veremezsiniz. Biz üzerimize düşen ne ise onu yapıyoruz."