X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kurtulmuş: Bizim öncelikli tercihimiz başkanlık sistemidir!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kurtulmuş: Bizim öncelikli tercihimiz başkanlık sistemidir!

  • Giriş Tarihi: 10.5.2016 16:06 Güncelleme Tarihi: 10.5.2016 16:09

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, AK Parti'de yeni anayasayla ilgili çalışmaların sürdüğünü ancak nihai noktaya henüz gelinmediğini belirterek, "Bizim öncelikli tercihimiz başkanlık sistemidir. Bu çerçevede anayasa metni hazırlanarak TBMM'ye gönderilecek." dedi.

OSTİM'de bir restoranda sanayicilerle bir araya gelen Kurtulmuş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Yeni anayasa çalışmaları ve partili cumhurbaşkanı tartışmaları"na ilişkin bir sorusu üzerine Kurtulmuş, yeni anayasanın 'nin önceliklerinden olduğunu söyledi.

AK Parti'nin çok disiplinli, titiz bir çalışma yaparak, yeni anayasayla ilgili kendi teklifini olgunlaştırdığını belirten Kurtulmuş, 'de yeni anayasanın parlamentoda bir uzlaşıyla çıkmasını istediklerini, bunun için de samimi olarak Anayasa Uzlaşma Komisyonunda eşit üyeli katılımı uygulamaya koyduklarını hatırlattı.

Anayasa Uzlaşma Komisyonunun çalışma zemininin bir müddet sonra ortadan kalktığını anımsatan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Biz, AK Parti olarak bu talebi ilanihaye bekletemeyiz. İlanihaye, toplumsal bir talep olarak var olan bu talep rafta duramaz. Bunu kısa zamanda ete, kemiğe büründürerek somut hale getireceğiz ve TBMM'ye sunacağız. Bu çerçevede yeni anayasanın ana çatısı ve mahiyeti konusunda biz de AK Parti içerisinde görüşmelerimizi, tartışmalarımızı yapıyoruz. Bayağı mesafe aldık ama nihai noktaya gelmedik. Nihai noktaya geldikten sonra anayasa tasarısını TBMM'ye göndererek, AK Parti açısından üzerimize düşeni tamamlamış olacağız. Bizim öncelikli tercihimiz başkanlık sistemidir. Bu çerçevede anayasa metni hazırlanarak TBMM'ye gönderilecek."

"Alman basınında, ' ile geri kabul anlaşması ve vize muafiyeti noktasında yapılan anlaşmaların durdurulacağı' yönünde bir haber var. 'AB'nin, Yunanistan'da mülteci kayıt merkezi açacağı' söyleniyor. Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?" sorusuna, Kurtulmuş, "Türkiye'nin vize serbestisi konusunda, Avrupa'nın içerisinde hem kamuoyunda hem de siyaset yapıcılar nezdinde bazı çevrelerin, 'Türkiye'ye vize serbestinin tanınmaması' yönünde kanaatlerinin olduğunu, bunu da her vesileyle hem Almanya'da hem Avrupa'nın genelinde dile getirdiklerini biliyoruz. Ancak devam eden bir süreç var. Bu müzakere sürecinde Türkiye olarak biz, üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirdik." yanıtını verdi.

Avrupa'nın vize muafiyeti çerçevesinde, Türkiye'nin atması gereken adımların yer aldığı çok sayıda maddeden, 4-5'inin kaldığını belirten Kurtulmuş, bunların bir kısmını genelgeyle bir kısmını yasa değişikliğiyle gerçekleştirdiklerini söyledi.

Kurtulmuş, vize serbestisi olmasa bile Türkiye'nin reform adımlarının bir gereği olarak bunların yapılmasının arzu edildiğini, hiç tereddüt etmeden iyi niyetle, samimiyetle bu adımları attıklarını ifade etti.

"SAMİMİ OLARAK ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK"

"AB kendisi bilir. Atılmış olan bu adımların hiçbirisi boşa çıkacak, lüzumsuz işler değildir" diyen Kurtulmuş, AB vize serbestisinin olması ya da olmamasının, bu adımların atılmasını engelleyecek işler olmadığını kaydetti. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz samimi olarak üzerimize düşeni yaptık, sorumlulukları yerine getirdik, verdiğimiz sözlere uyduk. Sağdan, soldan farklı sözler gelebilir ama AB'nin kurumsal yapısı itibarıyla Avrupa'nın da verdiği sözlere uyacağını ümit ediyoruz. Sorumlu siyaset anlayışı da bunu gerektirir. Özellikle 3 milyon mültecinin yükünü çeken ve doğudan batıya mülteci geçiş yollarında çok ciddi bir ağırlığı karşılayan bir ülke olarak Türkiye'nin ne kadar zorluklar yaşadığını, AB'deki sorumlu siyasetçiler de biliyorlar, farkındalar. Ben bu sorumlu siyaset anlayışının gereği olarak bu adımın atılacağını ümit ediyorum."

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, AB'nin terör tanımına ilişkin talebine cevabı hatırlatılarak, vize muafiyeti sürecinde bir kriz yaşanıp yaşanmayacağının sorulması üzerine, bir kriz yaşanacağını zannetmediğini söyledi.

Daha önceki görüşmelerde 4 Mayıs'a kadar atılacak adımlara ilişkin müzakerelerin yapıldığını ifade eden Kurtulmuş, "Avrupa Birliğinin ana görüşü, meselenin büyük kısmının, büyük fotoğrafın tamamlanıp tamamlanmadığı meselesidir. Ben bu kadar çok adımın çok kısa sürede atılmış olmasının Avrupa siyasetindeki karar mercileri bakımından da yeterli olduğu kanaatindeyim. Bu meselenin de kriz doğurmayacağını zannediyorum." dedi.

"AK PARTİ DAHA ÖNCE DE BAŞARIYLA GEÇTİ"

AK Parti'de genel başkanlık ve kongre sürecine ilişkin soru üzerine de Kurtulmuş, partinin kurucu lideri Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı makamına geçişinden sonra önemli bir süreç yaşandığını belirtti. AK Parti'nin daha önce de buna benzer süreçleri en ufak bir problem yaşamadan başarıyla geçtiğini vurgulayan Kurtulmuş, "İnşallah 22 Mayıs kongresi de böyle olacak. AK Parti birlik, huzur içinde, usulüne uygun bir şekilde, suhuletle bu süreci aşacak ve yoluna devam edecektir." diye konuştu.

AK Parti'nin iddialı bir parti olduğunu ve Türkiye'nin yüzde 50'sinin oyunu aldığını ifade eden Kurtulmuş, dolayısıyla AK Parti'nin değil genel başkanının, mahalle başkanının bile yüksek profilli ve iddialı olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, bu kadar büyük kamuoyu teveccühüne sahip bir partinin iddialı bir şekilde yoluna devam etmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.