X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ‘Ey dünya, bu millete terbiyesizlik değil mi?’
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

‘Ey , bu millete terbiyesizlik değil mi?’

  • Giriş Tarihi: 2.9.2016
‘Ey dünya, bu millete terbiyesizlik değil mi?’
‘Ey dünya, bu millete terbiyesizlik değil mi?’

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güvenlik güçlerimize, “Darbecileri vurun” değil “Adalete teslim edin” talimatı verdik. Ey , hâlâ sen bize hangi gözle bakıyorsun? “Endişeyle izliyoruz” diyorsunuz. Bu millete karşı terbiyesizlik değil mi?

Adli Yıl töreni ilk kez Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Adli Yıl açılış töreninde ilk kez bir konuşma yaptı. Erdoğan şunları söyledi:

SORUMLULUĞUMUZ ARTTI: 15 Temmuz si destan yazan milletimize ne söylesek, ne yapsak minnetimizi ifade edemeyiz. Bu millet büyük bir millet, gerçekten sorumluluğumuzu çok daha artıran bir millet ve ben milletimle iftihar ediyorum. 15 Temmuz'dan sonra çok daha ağır hale gelen sorumluluğumuzun gereğini yasama, yürütme ve yargı olarak hep birlikte yerine getireceğiz. 15 Temmuz gecesi en iyi sınavı veren kurumlarımızdan biri de adalet teşkilatımızdır. Darbe girişiminin tespitiyle birlikte hızla harekete geçen, ilk andan itibaren tüm çalışmaları hukuka uygun şekilde yürüttü. Yargı, kapısının arkasına girip gizlenmemiştir.

BİR MİLAT: Devletin içinde devlet olmaz. Birileri bu hevese kapıldı. 40 yıldır bunun hesabındaydılar. Onun için ben 15 Temmuz'u, atalarımızın da ifadesiyle, "Bir musibet bin nasihatten evladır", öyle görüyorum. Bundan dolayı 241 şehidimiz var, 2 bin 194 yaralımız oldu. Ama Allah'a hamd ediyorum ki böyle bir imkan, fırsat önümüze çıktı ve şimdi buradan inanıyorum ki Türkiye'miz, milletimiz kazanacak. Yeni bir milat olarak geleceği yürüyeceğiz.

ARTIK SIRA BİZDE: O gece bu ülkenin her rengi, her kesimi 15 Temmuz'da, iradesine, özgürlüğüne, geleceğine sahip çıktı. Milletimiz görevini o gece layıkıyla yerine getirdi. Artık sıra bizde. Yani bu ülkenin yönetiminde, siyasetinde, bürokrasisinde görev alan herkeste. Hiçbirimizin ülkemizin ve milletimizin çıkarları, ihtiyaçları dışında bir kritere göre hareket etme hakkı yoktur. 15 Temmuz'dan öncesi başkadır, sonrası bir başkadır.

VURUN TALİMATI VERMEDİK: O gece 30 küsur kişi darbecilerden öldü. 241 kişi darbe karşısında direnenlerden şehit oldu. Bizler, güvenlik güçlerimize, "Darbecileri vurun"' diye bir talimat vermedik. "Onları yakalayıp adalete teslim edin" dedik. Ey , hala sen bize hangi gözle bakıyorsun? Biz adalete yakalayıp teslim ediyoruz, siz ise kalkıp "Endişeyle izliyoruz" diyorsunuz. Bu millete karşı terbiyesizlik değil mi? Şahsımı almaya veya vurmaya gelenler günlerce Marmaris'in ormanlarında gizlendi. Ama bizim jandarmamız onları orada vurmadı. Yakaladı, götürdü savcıya teslim etti. Geciken adalet, adalet değildir. Öyleyse süratle kararlarımızı verip, bir an önce almaları gereken ceza neyse, bu cezayı almalarıdır. FETÖ operasyonları kapsamında 15 Temmuz'dan beri gözaltına alınan 3 bin 495 hakim ve savcının adalet teşkilatımızda herhangi bir zaafa yol açmayacağına, tam tersine gerçek adaletin tesisi konusunda ciddi bir rahatlama sağlayacağına inanıyorum.

'DERSLER ÇIKARIYORUM'
"Şahsım dahil kendini siyasi veya bürokratik hırsa kaptıranlara tavsiyem, böyle anlarda hemen açıp 15 Temmuz şehitlerinin listesine bakmaları. Orada gördüğümüz fedakarlık bizi kendimize getiremiyorsa hepimize de yazıklar olsun. Dolaştığım şehit, gazi evlerinde gerçekten kendim için yeni bir geleceği kazanmanın mutluluğunu yaşıyorum. Çünkü hepsinden birçok dersler çıkarıyorum. Sadece ve sadece kendi mensuplarının çıkarlarını gözeten, diğer herkesin hakkını, hukukunu yok sayan anlayışları sebebiyle, FETÖ, milletimizin gönlünde zaten mahkum olmuştu. Emniyet ve adliyenin yaptığı bu manevi mahkumiyeti vicahiye çevirmek."

'MİLLETİN MALI DEVLETİN MALI'
Cumhurbakanı Erdoğan törenin Külliye'de yapılması eleştirilerine karşılık ise şöyle konuştu: "Külliye'nin her yeri gibi burası da, tüm çalışma mekanları da, yeni inşa edilen kütüphanesi de milletin malıdır, devletin malıdır. Yargıtay Başkanımız alternatifinin bir otelin eksi ikinci katındaki 600 kişilik salon olduğunu söylemişti. Bu salonumuzda bin 500 civarında katılım söz konusu. Millet adına görev yapan yargının, milletin mekanında tören yapması yargı bağımsızlığına gölge düşürmez, tam tersine güçlendirir. Bu toplantıya iştirak eden Sayın Başbakan'a, Sayın MH P Genel Başkanı'na ve diğer davetlilere şükranlarımı sunuyorum. Diğer kurumlarımızın temsilcilerinden de gerilim ve itham taktiğini bir kenara bırakarak, Yenikapı ruhuna uygun şekilde hareket etmelerini bekliyorum. Milletimizin birliğe, beraberliğe çok daha fazla ihtiyacı var."

'TARAFSIZ YARGILANIP EN AĞIR CEZAYI ALACAKLAR'
Yargıtay Başkanı İsmail Cirit de konuşmasının önemli bölümünü terörle mücadele ve darbe girişimine ayırdı. Cirit şöyle konuştu: "Herkes gibi FETÖ üyeleri de adil, tarafsız ve bağımsız mahkemelerce iç hukuk ve uluslar arası hukuka uygun şekilde yargılanmalı. Devletimize ve milletimize karşı darbe girişiminde bulunanları adil yargılanma sonucunda sabit görülenlerin en ağır cezaları alacakları da muhakkak. 15 Temmuz, Türkiye'nin 40 yıl geçse dahi bitmeyecek iç çatışmalar ve kardeş kavgaları içinde Cumhuriyetin getirdiği tüm birikimlerin yok olması sonucunu doğurabilecek bir eylemdir. Terör örgütlerinin kullandıkları araç, gereç, silah ve mühimmatın devletlerin tekel ve denetiminde olduğu saklanamaz bir gerçektir. Teröre destek veren ülkeler bu silahların bir gün kendilerine çevrilebileceğini bilmelidirler. Silahın sahibine sadakati yoktur. Her türlü cemaat - cemiyet çıkarının toplum çıkarının yerine ikame edilmesi, hukukun bireysel veya grupsal ihtiraslara feda edilmesi, tarihten bugüne kadar hiçbir medeni hukuk düzeninin hoş görmediği bir anlayıştır. Adalet arayanın elleri temiz olmalıdır."