X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhurbaşkanı Erdoğan: Lozan'da masaya oturanlar o masanın hakkını veremedi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Lozan'da masaya oturanlar o masanın hakkını veremedi

  • Giriş Tarihi: 29.9.2016 11:27 Güncelleme Tarihi: 29.9.2016 15:26
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Lozan'da masaya oturanlar o masanın hakkını veremedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Lozan'da masaya oturanlar o masanın hakkını veremedi

27. Muhtarlar Toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada 15 Temmuz'un Türk halkı için ikinci bir kurtuluş savaşı olduğunu vurgulayarak, "1920'de Sevr'i gösterdiler, 1923'de bizi Lozan'a ikna ettiler. Ege'de bağırsan duyulacak adaları biz Lozan'da Yunan'a verdik. Zefer mi bu? Lozan'da masaya oturanlar o anlaşmanın hakkını veremediler. Onlar bu hakkı veremedikleri için şimdi biz sıkıntı yaşıyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, 27. Muhtarlar Toplantısı'nda muhtarlara hitap etti. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, "Hem projenin gerisindeki siluetler hem de darbenin başarılı olması halinde hayata geçirilecek niyetler itibarıyla 15 Temmuz, 1912'den 1923'e kadar geçen kısa sürede beşte bire düşen topraklarımızdan elimizde kalan son parçanın işgali teşebbüsüydü. İşte, millet o toprakları bunlara teslim etmedi." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları başlıklar halinde şöyle oldu:

15 Temmuz şehitlerimiz arasında iki tane muhtarımız var. Muhtarlarımız ülkesine milletine sahip çıkma kararlılıklarını canlarıyla ortaya koydular.

Milltimiz demorkasimiz hedef alındı. Darbecilerin kullandıkları yöntemler itibariyle 15 Temmuz aynı zamanda bir terör saldırısıydı.

Bunlar milletin onlara emanet ettiği silahları zannediyorlardıki biz bunlarla bu işi başarırız. Düşünmedikleri, bu millet ortaya çıkar havalimanlarına dökülür de her şeylerini siper ederse biz naparız diye düşünmemişlerdi.

1920'de Sevr'i gösterdiler 1923'de bizi Lozan'a ikna ettiler. Ege'de bağırsan duyulacak adaları biz Lozan'da Yunan'a verdik. Birileri bize Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Zafer mi bu?

15 TEMMUZ İŞGAL GİRİŞİMİDİR

Hem projenin gerisindeki siluetler hem de darbenin başarılı olması halinde hayata geçirilecek niyetler itibarıyla 15 Temmuz, 1912'den 1923'e kadar geçen kısa sürede beşte bire düşen topraklarımızdan elimizde kalan son parçanın işgali teşebbüsüydü. İşte, millet o toprakları bunlara teslim etmedi.

Benim milletim çok aziz, kararlı bir millet. Hani o çılgın Türkler diyorlar ya.. 15 Temmuz Türk milletinin ikinci bir kurtuluş savaşıdır.

1920'de Sevr'i gösterdiler 1923'de bizi Lozan'a ikna ettiler. Ege'de bağırsan duyulacak adaları biz Lozan'da Yunan'a verdik. Birileri bize Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Zafer mi bu?

Lozan'da masaya oturanlar o anlaşmanın hakkını veremediler. Onlar veremedikleri için şimdi biz sıkıntı yaşıyoruz.

"15 temmuz işgal girişimidir"

OYUNU BOZDUK!

15 Temmuz'da Türk milleti ülkesini bir işgalden kurtardı. Oyunu bozduk. Kardeşlerim unutmayın bir lider taşın arkasına saklanırsa millette dağın arkasına saklanır. Biz o gece milletimizle yürüdük.

Ne mutlu şehitlik makamına ulaşan kardeşlerimize, ne mutlu onların yakınlarına, ne mutlu gazilerimize. Şehitlerimizle ilgili öyle hikayeler var ki tüylerimiz diken diken oluyor. Bu milletin sabrını zorlamayın.

Erdoğan: "Oyunu bozduk"

OHAL KONUSUNU SPEKÜLE EDENLER VAR

OHAL konusunu speküle edenler var. Bunu etraflıca sizlerle ve milletimle paylaşmak istiyorum. Birileri bir şeyi anlamıyor. Atanmış kim seçilmiş kim? Ben cumhurbaşkanı olarak seçilmişim benim muhtarım da seçilmiş. Demokrasi noktasında benim muhtarımla aramda bir fark yok. O da seçilmiş ben de!

KHK'ların sadece terör örgütleriyle mücadelede sınırlı kalacağı günlük hayatta uygulanmayacağını ilk günden beri ilan ettik. Bu işte rehavet olmaz. Terör organlarının uzantılarından bu devleti arındırmamız lazım.

"OHAL konusunu speküle edenler var"

MGK'da OHAL'in 3 ay daha uzatılması hükümete tavsiye edildi. Hükümetimizde gerekli adımları atacaktır.

OHAL'İN UZATILMASINI HÜKÜMETE TAVSİYE ETTİK

Bunun için dün yaptığımız MGK'da OHAL'in 3 ay daha uzatılması hükümete tavsiye edildi. Hükümetimizde gerekli adımları atacaktır.

Meclisin mevcut gündemi yeteri kadar ağır. Buna bir de OHAL kapsamındaki işleri ilave edemeyiz. Terör örgütü mensuplarının yurt dışına nasıl kaçtığını görüyoruz. OHAL'in uzatılması kararını milletimizin de destekleyeceğine inanıyorum.

Görüyoruz ABD Avrupa sokaklarında ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşabiliyorlar. Biz bunları onlardan istediğimiz halde onlar orada rahat rahat dolaşabiliyor.

"OHAL'in uzatılmasını hükümete tavsiye ettik"

ZİL TAKIP OYNAMAK İÇİN BEKLEDİLER

Kimse bize yol haritası tayin etmesin. Yol haritası belirlemesin. Siz bir defa Türkiye'ye ne zaman dost oldunuz? Hepsi bu darbenin başarılı bir şekilde sonuçlanmasını bekliyorlardı. Zil takıp oynamak için bekliyorlardı.

Türkiye Fransa'dan çok daha ağır bir şekilde bir darbe girişimine maruz kaldı. Ben burada bulunan muhtarlarıma sorsam, işte görüldüğü gibi ittifakla kabul!

Ülkemizdeki olay Fransa'dan farklı olduğu gibi dünyadaki birçok ülkede olan olaydan farklı. Görüyorsunuz bir yerde bir olay oluyor hemen OHAL ilan ediliyor.

"Zil takıp oynamak için beklediler"

PKK İLE FETÖ VE HATTA DEAŞ'IN NASIL İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE!

Çukur eylemleri PKK'yı bölge halkı nezdinde bitirdi. Daha da bitecekler. PKK'nın saldırılarının amacı FETÖ üzerindeki baskıyı dağıtmaktı.

PKK ve FETÖ'nün hatta PKK ve DEAŞ'ın nasıl işbirliği içinde olduğuna dair çok sayıda ifade var.

Suriye'de bölücü örgütün PYD YPG adıyla faaliyet gösteren unsurları Türkiye'ye karşı her türlü husumeti gösteriyor.

Hamdolsun Suriye'de başarılı bir operasyon yürütüyoruz. Bu operasyonla DEAŞ ile savaşan tek gücün kendileri olduğu balon söndü.

DEAŞ ile PYD ve rejimin birbirini besleyen yapılar olduğunu biz zaten biliyorduk. Şimdi dünyaya gösteriyoruz.

"PKK ile FETÖ ve hatta DEAŞ'ın nasıl iş birliği içinde olduğuna dair ifadeler var"

Bizim gibi 3 milyon mülteciyi topraklarında barından biziz. Şimdi de kalkıp utanmadan sıkılmadan farklı farklı şeyler söylüyor. Bunlar 3 milyon mülteciyi geri göndereceğiz diyenlerdi.

BUNLARI BM'DE DEĞİL DE NEREDE ANLATACAĞIZ?

Biz bunları BM'de anlatmayacağız da nerede anlatacağız. Bizim gibi bunları anlatan başka kimse yok. Bizim gibi 3 milyon mülteciyi topraklarında barından biziz. Şimdi de kalkıp utanmadan sıkılmadan farklı farklı şeyler söylüyor. Bunlar 3 milyon mülteciyi geri göndereceğiz diyenlerdi.

Benim milletim bir dilim ekmeğini paylaşır. Bunlarda böyle bir dert yok.

"Bunları BM'de değil de nerede anlatacağız"

SURİYE MESELESİ YENİ BİR SAFHAYA GİRİYOR

Gaziantep'deki olay bu işin ateşlenen fitili oldu. O ana kadar biz oralara girmedik. O günden sonra ılımlı muhaliflere dedik ki biz arkanızdayız

Suriye meselesi artık yeni bir safhaya giriyor. Cerablus'ta nüfus 2 bine düşmüştü. Şimdi 30 bin oldu. Suriye halkının üzerindeki kara bulutların dağılacağı gün yakındır. Türkiye'nin güvenli bölge hamlesine diğer devletler de destek veriyor. Biz o terör koridorunu kaldıracağız.

"Suriye meselesi yeni bir safhaya giriyor"

(Uluslararası kredi kuruluşları) Bunların cebine üç beş kuruş istediğin notu alırsın! Talimatların nereden geldiğini biliyoruz.

BUNLAR SİPARİŞ ÜZERE NOT VERİRLER

(Uluslararası kredi kuruluşları) Bunlar sipariş üzere not verirler. Bakın daha birkaç gün önce yatırım yapılabilir diye Türkiye'ye not verdiler. Sonra birden bire Türkiye'nin notunu düşürdüler. İstediğiniz kadar notu düşürün. Türkiye yükselmeye güçlenmeye devam ediyor. Siz Türkiye'nin gerçeklerinden uzaksınız. Bunların cebine üç beş kuruş istediğin notu alırsın! Talimatların nereden geldiğini biliyoruz.

Ben bunu tüccarlara da söylüyorum. Ne ürettiğinizi ne sattığınızı siz biliyorsunuz. Dik durun! Siz bu ülkenin evladısınız. Bunu gösterin! Not ekonomik değerlere göre değil siyasi değerlere göre verilince kimse aldırmadı. Bu not işi yalancı çobanın hikayesine döndü. Biz onları ciddiye almayacağız. Biz reel ekonomiye bakıyoruz.

"Bunlar sipariş üzere not verirler"

ERDOĞAN'DAN KILIÇDAROĞLU'NA 'MUHTAR' CEVABI ERDOĞAN: "BUNLARA VER PARAYI AL NOTU!"