X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan'dan Merkel'e gönderme!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan'dan Merkel'e gönderme!

  • Giriş Tarihi: 8.11.2016 16:48 Güncelleme Tarihi: 8.11.2016 17:47
Erdoğan'dan Merkel'e gönderme!
Erdoğan'dan Merkel'e gönderme!

5. Esnaf ve Sanatkarlar Şurası'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'dan Türkiye'ye yönelik mesnetsiz eleştirilere değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Şansölye Merkel'e verilen 4 bin dosyayı hatırlattı. Erdoğan şöyle konuştu: Hanımefendinin eline 4 bin dosya veriyorum. Sonrada sorduğumda yargı bağımsız diyor. Dedim ki geciken adalet adalet değildir. Şimdi bakıyorum yeni yeni meydan okumalar çıkıyor. Aynı şeyi farklı yerlerden... Gazetelerde başlıklar, hepsi buraya yönelik.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 5. Esnaf ve Sanatkarlar Şurası'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başbakanlık görevine geldiğim günden beri kamuda çalışma sistemini, devlet memuriyeti anlayışını değiştirmek için çok çalıştım ama pek az mesafe aldım diyebilirim. Niye? Anayasa değişikliği gerektiriyor. Ancak vazgeçmiş değiliz. Bu konuda yaptırdığım çalışmalar sayesinde Başbakanlıkta ve ilgili bakanlıkların elinde çok ciddi bir birikim oluştu. Hükümetimize her fırsatta bu birikimi kullanarak bürokratik oligarşiyi yıkıp yerine 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışını hakim kılacak bir kamu personel rejimini kurması tavsiyesinde bulunuyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satırlar şöyle oldu:

"SIRTINI BİR YERLERE DAYAYANLAR..."

Esnaflıktan gelme bir siyasetçiyim. Lisede hep siyasetteydim ama aynı zamanda geçimimi sağlamak için ticaret yaptım. Çocuklarıma da memuriyetten uzak durmaları tavsiyesinde bulundum. Kamu görevi elbette önemlidir. Kamuda belirli bir sistem var. Ne kadar çalışkan, cesaretli olursanız olun belli bir kalıba zorla sokar. Esnaf ve sanatkarlarımız başta olmak üzere emeklerinin alın terlerinin karşılığını almaya daha yakın. Elbette rızkı veren Allah'tır. Gençlerimiz rızıklarını illa devlet kapısında değil, birikim ve ilgilerinin olduğu alanlarda aramalarını tavsiye ediyorum.

Devlete kapağı atayım para pul derdim olmaz mantığı var. Hakkını veren çalışsın devam etsin vermiyorsa bu devlet onları sırtında taşımasın. 15 Temmuz'da yedirdiğimiz içirdiklerimiz üzerimize bomba yağdırdı. Resullallah (SAV) rızkın onda 9'unun ticarette olduğunu söylüyor. Burada şu hususu itiraf edeyim, Başbakan olduğum günden beri kamuda çalışma düzenini değiştirmek için çok çalıştım ama çok az mesafe aldım diyebilirim. Neden anayasa değişikliği gerektiriyor ancak vazgeçmiş değilim. Hükümetimiz her fırsatta bürokratik oligarşiyi yıkarak insanı yaşat ki devlet yaşasın prensibini kamuya yerleştirmek için çalışıyor.

ESNAFIMIZ SADECE DÜKKANIN DEĞİL ÜLKESİNİN DE SAHİBİDİR

Bizim kültürümüzde esnaf ve sanatkar demek elbette rızkını çıkartır ama onunla birlikte tek millet tek bayrak tek vatan tek devlet diyerek ifade ettiğim değerlerin taşıyıcısıdır. Kimse başka hesapların içine girmesin girenler bunun hesabını ödemiştir ödeyeceklerdir. Bizim Türkiye Cumhuriyeti dışında devletimiz yok. Sırtını bir yerlere dayayanlar bunun bedelini ödeyecektir. Biz sırtımızı hakka ve halka dayıyoruz farkımız bu. Tüm değerlerimizi nesilden nesile aktarmada en büyük görev esnaf ve sanatkarlarımıza düşüyor. Esnafımız sadece dükkanın değil ülkesinin de sahibidir. Kendisini öyle hisseder ve öyle hareket eder. Esnaf bu anlayışa sahipse orada haksızlık, mağduriyet olmaz. Esnaf ve sanatkarın kontrolörü kendi vicdanıdır.

"Esnafımız sadece dükkanın değil ülkesinin de sahibidir"

"BİRİLERİ TEHDİT ETTİĞİNDE KEPENK İNDİREN DEĞİL..."

Faiz konusunda derdimiz ekonomideki bu faiz politikasını gözden geçirmek ve faiz oranlarını aşağı düşürmekti. Ahilik geleneğinin tüm unsurlarıyla yeniden canlandırılmasının hayırmıza olacağına inanıyorum. 15 Temmuz gecesi sokaklarda olan kardeşlerimizin bana anlattığına göre sokağa çıkan insanlarımızın en büyük bölümünü esnaf ve snatkarlar oluşturuyordu. Bu vesileyle tüm şehitlierimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. Esnaf ve snatkarlarımız 15 Temmuz'da da Türkiye'nin istikbaline sahip çıkmak için en ön safta yer almışlardır. Geleceğimizide birlikte inşaa edeceğiz. Birileri tehdit ettiğinde kepenk indiren değil burası benim rızık kapımdır diyerek sahip çıkacak esnaftan bahsediyorum. FETÖ esnaf ve sanatkarlarımızın muhabbetine kesinlikle layık değildir. 15 Temmuz FETÖ'nün gerçek yüzünü görememiş olanlar için nihai ikazdır.

"HANIMEFENDİNİN ELİNE 4 BİN DOSYA VERİYORUM..."

Batı, gazeteleriyle bakanlarıyla Türkiye'ye meydan okuyor. Peki, genel başkanı olduğum partim kapatıladığında siz neredeydiniz? Beyefendilerin sesi çıkmıyor. Ben belediye başkanıyım şiir okudum diye içeri alındım. Bu beyefendilerin kapısını çaldım. Hiç umurlarında olmadı. Benim ülkemde savunmasız insanlarımı öldürenleri hangi anlayışla savunuyorsunuz? Hangi hakla? Siz bu milleti ne zannediyorsunuz? Bugüne kadar talimat veriyordunuz. Emir buyurdunuz efendim diyorlar. Geçti o devirler. Bu ülkenin bir yargısı var! Yargı bağımsız! Senin ülkende bağımsız da benim ülkemde bağımlı mı? Hanımefendinin eline 4 bin dosya veriyorum. Sonrada sorduğumda yargı bağımsız diyor. Dedim ki geciken adalet adalet değildir. Şimdi bakıyorum yeni yeni meydan okumalar çıkıyor. Aynı şeyi farklı yerlerden... Gazetelerde başlıklar, hepsi buraya yönelik. Fakat biz, sizin attığınız o başlıklara alıştık. Geçmişte bunu rahmetli Özal'a da yaptılar. Şimdi aynı şeyleri bize yapıyorlar. Ne yaparsanız yapın, şunu bilin ki bu millet artık uyanmıştır ve inşallah muasır medeniyetler seviyesinin üstüne de çıkacaktır. Türkiye için bu husus beka meselesi olmuştur.