X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ceza yargılamasında değişiklik yapılıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ceza yargılamasında değişiklik yapılıyor

  • Giriş Tarihi: 10.11.2016 06:59 Güncelleme Tarihi: 10.11.2016 07:00
Ceza yargılamasında değişiklik yapılıyor
Ceza yargılamasında değişiklik yapılıyor

Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak, cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

Tasarıya göre, askerler hakkında TCK'nın; devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar sebebiyle verilen tutuklama kararlarının, askeri tutukevleri dışındaki cezaevlerinde yerine getirilmesi zorunlu hale getiriliyor.

Askerler hakkında diğer suçlardan verilen tutuklama kararları, askerler bu sıfatlarını korudukları sürece askeri tutukevinde yerine getirilecek.

Sırf askeri suçlar ile hapis cezasının üst sınırı 3 ayı geçen askeri suçlar hakkında, ön ödeme hükümleri uygulanmayacak.

İcra ve İflas Kanunu'nda yapılması planlanan değişiklikle, istinaf yoluna başvurmak için alt sınır 7 bin TL, temyiz kanun yolu için öngörülen miktarın alt sınırı 50 bin TL olarak belirleniyor.

İş mahkemelerince verilen nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilecek. Para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararlar hariç, miktar veya değeri 5 bin lirayı geçmeyen davalar hakkındaki nihai kararlar kesin olacak.

Askerler, TCK'nın "devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları" ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı yakalandıklarında adli kolluk görevlilerine teslim edilecek.

Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı kuruluyor
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasına, "Ceza muhakemesinde alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesi ve etkin uygulanması amacıyla çalışmalar yapmak" maddesi de ekleniyor.

Bunu yerine getirmek için Genel Müdürlük bünyesinde Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı kurulacak.

Tasarıyla, Adalet Bakanlığı Eğitim Kurulunun üyeleri arasına, Teftiş Kurulu Başkanı ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü de dahil ediliyor.

YÖK'ün hukuk fakültelerinin öğretim üyeleri arasından belirlediği bir üyeye ilaveten, eğitim bilimleri, sosyoloji, psikoloji veya sosyal hizmetler alanında görev yapan öğretim üyeleri arasından seçeceği bir üyenin de kurula katılması öngörülüyor. Bununla birlikte, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu ile Danıştay Başkanlık Kurulu, Eğitim Kuruluna kendi üyeleri yerine Yargıtay ve Danıştay üyeleri arasından birer üye seçecek.

Eşyanın üzerinde iyi niyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması halinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilebilecek.

Ön ödeme usulünün uygulanabileceği suçların belirlenmesinde dikkate alınan 3 aylık sınır, 1 yıla çıkarılıyor.

Ayrıca, bu sınırlamadan bağımsız olarak, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu da ön ödemenin kapsamına alınıyor. Ön ödemeye tabi bir suçun 5 yıl içinde tekrar işlenmesi durumunda fail hakkında bu suçtan ön ödeme hükümleri uygulanmayacak.

Çocuklara cinsel istismar suçuna yeni düzenleme
TCK'nın "Çocukların cinsel istismarı" başlıklı 103. maddesinin, Anayasa Mahkemesince iptal edilen birinci ve ikinci fıkrası yeniden düzenleniyor.

Buna göre, çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza, istismar durumunda 10 yıldan, sarkıntılık durumunda 5 yıldan az olamayacak.

Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, 16 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunacak. Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza 18 yıldan az olamayacak.

Bilişim sistemlerini kullanarak dolandırıcılığın cezası artıyor
Bilişim sistemlerini, banka veya kredi kurumlarını kullanarak dolandırıcılık yapanlara verilen hapis cezası 3 yıldan 4 yıla çıkarılıyor.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'na göre, dolandırıcılık suçunun, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan, algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılması, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olması, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında olması, serbest meslek sahibi kişiler tarafından, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamaya yönelik olması ve sigorta bedelini almak amacıyla işlenmesi halinde verilecek cezanın alt sınırı 2 yıldan 3 yıla, üst sınırı 7 yıldan 10 yıla çıkarılacak.

Dolandırıcılığın, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olması, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasının sağlaması ve sigorta bedelini almak amacıyla olması halinde verilen hapis cezasının alt sınırı da 3 yıldan 4 yıla yükseltiliyor.

Tasarıyla, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesinde uygulanan hapis cezalarında da artışa gidiliyor.

Buna göre, yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen kişiye verilecek cezanın alt sınırı 3 yıldan 4 yıla çıkarılacak.

Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.

Sağlık kuruluşlarına da başvurabilecek
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, ceza almayacak. Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının, suçu bildirme yükümlülüğü doğmayacak.

Fuhuşu kolaylaştırmak veya fuhuşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ile cezalandırılacak.

Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayana, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Cezaevlerine yasak eşya sokma düzenlemesi
Tasarı, TCK'nın, "İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak" maddesini de yeniden düzenliyor.

Buna göre, firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi, her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi, alkol içeren her türlü içeceği, kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve malzemeyi, kanunda tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları, mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, pankart, resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel haberleşme araçlarını, ses ve görüntü almaya yarayan araçları cezaevlerine sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.

Duruşma, ilde başka bir yerde de görülebilecek
Mahkeme, fiili sebepler veya güvenlik gerekçesiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına karar verebilecek.

Tasarıyla, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar, tutuklama yasağı kapsamından çıkarılıyor. Böylece, 2 yıla kadar hapis cezası öngörülen vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlarda da tutuklama kararı verilebilecek.

Yapılan istem üzerine, mercisi tarafından Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya avukatın görüşü alındıktan sonra, 3 gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verilecek. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından bu süre 7 gün olacak.

Tasarıyla, organ veya doku ticareti, nitelikli dolandırıcılık ve tefecilik suçlarıyla daha etkin mücadele etmek amacıyla katalog suçlar arasına ekleniyor.

Düzenleme hükmüne göre, el koyma ve kayyum atanmasına ağır ceza mahkemesi yerine, ancak hakim karar verebilecek.

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine, ağır ceza mahkemesi yerine sulh ceza hakimi karar verecek. Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma ile iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu bakımından da uygulanabilecek.

Cumhuriyet savcısı kararını 24 saat içinde hakimin onayına sunacak ve hakim, kararını en geç 24 saat içinde verecek. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde kayıtlar derhal imha edilecek.

"Kovuşturma aşamasındaki kaçak kişilere yönelik usul, soruşturma evresinde de uygulanacak"
Tasarıya göre, ceza davalarının ilk duruşmasında iddianamenin tamamının yerine, iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve delillerle suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılabilecek. Böylece, terör ve örgütlü suçlar başta olmak üzere, kapsamlı dosyalarda aylar sürebilen iddianamenin tamamının okunması zorunluluğu kaldırılarak, zaman maliyeti ve makul sürede yargılamanın bitmesinin sağlanması hedefleniyor.

Heyet halinde çalışan mahkemelerde, hükmün yazılacağı 15 günlük süre içinde karşı oy gerekçesi de dava dosyasına konulacak.

Ceza yargılamasında kovuşturma aşamasındaki kaçak kişilere yönelik düzenleme ve yargılama usulü, soruşturma evresinde de uygulanacak. Hakkındaki adli takibatı sonuçsuz bırakmak için kaçan veya saklanan şüpheliler bakımından uygulama sahası genişletilerek, adli soruşturmaların akamete uğratılmaması ve süratle sonuçlandırılması amaçlanıyor.

Kaçak sanığın Cumhuriyet savcısına başvurmasını sağlamak amacıyla, Türkiye'de bulunan mallarına, hak ve alacaklarına, amaçla orantılı olarak sulh ceza hakimliği kararıyla el konulabilecek ve gerektiğinde idaresi için kayyım atanacak. Bu tedbirin uygulanacağı suçlar arasında, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar da yer alacak.

Uzlaşma yeniden düzenleniyor
Tasarıyla, uzlaşma müessesesi yeniden düzenleniyor.

Buna göre, uzlaştırma girişiminde bulunulacak suçlar arasına tehdit, hırsızlık, dolandırıcılık da eklenecek. Etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar da düzenlemenin yasalaşmasıyla uzlaştırma kapsamına girecek.

Cumhuriyet savcıları ya da vereceği talimatla kolluk görevlileri uzlaştırma teklifiyle görevli olmayacak; bunun için uzlaştırmacılar görevlendirilecek.

Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunması halinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilecek. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheliyle mağdur ya da suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunacak.

Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar uzlaştırma kapsamına alınacak.

Her Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulacak ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile personel görevlendirilecek. Uzlaştırmacılar, avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilecek. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları, uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılacak.

Tutanaklara cezaevi personelinin adı yazılmayacak
Yüksek güvenlikli kapalı cezaevleri ile diğer kapalı cezaevlerinin yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan tutuklu ve hükümlülerle ilgili olarak ceza infaz kurumlarında düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlinin açık kimliği yerine sadece sicil numarası yazılacak. Bu kapsamdaki kurum görevlilerinin ifadesine başvurulması halinde, çıkarılan davetiye veya çağrı kağıdı görevlinin iş yeri adresine tebliğ edilecek. Bu kişilere ait ifade ve duruşma tutanaklarında adres olarak sadece iş yeri adresi gösterilecek.

Hukuk Muhakemeleri Kanununda istinaf kanun yolu için öngörülen başvuru sınırı, bin 500 liradan 5 bin liraya çıkarılacak. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilecek.

Hukuk Muhakemeleri Kanununda temyiz kanun yolu için öngörülen başvuru sınırı, 25 bin liradan 50 bin liraya çıkarılacak.

Direnme kararını aynı daire inceleyecek
İlk derece hukuk mahkemesi veya bölge adliye mahkemesinin, bozma kararına direnmesi halinde temyiz incelemesini, kararına direnilen daire yapacak. Daire, direnme kararını yerinde görürse, kararını düzeltecek, görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderecek.

Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen bazı parasal sınırlar, her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak.

Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlarla ilgili Yargıtay hukuk dairelerince verilen bozma kararları üzerine mahkemelerce verilen direnme kararları da kararına direnilen daireye gönderilecek.

Düzenleme yürürlüğe girdikten itibaren en geç 6 ay içinde uzlaştırmaya ilişkin yönetmelik çıkarılacak, yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren de en geç 6 ay içinde uzlaştırmacı listeleri oluşturulacak. Adalet Bakanlığı, bu listelere uygun uzlaştırmacı görevlendirmesi amacıyla ilan duyurusu yapacak.

Tasarıyla, Adalet Bakanlığına 24 personel ihdas ediliyor.