X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mehmet BONCUK: Barış
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mehmet BONCUK: Barış

  • Giriş Tarihi: 16.7.2014

Coğrafyamızın kan içinde kaldığı bu mübarek Ramazan ayında en çok ihtiyaç duyulan şey barış olsa gerek. Barış genelde olarak ihtiyaç duyduğumuz gibi yerelde de çok aradığımız bir kavram, gün geçmiyor ki bir kavga, cinayet haberi almayalım. En ufak sorunu kavga ve silahla çözmeye çalışan bir toplum haline geldik. Hele de rakibimiz bizden zayıfsa… Oysa ecdadımız bırakın zayıfı, düşkünü, karınca bile incitmezdi. Ancak bizi 'biz' yapan değerlerden uzaklaştıkça insanlıktan da çıkmaya başladık. Toplumumuzun yeniden şekillenmesi, kendi değerlerine kavuşabilmesi için yapılması gereken çok şey var. Koyun gibi her şeye baş eğmeyen ama insani olana da 'evet' demesini bilen, yumuşak başlılığı olumluluk olarak gören ve bu minvalde hareket eden bireylerden oluşan bir toplum olmak için de eğitim kadar kanaat belirleyen kurumların da çok büyük rolü var. Bu noktada sivil toplum kurumlarına büyük görevler düşüyor. Devlet ve kanun elbette esastır ama pek çok şeyi de daha devlete gelmeden çözmek, toplumsal dayanışma ile devletin farklı görevlerine daha çok kaynak ayırmasını sağlayacak işler yapılabilir. Örneğin bölgemizde sıkça rastlanılan töre cinayetleri ve kan davaları başta olmak üzere pek çok anlaşmazlık kangrene dönüşmeden rahatlıkla çözülebilir. Geçmişte bu işi çözen etkili birey veya toplumsal dinamiklerin yerini günümüzde rahatlıkla sivil toplum kuruluşları alabilir. Geçen günlerde bunun güzel bir örneğine şahit oldum. Gaziantep Şanlıurfalılar Derneği iki genç arasında yol verme tartışması gibi basit bir olaydan çıkan ve ailelerin karıştığı kavgayı kan davasına dönüşmeden araya girip engelledi. Sıradan bir kavganın kan davası ile ilgisini kestiremeyenlere hatırlatmak için dikkat çekmek gerekirse ilkemizdeki kan davalarının büyük bölümü 'yol verme, 'yan baktın' gibi sudan sebeplerle çıkıyor… Dernekte öyle aşiret ağaları, şeyhler, büyük servet sahipleri de yok. Ama çoğu mürekkep yalamış, beyaz yakalı veya kendi halinde esnaftan oluşan bir yönetime sahip. Hal böyle olunca insanlarla iyi bir etkileşim içinde girerek toplumda iyi bir karşılığa da kavuşmayı başarmış. Batının bireyselliği ile doğunun toplumsallığı arasında sıkışan, nimetlerini alıp külfetlerine gelince de iki toplumdan da görünmeyen insanımızı geçmişin iyi değerleriyle buluşturacak olan batını kurumlarını insani/ toplumsal anlamda en iyi şekilde kullanan bu kurumlar olmalıdır…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.