X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhuriyet Yazarları İlk Duruşmaya Katılmadı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cumhuriyet Yazarları İlk Duruşmaya Katılmadı

  • Giriş Tarihi: 9.7.2015 14:08 Güncelleme Tarihi: 10.7.2015 16:30

Charlie Hebdo Dergisi’nin Hz. Muhammed olduğu iddia edilen karikatürünü köşelerinde yayınlayan Cumhuriyet Gazetesi yazarları Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan 4,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandıkları davanın ilk duruşmasına katılmadı.
Fransa’da 7 Ocak’ta Charlie Hebdo Dergisi’ne yapılan silahlı saldırıda 12 kişinin hayatını kaybettiği ve 11 kişinin de yaralandığı olayın tüm sıcaklığı devam ederken şüpheliler Çetinkaya ve Karan’ın 14 Ocak tarihli köşe yazılarında, Fransa’da faaliyet gösteren "Charlie Hebdo" dergisinde yayımlanan Hz. Muhammed’e ait olduğu iddia edilen, karikatüre yer vermişlerdi.
Bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu Savcılığı, resen soruşturma başlatmıştı. Öte yandan Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarları ve sorumluları hakkında çok sayıda suç duyurusunda bulunulmuştu. Karan ve Çetinkaya’nın ifadelerini alan savcılık, şüpheliler hakkında iddianame hazırlamış, İstanbul 2 Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı.
İstanbul 2 Asliye ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşması dosyada bin 280 şikayetçinin bulunması nedeniyle adliyenin en büyük salonunda görüldü. Sanıklar Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya 7 Temmuz ve 12 Temmuz tarihleri arasında İstanbul dışında olduklarına dair mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı. Sanıkları avukatları temsil etti.
“CHARLİE HEDBO DERGİSİ’NİN TÜRKİYE’DE DAĞITIMI YAPILMIYOR”
Duruşmanın başlamasının ardından iddianamenin okunmasına geçildi. Hakim, yaşı küçük şikayetçiler için İstanbul Barosu’nda avukat talebinde bulunularak yerine getirildiğini ve 1 şikayetçinin cezaevinden dilekçe göndererek davaya katılma talebinde bulunduğunu belirtti. Mahkeme hakimi, söz konusu karikatürlerin yayınladığı Charli Hedbo Dergisi’nin Türkiye’de dağıtımının yapılmadığının anlaşıldığı yönünde dosyaya yanıt geldiğini söyledi. Duruşma yargılamadaki taraf sayısı dikkate alınarak sesli ve görüntülü olarak kayıt edildi.
ERDOĞAN AİLESİNİN AVUKATLARI KATILMA TALEBİNDE BULUNDU
Şikayetçiler Necmettin Bilal Erdoğan, Sümeyye Erdoğan, Mustafa Varank, Esra Albayrak ve Berat Albayrak adına avukatlar Sara Kanalka, Hatice Özay ve Ferah Yıldız şahsen ve müvekkilleri adına kamu davasına katılma talebinde bulundu. Avukatlar sanıkların dava konusu eylemleri gerçekleştirdiklerinin sabit olduğunu belirterek cezalandırılmalarını istedi.
“DİYANET İŞLERİ’NE HZ MUHAMMED KARİKATÜRÜNÜN HAKARET OLUP OLMADIĞI SORULSUN”
Duruşma salonunda 100’e yakın şikayetçi ve avukat hazır bulundu. Duruşmada söz alan avukatlardan biri Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan söz konusu karikatürün Hz. Muhammed’e hakaret niteliğinde olup olmadığının sorulmasını talep etti. Şikayetçiler ve avukatları, sanıkların duruşmaya gelmemesine tepki göstererek haklarında zorla getirilme kararı çıkarılmasını talep etti. Kendileri ve müvekkilleri adına beyanda bulunan bazı avukat ve şikayetçiler şu ifadeleri kullandı:
“BU İNSANLAR ELİT VE ÜSTÜN DEĞİL”
“Sanıklar 50 yıllık meslek hayatı geçmişleri olduğu nu belirtmişler ancak yaptıkları eylemlerle toplumsal kargaşaya neden olmuşlardır. Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede bu tarz bir yaklaşımla dini değerlerin aşağılanması doğru değildir. Sanıkların eylemlerinde kullandıkları ifadeler aleladele bir cümle değil üzerinde düşünülmüş bir çalışmanın ürünüdür. Sanıklar kendi düşünceleriyle, dini değerlerine hassasiyetle yaklaşan sahip çıkan insanları aşağılamışlardır. Ümit ediyoruz ki toplumda benzeri sıkıntıları bir daha yaşamayız. Bu ülkede kimse geçmişteki gibi koyun değil, bu eylemleri yapanlar da elit ve üstün insanlar değillerdir. Kimsenin bizim dinimizi aşağılamaya hakkı yok.”
“Bu yargılamanın başlatılması dinimize verilen değeri göstermiştir ve eminim ki sembol niteliği taşıyacaktır.”
“BU DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL”
“Sanıklardan Hikmet Çetinkaya, hicvedilen karakterin Hz. Muhammed’in olmadığını düşündüğünü beyan etmiştir. 50 yıllık gazeteciyim diyen Çetinkaya’nın bunun aksini düşünüyorum demesi komiktir. Kendini kurtarmak için böyle birey söylemiştir. Birbirimizin en kutsal değerlerine hakaret etmek düşünce özgürlüğü değil, anarşiyi ve kaosu doğurmuştur.”
“Şık ve Hoş olmadı. Bu milletin belli bir kısmının gönlünü yaraladılar. Umarım bir daha bunlar yaşanmaz. Aynı yaraları kaşımayalım.”
“Sanıklar duruşmaya gelmemişlerdir. Davayı sürüncemede bırakmak istiyorlar. Sanıklar hakkında ifadelerinin alınması için yakalama kararı çıkarılmasını talep ediyoruz.”
“Her 2 sanıkta planlayarak ve kasten bu suçu işlemişlerdir. Duruşmanın bu tarihte olmasını bilmelerine rağmen gelmemeleri nedeniyle zorla getirilme kararı verilsin. Bu kadar insan buraya sanıklarla yüzleşmek için geldiler.”
“Sanıklar bu eylemle meydan okumuşlardır. Duruşmaya katılmamaları meydan okumaya devam ettiklerini gösterir. Sanıklar en üst sınırdan cezalandırılsın.”
“10 YIL ÖNCEKİ KÖŞE YAZILARI DOSYAYA GÖNDERİLSİN”
Görme engelli bir şikayetçi sanıklar hakkında ilk suç duyurusunda bulunanlardan biri olduğunu belirterek, “ Sanıklar suçlarını saklayarak işlemişlerdir. Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu sorumlusu ve Charlie Hedbo Dergisi çalışanları hakkında da ek iddianamenin hazırlanması için savcılığa yazı yazılmasını ve sanıklar hakkında duruşmaya zorla getirilme kararı çıkarılmasını talep ediyorum. Ayrıca sanıkların suç tarihinden 10 yıl öncesini kapsayan köşe yazılarının dosyaya gönderilmesini istiyorum” dedi.
Duruşma diğer şikayetçiler ve avukatların beyanları ile devam ediyor.
İDDİANAMEDEN
İddianamede şüphelilerin köşelerinde yer verdikleri karikatürün ilk bakışta bile dini İslam olan birey veya toplumun büyük bir kısmının benimsediği dini değerleri aşağılama kastı ile yayımlandığının açık olduğu aktarıldı. İddianamede bu nedenlerle şüpheliler Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya’nın "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’’ suçlarından ayrı ayrı 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması isteniliyor.