X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Murat Arın: Kriz havasına kısa bir ara
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Murat Arın: Kriz havasına kısa bir ara

  • Giriş Tarihi: 20.10.2013 11:30

Ekim ayının ilk yarısında küresel piyasalardaki gelişmeleri ABD politikasındaki kilitlenme belirledi. Önce ABD hükümetinin 2014 yılı bütçesi geçmediği için federal hükümetin yüzde 40'ı durdu, sonra bütçe tavanının yükseltilmesi ile ilgili anlaşmazlık nedeniyle ABD temerrüde düşme noktasına kadar yaklaştı.

ABD'deki kilitlenme temerrüd öncesi son gün olarak duyurulan 17 Ekim'e saatler kala varılan geçici bir uzlaşmayla aşıldı. ABD hükümetinin bütçesi ocak ayı ortasına kadar kabul edildi, bütçe tavanı ise şubat ayı başına kadar yükseltildi. Ayrıca şubat ayında yeni bütçe kesintileri otomatik olarak devreye girecek.

ABD'deki bütçe kavgasının üç ay içinde tekrarlanması kaçınılmaz. Bununla birlikte ABD Hazinesi'nin borcunu ödeyemeyip temerrüde düşmesi konusunda birkaç ay daha zaman kazandığı, devreye sokulan önlemlerle 7 Şubat olarak açıklanan zamanlamanın ileriye itileceği hesaplanıyor.

ABD'de Kongre'nin, Senato ile Temsilciler Meclisi kanatlarının iki parti arasında paylaşılması nedeniyle bu kavganın en az bir yıl daha aralıklarla süreceği şimdiden görülüyor. 4 Kasım 2014'te yapılacak seçimlere kadar ABD, bütçe sorunları nedeniyle bu siyasi kilitlenmeyi tekrar yaşayacak. Seçimler sonrasında Demokrat Parti, Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu elde edemezse kavgalar 2016 sonundaki başkanlık seçimlerine kadar sürecek.

KAVGANIN SONUÇLARI

ABD'deki siyasi çatışma nedeniyle hükümetin çalışamaz hale gelmesinin en azından önümüzdeki bir yıla damgasını vurması bekleniyor. Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, bütçe sorunları nedeniyle ABD'nin kredi notunu Ağustos 2011'de bir basamak düşürmüştü. Fitch ise kilitlenmenin sürmesi halinde notu indirebileceği uyarısında bulundu. Çin'in kredi değerlendirme kurumu Danong, geçen hafta ABD'nin notunu bir basamak aşağı çekti. Moody's, ABD için AAA notunu indirmeyen tek kurum.

Kısa vadede böyle bir risk bulunmuyor ama ABD'nin notunun Moody's tarafından da düşürülmesi, ABD tahvillerinin teminat olma özelliğini yitirmesine, bunun sonucunda bu tahvillerden zorunlu bir kaçışa, ABD'de faizlerin hızla yükselmesine ve küresel piyasalarda yeni bir kaosa yol açacaktır.

Bununla birlikte döviz rezervlerini ABD tahvili olarak tutan ülkeler için siyasi kavga rahatsız edici boyutlara ulaşmış durumda. Temmuz sonu rakamlarına göre Çin Merkez Bankası'nda 1 trilyon 280 milyar dolarlık, Japonya Merkez Bankası'nda 1 trilyon 140 milyar dolar tutarında ABD hazine tahvili bulunuyor. Özellikle Çin Merkez Bankası, birkaç yıldır altın ve euro varlıklarını artırarak ABD tahvillerinin ağırlığını azaltıyor. Bu durum dünya genelinde merkez bankalarının daha hızlı uyguladığı bir sürece dönüşebilir ve ABD tahvil faizleri üzerinde yukarı yönde bir baskı yaratabilir.

ABD'deki siyasi kavganın ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para basma politikaları açısından da bir sonucu olması bekleniyor. Eylül ayından itibaren tahvil alımlarını azaltması beklenen Fed geçen ay politikasında değişikliğe gitmedi. ABD'de üçüncü çeyrekte ekonomide bir yavaşlama gözleniyordu, hükümetinin 17 gün kapanması, ekonomiyi yavaşlatan yeni bir unsur oldu. Bu durumda Fed bir adım atmadan önce en azından aralık ayına kadar bekleyebilir. Başkan Barack Obama'nın Janet Yellen'i Fed başkanlığı için aday göstermesi, zaten para basma politikasından önemli bir sapma olmayacağını ortaya koymuştu, şimdi siyasi belirsizlik de bu durumu destekliyor.

Bir de Fed'in trilyonlarca dolarlık tahvil alımlarının bu krizlerin atlatılmasında önemli rol oynadığını atlamamak gerekiyor. Fed, ABD hazine tahvillerinin yaklaşık yüzde 35'ini satın almış durumda. Belirsizlik nedeniyle birçok fonun ve yatırımcının pozisyonlarını kapatmasına karşın ABD tahvil faizlerinde ciddi bir oynaklık yaşanmadı. Bunda Fed'in alımlarının etkisi oldu. Bundan sonra diğer merkez bankaları bilançolarındaki ABD tahvillerini azaltırken Fed'in alımlarına devam etmesi, ABD'nin borçlarını düşük faizle çevirmesi açısından daha da önem kazanacak.

ABD, dünya ekonomisinde yarattığı krizlere kısa bir ara verdi ama orta vadede Fed'in para politikaları ve ABD'nin borç sorunu dünya ekonomisini baskı altında tutmaya, küresel piyasaları dalgalandırmaya devam edecek.