X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Murat Arın: Dövizde denge daha zor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Murat Arın: Dövizde denge daha zor

  • Giriş Tarihi: 10.2.2013 06:30

Dünyada kur savaşı tartışmaları hız kazanırken, içeride İMKB'deki düşüş devam etti. Ocak ayında enflasyonun yükselmesi, aralık ayında ise sanayi verilerinde daralma yaşanması ekonomide beklentilerin dışındaki gelişmelerdi. Japon hükümetinin, enflasyonu da göze alarak merkez bankasından para basmasını istemesi, kur tartışmalarının giderek artmasına neden oluyor. Japon yeni hızla devalüe olurken euro, değerini çok artıran (dolayısıyla kaybeden) para birimi olarak dikkat çekiyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) dört yıldır süregelen para basma politikaları doların aşırı değer kazanmasını engelliyor. Ekonomik açıdan ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olmasına karşın diğerlerine göre daha sıkı uygulanan para politikası euronun değer kazanmasına yol açıyor. Hafta içinde yapılan Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısının ardından Başkan Mario Draghi'nin açıklamaları son dönemde sürekli değer kazanan euronun sert biçimde gerilemesine neden oldu. Ancak Draghi'nin konuşmasının ötesinde ECB fazla bir adım atmış değil, para basma ve faiz seviyesi alanında diğer merkez bankalarının gerisinde. Japonya Merkez Bankası, hükümetin baskısı altında parasal genişlemeyi sürdürecek gözüküyor. Fed ise tahvil satın alarak bilançosunu genişletme konusunda geri adım atmaktan uzak. ABD ekonomisi geçen yılın son çeyreğinde yeniden daralma noktasına geldi ve yüksek bütçe açıkları nedeniyle merkez bankasının para basmasının dışında bir politika aracı yok. Merkez bankaları üzerinden yapılan bu mücadele zaman içinde daha ciddi sıkıntılara yol açabilir.

Dövizde denge yükseldi
Önde gelen merkez bankalarının soluksuz para basması, Türkiye gibi ekonomisi olumlu yönde gelişen ülkeler üzerinde baskı yaratıyor, aşırı sıcak para girişlerine yol açıyor. Bu akımın olumsuz etkilerini kontrol etmek giderek zorlaşacak. Ocak ayı enflasyonu piyasanın beklenmediği şekilde yüksek geldi. Ekonomideki yavaşlama, geçen yılın ikinci yarısında yaşanan durulma fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratsa da enflasyon yüzde 7'nin üzerine geri döndü. Bunda ocak ayından itibaren bazı göstergelere yansıyan kıpırdanmanın da payı var. Ekonomide canlanma işaretleri devam ettikçe enflasyon üzerinde yukarı doğru yükseliş baskısı yaşanabilir. Enflasyonun yüksek seyretmesi, dövizde denge seviyesini de yukarı itiyor. Yarı yarıya euro ve dolardan oluşan döviz sepeti son haftalarda 2.07 civarında seyrediyor. Ama sepetin denge seviyesi artık 2.09-2.12 aralığında. Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz politikası dövizin aşırı değerlenmesini engelledi ama yine de küçük de olsa lirada son dönemde yüzde 1-2 değer kazanma var. Sepetin 2.05'in altına inmesi, Merkez Bankası'nın daha sert önlemler almasının ve faizi aşağı çekerek dövize müdahale etmesinin önünü açabilir.

Korelasyon devam ediyor

Geçen hafta Avrupa borsalarında İspanya ve İtalya'nın öncülüğünde düşüşler devam etti. İspanya'da Başbakan Mariano Rajoy'un partisi hakkındaki yolsuzluk iddiaları kolayca geçiştirilebilecek türden değil. İtalya'da ise iki hafta sonra yapılacak genel seçimlerin sonucuyla ilgili belirsizliklere Monte Paschi Bank'ın iflasının yarattığı skandal havası eklendi. Şu anda ECB Başkanı olan Mario Draghi'nin İtalya Merkez Bankası'nın başında olduğu dönemde Monte Paschi'nin denetimini iyi yapamamış olması, sadece İtalya'yı değil Euro Bölgesi'nin tümünü ilgilendiriyor. Euro Bölgesi'nde bankaların ECB'nin denetimi altına girmesi için çalışmalar sürüyor. İki hafta önce İMKB'nin Madrid ve Milano borsalarıyla birlikte temmuzdan ocak ayına kadar yüzde 45 civarında yükseldiğine dikkat çekmiştim. Son iki haftadır bu üç ülke borsası en çok düşenlerin başını çekiyor. İMKB'deki düşüş yüzde 10'u aşarken, borç krizinin sıkıntılarını üzerinden atamayan iki ülkenin borsalarındaki gerileme yüzde 10'a yaklaştı. Bu iki ülkesinin sıkıntıları dikkate alındığında bu iyi bir korelasyon değil.