X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Murat Arın: Bol paranın hükmü sürecek mi?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Murat Arın: Bol paranın hükmü sürecek mi?

  • Giriş Tarihi: 16.6.2013 06:53

Gelişen ülke ekonomilerinde son üç haftadır yaşanan fırtına bu hafta ortasından itibaren dinmeye başladı. Türkiye piyasaları da bu fırtınadan etkilendi, buna Gezi Parkı etrafında yaşanan süreç de eklenince özellikle Borsa İstanbul'da (BİST) sert satışlar geldi. Bu olumsuz hava perşembe gününden itibaren dağılmaya başladı. Salı ve çarşamba günleri yapılacak ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısı öncesinde piyasalar yeniden bir iyimserliğe girdi. Fed Başkanı Ben Bernanke, 22 Mayıs'ta ABD Kongresi'nde yöneltilen bir soruya yanıt verirken, tahvil alımlarını azaltabileceklerini söylemişti. Bu açıklamanın altı boş, çünkü tahvil alımlarının ne zaman azaltılacağı bilinmiyor, ABD ekonomisi, Fed'in desteği kesebileceği kadar iyi durumda değil, üstelik alımlar azaltılsa bile devam edecek. Fed 2008'den bugüne kadar bilançosunu 850 milyar dolardan 3,4 trilyon dolara çıkarttı. Alımların azalması, hatta durması bile bilançonun küçülmesi anlamına gelmiyor. Alımlar azalırsa bilançonun 4 trilyon doları aşması sadece birkaç ay ertelenmiş olacak. Üstelik diğer merkez bankalarının para basma gazından ayaklarına çekeceklerine dair bir işaret de yok. Bernanke'nin 22 Mayıs'taki açıklaması, başta gelişen ülkeler olmak üzere küresel piyasalarda zincirleme tepkiye neden oldu. ABD 10 yıl vadeli hazine tahvil faizi yüzde 2'nin üzerine çıkınca gelişen ekonomilerdeki para dolara dönmeye başladı. Güney Afrika'dan Hindistan'a kadar birçok ülke para biriminden yaşanan hızlı kaçış, bu ülkelerin borsa ve tahvil piyasalarında satışları hızlandırdı. Bu zincirleme satışlardan Türkiye de etkilenirken, lira birçok ülke para birimine göre daha az değer kaybetti. BİST ise son dönemdeki hızlı yükseliş nedeniyle en çok düşen birkaç borsa arasında yer aldı; siyasi gerginlik, sıcak paranın kaçışını hızlandırsa da tek başına bir neden değildi.

Fed ne yapacak?

iki hafta süreyle gelişen piyasalardan yaşanan kaçış fazla önemsenmedi. Ancak bu hafta başında dalga Avrupa borsalarına ve tahvil piyasalarına sıçrayınca ve ABD tahvil faizi için yüzde 3'ün üzerinde seviyeler öngörülmeye başlanınca algı değişmeye başladı. Avrupa'nın bankaları da ekonomileri de berbat durumda ve şiddetli bir krizi kaldıracak durumda değil. ABD ekonomisi ise ancak yüzde 1-2 arasında büyüyor ve faizin daha da yükselmesi ekonomiyi daralmaya kadar götürebilir. Bu kaygıların öne çıkmasının ardından Fed'in bu haftaki toplantısında piyasaları mutlu edecek bir açıklama yapması bekleniyor. Zaten Fed'in, önce piyasaları sonra ekonomileri alt üst etmeden para basmaktan vazgeçmesinin bir yolu bulunmuyor. "Fed para basmasa da olur" görüşünde olanlar da son üç hafta içinde yaşananlarla gerçekleri gördü. Fed'in yumuşama göstermemesi, piyasalarda bir kaosu göze aldığını ortaya koyacak ve satışların yeniden hızlanmasına yol açacaktır.

Sıcak para devam edecek mi?

Türkiye son bir buçuk yıldır sıcak paranın en çok tercih ettiği birkaç ülkeden biri oldu. Bunun sonucunda BİST bu dönemde yüzde 90'a yakın yükseldi, son düşüşün ardından bile bu primin yüzde 60'ını koruyor. Sıcak para bu bir buçuk yıl boyunca her ülkeye aynı ilgiyi göstermedi, özellikle BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) ülkeleri kötü çocuk muamelesi gördü, Rusya ve Brezilya borsaları aynı dönemde yüzde 10 civarında düştü. Bu yılın ilk dört ayında tahvil ve borsa için 16,4 milyar dolar, borç olarak 22,7 milyar dolar geldi. 16 ayda gelen sıcak para ve borç toplamı 98,6 milyar dolara ulaştı. Dünyada bol paranın hükmü sürse de iç piyasadaki iyimserliğin sürmesi için sıcak paranın Türkiye aşkının devam etmesi gerekecek.