X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Murat Arın: Sarsıntı buraya kadar mıydı?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Murat Arın: Sarsıntı buraya kadar mıydı?

  • Giriş Tarihi: 15.9.2013 11:55

Gelişen ekonomilerden para kaçarken Suriye'ye saldırı ihtimalinin gündeme gelmesi, borsalardaki havayı iyice bozmuştu. Önceki hafta sonunda Suriye geriliminin azalması bir rahatlama yarattı. Borsalar yükseldi, gelişen ülke para birimleri değer kazandı, buna karşın altın ve gümüş sert biçimde düştü. ABD Başkanı Barack Obama Suriye saldırısını Kongre'nin onayına taşıyıp bir süre için askıya alınca borsaları bir coşku sardı. Bununla birlikte borsaları düşüren, gelişen ekonomilerden kaçışa yol açan nedenler yerli yerinde duruyor. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke'nin 22 mayısta parasal genişlemeyi azaltacaklarına işaret etmesi gelişen ülke borsalarındaki satışlar için ilk işaret olmuştu. Fed hafta içinde yapacağı toplantısında bu konuda ilk adımı atmaya hazırlanıyor. Yatırım bankası Goldman Sachs, Fed'in alımlarını 10 ya da 15 milyar dolar azaltmasını bekliyor. Ancak bu iyimser bir öngörü olarak değerlendirilebilir. Fed piyasadan tahvil alımlarını 20 hatta 25 milyar dolar azaltabilir. Bunun en önemli nedeni, politika değişikliğinin de ötesinde ABD'nin bütçe açığının küçülmüş olması. Yılbaşından itibaren devreye giren vergiler ve otomatik kesintiler, son 4 yıldır her yıl trilyon doların üzerinde oluşan açığı küçülttü. Açık bu yıl ilk 11 ayda geçen yıla göre yüzde 35 azaldı. Bunun sonucunda ABD Hazinesi'nin ihraç ettiği yeni tahvillerin önemli bölümünü dolaylı olarak Fed satın alıyor. Aslında Fed ABD Hazinesi'ni finanse ediyor. Bunu Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yapsa kredi derecelendirme kuruluşlarından IMF'ye kadar dünyada ne kadar kurum, siyasetçi, ekonomist varsa bunu yerden yere vuracaktır. Zaten IMF baskısıyla 1990'ların sonunda çıkan bir yasayla bu uygulama engellenmiş durumda. Ama ABD Merkez Bankası yapınca kimse eleştiremiyor, ağzını açıp tek laf edemiyor. Bu politikanın zamanla ortaya çıkacak farklı bir sonucu da var. Fed, ABD Hazinesi'nin çıkarttığı tahvillerin yüzde 32'sini almış durumda. En az 9 ay daha almaya devam edecek, dolayısıyla bu oran yüzde 40'a kadar çıkabilir. Bundan bir iki yıl öncesine kadar tartışılan bir konu şuydu: Çin satın aldığı iki trilyon doların üzerindeki tahvili satarsa ne olur? Artık bu sorunun yanıtı basit: Hiçbir şey olmaz, piyasa oyuncuları rahatlıkla bu satışları karşılayabilecektir. ABD bir manevrayla bu sorunu da kökünden çözmüş oldu. Öte yandan global elite yakınlığıyla bilinen Lawrence Summersın yeni Fed Başkanı olacağının Fed toplantısının ardından açıklanması bekleniyor. Summersın başkan olması da parasal genişlemenin sona ereceğinin son işareti olacak.

Parmak hala düğmede

ABD Başkanı Obama Suriye'de uzun sürecek bir savaşı başlatmadan Kongre'nin onayını almaya çalışırken, Rusya Başkanı Vladimir Putin akıllıca araya girdi ve Suriye'nin kimyasal silahlardan arınmaya hazır olduğunu açıkladı. Hamle güzel ama uygulanmaya dönüşmesi çok zor. Suriye yaklaşık 40 yıldır kimyasal silah üretiyor ve ülkenin her yanına yayılmış 100 bin ton kimyasal silah stoku olduğu tahmin ediliyor. Bu silahların toplanması için on binlerce görevlinin faaliyet göstermesi gerekiyor, iç savaşın içindeki bir ülkede bu faaliyete girseler bile silahların hepsini toplayıp imha etmeleri imkansız. Barack Obama hem Suriye hem de nükleer teknoloji geliştirme çabası içindeki İran karşısında pasif kalmakla suçlanıyor. Irak'ta ve Lübnan'da bombalamalarla, Mısır'da darbeyle yükselen ve Suriye'de kimyasal silah kullanımı nedeniyle doruğa çıkan gerilim hiç azalmış değil ve bundan sonra da tırmanmaya devam etmesi kimseyi şaşırtmamalı.