X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mültecilerin Yaşam Koşullarına Dikkat Çektiler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mültecilerin Yaşam Koşullarına Dikkat Çektiler

  • Giriş Tarihi: 20.6.2015 14:08 Güncelleme Tarihi: 22.6.2015 09:37

Mültecilerle Dayanışma Derneği Şubesi üyesi bir grup, İzmir Geri Gönderme Merkezi önünde toplanarak mültecilerin yaşam koşullarına dikkat çekti.
Mültecilerle Dayanışma Derneği İzmir Şubesi üyeleri, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nde, İzmir Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürlüğü Geri gönderme Merkezi önünde toplanarak Türkiye’deki mültecilerin yaşam koşullarına dikkat çekti. Grup ellerinde taşıdıkları Türkçe, İngilizce ve Arapça yazılarla yazılmış ‘Herkes için insan hakları’, ’Göç suç değildir’, ‘Geri gönderme’ pankartları ile mültecilere destek verdi.
Grup adına konuşan Mültecilerle Dayanışma Derneği İzmir Şube Başkanı Eda Bekçi, "Türkiye en fazla mültecinin barındığı ülke olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’de şu anda en az 2 milyon geçici koruma altındaki Suriye mülteci ile 200 binden fazla uluslar arası koruma altındaki Irak, Afganistan, İran, Eritre, Somali, Sudan gibi ülkelerden gelen sığınmacı ve mülteci yaşamaktadır. Ve Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada insanlar zulümden, savaştan kaçmaya devam etmektedir. Devlet, toplum, medya, birey olarak bu durum karşısında hiç birimizin duyarsız kalmaması, sorumluluğu başkalarına yüklememesi, maliyet hesabı yapmaması gerekmektedir. Mültecilerin ülkeye kabulü konusunda, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında örnek olabilecek bir politika sergileyen Türkiye’nin mültecilerin yaşam koşulları konusunda atması gereken çok adım vardır. Türkiye’deki mültecilerin yüzde 12’sine, 10 ilde bulunan 25 kampta barınma imkanı sağlanmaktadır. Geri kalan bütün sığınmacı ve mülteciler, Türkiye’de kendi geçimlerini sağlamakla yükümlüdür. Dil engeli, yetersiz ekonomik kaynaklar ve ev sahiplerinin evlerini sığınmacılara kiraya vermek istememeleri gibi nedenlerle, günlerce hatta aylarca sokakta yaşamak sorunda kalan mülteciler var. Büyük bir insani trajedinin yaşandığı, milyonlarca insanın evini, sevdiklerini terk etmek zorunda kaldığı, köksüzleştirdiği günümüzde, mültecileri kabul etmek, insan haklarına ve insan onuruna yakışır bir yaşam sunmak uluslar arası toplumun sorumluluğudur. Bu insani krizde her devlet, mültecileri kaçakçılık şebekelerinin insafına bırakmadan, hayatlarını tehlikeye atacak yolculuklara çıkmalarını, sınırlardaki ölümleri engellemek için güvenli ve yasal geçiş imkanı tanıyarak daha fazla mülteci kabul etmek zorundadır" dedi.
Daha sonra grup olaysız bir şekilde dağıldı.