X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kilo vermeden de varis tedavisi mümkün
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kilo vermeden de varis tedavisi mümkün

  • Giriş Tarihi: 24.11.2014 17:20
Kilo vermeden de varis tedavisi mümkün
Kilo vermeden de varis tedavisi mümkün

Uzun süre ayakta kalan ya da oturanlarda görülen varis; sadece görsel olarak rahatsızlık yaratmıyor, birçok açıdan da yaşam kalitesini düşürüyor.

Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla karşılaşılan varisin oluşma olasılığı da yaş ilerledikçe artıyor. Kendini bacaklarda ağırlık, kramp, gerginlik, kaşıntı, uyuşma gibi şikayetlerle belli ediyor. Tedavi şekillerine gelince kafalar biraz karışıyor. Eskiden sadece varis çorabı ya da ameliyat ile tedavi şansı olan hastalar artık; lazer, radyofrekans (RF), buhar tedavisi ya da köpük tedavisi gibi yöntemleri de duyar oldu.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Oğuzkurt, varisi olanların uzun süre oturmamalarını, ayakta durmak gibi hareketsiz bir yaşamdan ve sıkı pantolonlardan uzak durmalarını, her gün düzenli yürümelerini önerdi ve şu bilgileri verdi:

SADECE KOZMETİK BİR SORUN DEĞİL

Varis, bacaklarda deri altında görülebilen ya da parmak dokunuşuyla hissedilebilen kıvrıntılı toplardamar genişlemesidir. Çok da yaygın olan bir durumdur. Çoğu kişi tarafından sadece kozmetik bir sorun gibi algılansa da aslında varisler ayaklarda ağrı, kramp, yorgunluk, ağırlık hissi, sıcaklık, şişlik, uyuşma, kaşıntı gibi şikayetlere de yol açabilir. Uzun dönemde ise seyrek de olsa ayak yarası, varis kanaması ya da varis damarında pıhtılaşma gibi ciddi sorunlara neden olabilir.

YENİ YÖNTEMLER AMELİYATIN YERİNİ ALDI

Son yıllarda varis tedavisinde yeni yöntemler ortaya çıktı. Bunlar, çoğunlukla genel ya da bölgesel anestezi gerektirmemekle birlikte hastalar varis ameliyatında ki gibi hastanede de yatmak zorunda değil. İşlemden hemen sonra yürüyerek evlerine hatta işlerine dönebilirler. Tüm bunlar bir araya getirildiğinde ameliyatsız yapılan yeni yöntemler artık ameliyata tercih edilir oldu. Ancak yöntem sayısı artınca varis hastalarının da kafası karışmaya başladı. Eskiden varis çorabı ya da ameliyat ile tedavi olabilen hastalar, artık lazer, radyofrekans, buhar ya da köpük tedavisi gibi yöntemleri de duymaya başladı.

Tüm bu gelişmeler kafalarda "Hangi tedavi yöntemi daha iyi?" sorusunun oluşmasına neden oldu. Yapılan çalışmalar lazer, radyofrekans, buhar gibi yöntemlerin en az ameliyat kadar etkili olduğunu kanıtladı. Hatta ameliyat ile varisin uzun dönemde tekrarlama ihtimali daha yüksek. Bunlardan sadece köpük yöntemi ana damarın iptal edilmesinde diğerleriyle karşılaştırıldığında daha az etkili. Ayrıca bu yöntem ile varisin tekrarlama şansı lazer, radyofrekans ve ameliyata göre daha fazla. Bu nedenle asıl tedavi olarak değil, lazer ve radyofrekansa ek yardımcı tedavi olarak kullanılması daha doğru.

LAZER EN ÇOK KULLANILAN YÖNTEM

Tedavi yöntemleri her hasta için aynı etkinliğe sahip. Yani bacak ana toplardamarınızda kapak yetmezliği ve buna bağlı büyük varisleriniz varsa ameliyat, lazer, radyofrekans, buhar, yapışkan madde enjeksiyonu hemen hemen aynı etkinliği yaratır. Ancak yeni yöntemler içinde lazer tedavisi şu anda dünyada en sık kullanılan yöntem. Radyofrekans yöntemi de çok tercih edilenler arasında. Buhar ya da yapışkan gibi yöntemler daha yeni yöntemlerdir ancak ilk çalışmalar bu tedavilerin de diğerleri kadar etkili olduğunu ortaya koydu. Bu nedenle tedavi tercihini hekiminizle konuşarak ona bırakmanız uygun olacaktır.

BİTKİSEL YÖNTEMLER TEDAVİ ETMEZ

Bacak varisi ve tedavi ile ilgili halk arasında bilinen bazı yanlışlıklara değinmekte fayda var. Varis, kilolu insanlarda daha fazla görünmekle birlikte kilolu insanların kilo vermeden tedavi olamayacağı yanlış bilinenler arasında. Öte yandan lazer ve radyofrekans tedavileri tüm insanlara uygulanabilir. Varis; uzun dönemde ameliyat sonrası daha sık, lazer ve radyofrekans gibi yeni yöntemlerle daha seyrek de olsa tekrarlayabilir. Ameliyat sonrası tekrarlayan varislerin de yeni yöntemlerle tedavileri mümkün. Varisler; ne varis çorabı ne varis ilaçları ne de doğal bitkisel tedavilerle düzelmez.

Bu tür tedavi yöntemleri büyük varise ait yakınmaları azaltabilir ancak varisleri geriletmez ya da yok etmez. Bunların yanı sıra yüksek topuklu ayakkabı giymek varisi olan hastalarda önerilmez çünkü yüksek topuklu ayakkabılar bacak kaslarının iyi çalışmasını engeller. Sıkı pantolonlar da çok büyük varisi olanlar için uygun değil. Çünkü büyük varisler pantolona sürterek kanayabilir. Ancak varisi çok belirgin olmayan insanlar bu tür pantolon giyebilir.

VARİS TÜRLERİ VE EN İYİ TEDAVİ ŞEKİLLERİ

• Kılcal varisler: Deriden çıkıntı yapmayan her zaman bir milimetreden ince kırmızı ya da mor damarlardır. Seyrek olarak sızlama ya da kaşıntı yapar. Tedavi edilmezse sorun yaratmasa da görsel açıdan sıkıntı yaratabilir.

Tedavi: En etkili tedavi yöntem ince iğnelerde kılcal damarların içine ilaç verilmesidir. Buna iğne tedavisi ya da skleroterapi denir. 50 yıldan beri uygulanan bu yöntem son zamanlarda özellikle köpük tedavisinin ortaya çıkmasıyla çok daha popüler oldu. Aslında köpük tedavisinde kullanılan ilaç yıllardır kılcal varis tedavisinde kullanılan sıvı ilacın köpürtülmüş halidir ve daha etkilidir. Ancak kılcal varis tedavisinde önerilen yöntem hala ilacın sıvı şeklinin kullanılmasıdır. İkinci tedavi deri lazeri ya da transkütan lazerdir. Kılcal varisler çok inceyse bu da oldukça etkili bir tedavidir. Bu yöntem, daha büyük bir tedavi şekli olan damar içinden yapılan lazer tedavisi ile karıştırılmamalıdır.

• Orta boy varisler: 2-3 mm kalınlığında ve her zaman yeşil renkli ağımsı yapılardan oluşturan varislerdir. En sık diz arkasında görülür ama bacağın her yerinde olabilir. Bunlar da kılcal varis gibidir ve bacaklarda çok yoğun olmadıkça sağlık sorunu yaratmaz. Çünkü kılcal ve orta boy varislerde bacağın ana toplardamarları hemen her zaman normaldir. Toplardamarlarda kapak yetmezliği ya da venöz yetmezlik görülmez.

Tedavi: En etkili tedavi köpük tedavisidir. Köpük tedavisi iğne tedavinin yani skleroterapinin bir türdür ve son 10 yılda çok popüler olan bir yöntemdir

• Büyük varisler: Büyük varisler ise sağlık sorunu oluşturan bir durumdur. Derin yerleşimli olduklarından damar rengi görünmez, yani deri rengindedirler. Çok genişlerse ya da zayıf insanlarda mor damarlar olarak da görünebilirler. Parmak kalınlığında olan varisler her zaman büyük varislerdir. Hemen her zaman bacak ana toplardamarlarının birinde kapak yetmezliği olduğu için görünür. Yani bu hastalarda bir venöz yetmezlik ya da toplardamar yetmezliği vardır. Bu yetmezliği ortaya koymak için büyük varisi olan her hastanın ayakta yapılan çok detaylı bir renkli ultrason inceleme ile değerlendirilmesi gerekir. Büyük varisler hiç yakınma oluşturmayabilir.

Tedavi: Büyük varis tedavisi diğerlerinden daha farklıdır. Büyük varislerde tedavi önceliği dıştan görünen varisler değil bunları oluşturan ve kapak yetmezliği olan büyük toplardamardır. Önce kaynak ortadan kaldırılır ki bu görünen varislerin çoğunun kaybolmasına yol açar. Kalan varis olursa bunlara da köpük tedavisi uygulanır. Tedavide en önemli yenilikler bu gruptadır. Bu nedenle tedavide en çok soru işareti yaratan grup da budur. Ameliyatla tedavi yıllardan beri bu konuda tek ve en önemli tedavi olmuştur ve hala etkin bir yöntemdir.

Tedavi, vücuda ters çalışan ve zarar veren bu damarın çıkarılmasını ya da iptal edilmesini gerektirir. Ameliyatta kapak yetmezliği olan bu damar küçük bir operasyonlar çıkarılır. Yeni çıkan tüm yeni yöntemler bu grupta ameliyata alternatif olarak çıkmıştır. Bu yeni yöntemler bahsedilen bu damarın ameliyatla çıkarılması yerine lazer enerjisi, radyofrekans (RF) enerjisi, buhar ısısı, özel yapışkan maddeler ya da köpük gibi bir ilaçla vücut içinde kapanmasını ve uzun dönemde kaybolmasını sağlayan yöntemlerdir. Amerika ve Avrupa'da sağlık kılavuzları lazer ve radyofrekans gibi yeni yöntemleri varis tedavisinde ilk tercih edilmesi gereken yöntem olarak kabul etmiştir. Artık tüm varis türleri ameliyatsız yöntemlerle tam olarak tedavi edilebilmektedir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.